şükela:  tümü | bugün soru sor
  • insanoğlunun yeryüzünde 130.000 yıl geçirdiği tahmin ediliyor.
    yani 130.000 yıl boyunca bayağı bayağı kafası çalışan canlılar olarak yaşamışız.
    peki 19. yüzyılın ortalarına kadar teknolojik olarak ne yapmışız.
    ateş, tekerlek, av gereçleri, bazı basit makinalar vb.
    şu an 10 yaşında çocuğun bile yapabileceği basitlikte şeyler.

    1850 ve sonrasındaki yıllar ise ; ( yani sadece 170 sene içerisinde ) uçaklar, arabalar, elektrik, içten yanmalı motorlar, elektrikli motorlar, telefon, cep telefonları, bilgisayar, internet, robotlar....böyle uzar gider.

    tüm bu gelişmeler daha kolay ve daha süratli yaşamamızı sağladı.

    yani 200 sene önce yaşayan büyük dedelerimiz günlük hayatında ne yapardı diye bakarsak, bize göre çok daha zahmetli yaşadığını görürüz.

    çamaşırlarını ve bulaşıklarını kendi yıkar, yemeğini kendi yapar, biriyle konuşabilmek için kilometrelerce yol gider, aydınlanmak için gaz lambaları ile uğraşır, ısınabilmek için saatlerce odun parçalardı..
    yani yaşamak için sürekli emek sarfetmek zorunda kalırdı.ama ben günümüz insanından mutlu olduklarını düşünüyorum.

    bir de bugüne bakalım, çamaşırlar ve bulaşıklar makinede yıkanıyor, memleketteki kuzeniyle cep telefonundan görüntülü arayıp sohbet ediyor, yemeği dışardan söylüyor, her yer sürekli aydınlık, ısınmak için elektrik sobası veya doğalgaz kullanıyor..

    yani günlük hayatın devamı için mecburi sarfedilen emeğin yerini teknoloji almış durumda.
    teknolojiyi ise para ile satın almak zorundayız.

    peki paraya ise nasıl ulaşabiliyoruz?

    daha çok çalışarak , daha çok çalışarak.

    bu kadar çok çalışıp hem kendimizi hem dünyayı yokedecek olan teknolojik gelişmeleri yaşamasaydık da , sadece günlük basit işlerimizi kendimiz yapıp arda kalan zamanlarda kitap okuyup müzik dinleseydik daha mutlu varlıklar olmaz mıydık?

    zaten elde ettiğimiz imkanları hiç görmemiş olsaydık aslında onlara hiç ihtiyaç hissetmeyecektik.
    mesela 1800 yılında yaşayan biri “keşke cep telefonum olsaydı” diyemezdi.
    tıpkı şu an bizim, 200 sene sonra icat edilecek hiç bilmediğimiz şeylere ihtiyaç duymamız gibi.

    sözün kısası; teknoloji , kapitalizmin ekmeğine yağ sürüyor. onun eline bizi müşterileştirecek unsurlar veriyor. hayatımızın kolaylaştığını sanıyoruz.
    oysa sisteme basit ve önemsiz birer köle olmaktan başka birşey yapmıyoruz.

    makro boyuttaki zararlar ise çok daha beter.
    küresel ısınma, hava kirliliği, garip hastalıklar, kontrolsüz nüfus artışı..
    yani dünyaya verdiğimiz zararlar korkunç..
    kendi elimizle yuvamızı yoketmekten başka birşey değil.

    teknolojinin bu hızla gelişmesi hem insanı köleleştiriyor hem de dünyayı yokediyor.

    elbette bireysel olarak bu çarkın dışına çıkabilme irademiz var. bir köye yerleşip
    amishler gibi yaşayabiliriz.
    ama kaçımız bunun yapabilir ?insanoğlunun bazı zaafları bunu engelliyor.