şükela:  tümü | bugün soru sor
  • teknolojinin getirdiği en büyük olumsuz etkidir.

    günümüzde insanlar teknolojiyle birlikte çok daha hızlı olmaya çabuk tüketmeye ve beraberinde çabuk sıkılmaya zorlanmaktadır. bu durum aynı zamanda doyum eşiğimizi de yükseltmektedir.
    herkesin farkında olduğu ve göz ardı ettiği bu durum bence çağın en büyük problemlerinden biridir. her gelen nesil teknolojinin aritmetik artışından daha kötü etkilenecektir.

    100 yıl önce çok daha yavaş yaşayan insanlardık. insan hayatını etkileyecek en ufak değişikliği özümseye özümseye kabulleniyorduk.
    son 100 yıl içinde ise teknoloji önceki 1000 yıldan çok daha hızlı gelişti.
    beynimizin bu evrimleşmeyi kabullenemediğini ve kendine yeni çözüm yolları ürettiğini düşünüyorum.
    son yıllarda artan pskilojik rahatsızlıklar da bunun bir göstergesi.

    bugün 2 yaşındaki çocukların bile ellerinde tablet bir şeyler tüketmesine sevinir olduk.
    kitap okumak çoğu insan için gereksiz ve sıkıcı bir eylem oldu. onun yerine 1 saatte filmini izlerim diye düşünenler var.
    hatta film izlerken bile bir eli ilerletme tuşunda sahneleri atlayanlar var.
    youtube'da iki kat hızda izlemek bile normalleşti.

    yolculuğun kendisinden değil gittiğimiz yerlerin güzelliğinden bahseder olduk.
    artık yıllarca anlatacak hikayelerimiz yok story'ler bile 24 saat
    yürüyerek keşfederek hedefe ulaşmak zaman kaybı bizim için. zorunluluklardan dolayı en hızlı şekilde hedefe ulaşıp en hızlı şekilde geri dönmeliyiz.

    her gün yeni bir popstarımız yeni bir fenomenimiz doğuyor. yarın ise dünün haberi olacaklar.

    peki ya biz, bu hıza uygun muyuz?
    kesinlikle değiliz.
  • kesinlikle, hayatımızda var olan teknoloji düzeyi arttıkça insanlık olarak güzel şeylerin farkına varamaz hale geldik. daha doğrusu o güzel olan "şeyler" sadece tüketilmelik hale geldi.

    mutluluğumuz dahi fast food ayarında. hızlı, tatmin edicilikten uzak, besleyici değil, tatmin edici de değil ama sürekli bedenin istediği bir şey oldu.

    sosyal medyaya yüklediğimiz her fotoğraf, her story, yolculuklarımızda okuduğumuz her tweet bizi "fast food" yaşayan birisi haline getirdi. mutluluk ve hayattaki güzel şeyler, en azından bence, hemen ortaya çıkmıyor. kendilerini yavaş yavaş belli ediyor ve siz kabullenerek yaşıyorsunuz. ama artık mutluluk megabyte lara sığdırılmış.

    günümüzde artık çok az insan sevdikleriyle buluşmak için buluşuyor. asıl gizli ve söylenmeyen amaç bunu sosyal medyada duyurmak oldu gibi geliyor. açıkcası bu artık bana fazla geldi. peki ne mi yaptım? sosyal medyaya dair neredeyse tüm hesaplarımı kapattım. çünkü kendimin de istemediği bir yöne evrilir hale gelmiştim. bunu da engelledim kendimce.

    evet biraz kendimi de saldım şu aralar ama en azından yeni biriyle tanışmak uzun zaman sonra heyecan verir oldu. ve en azından artık teknolojiyi başkaları için değil kendim için kullanıyorum. en azından biraz daha yavaş yaşıyorum.

    bu konuda fazla doluyum sanırım yazı biraz dağılmış olabilir. özür diliyorum.