şükela:  tümü | bugün
  • telefon dolandırıcılığı genelde ağzı laf yapan insanların şans eseri ya da siteler üzerinden belirli veritabanlarına ulaşarak insanların telefon numaralarına ulaştıktan sonra bu telefon numaralarını çeşitli bahanelerle aramalarıyla başlayan bir dolandırıcılık şeklidir. şu zamanlarda en yaygın olanı ise kimlik bilgilerinizin başkası tarafından ele geçirildiğini söyleyen çakma bir komserin sizi aramasıdır. sizin kimlik bilgileriniz üzerinden çeşitli kredi kartları ve kimlik kartlarının çıkarıldığı hatta teror örgütlerinin eline geçirildiği uydurulur. bu komser sizden kimlik ve kredi kartlarınızın silinmesi için bankalardan kontör para ya da para transferi yapmanızı isteyecektir. tavsiyem, telefonla aranıyorsanız ve size karşı taraf adınızı soyadınızı soruyorsa karşı taraftan emin olmadan kesinlikle doğru bilgi vermeyiniz. siz de bu numaralar tarafından arandıysanız 155 i ya da 0212 214 40 20 numaralarından polis'e ulaşıp ihbarda bulunun. son zamanlarda 0536 015 96 08 ve 0312 367 49 45 numaralarından arandıysanız lütfen bu tür para transferi için bahaneleri dikkate almayınız. eğer henüz aranmadıysanız da bu tür numaraları dikkate almayın diyebileceğim, dikkate alırsanız can sıkıcı sonuçlar doğurabilecek olaydır.
  • 05079756415 numaralı telefondan

    "tebrikler!değerli musterimiz dijital fotograf makinasi mp5 kazandiniz.hemen 02122178855 i arayın. hediyenizi ve tasarruf cihazınızı almayi unutmayiniz. 02122178855"

    diye bir mesaj gelmişitir. bariz bir şekilde dolandırma peşindeler. 155'i aradıktan sonra bana 03123035541 numarasını aramamı söylediler. numaraları aldılar. daha fazla bir şey yapılamaz bu konuda sanırım ama göz göre göre olta atar gibi insanlara zarf atılması büyük şerefsizlik. telefon numarasını hiç bir yere vermeyen bana bile ulaştılarsa kim bilir kaç kişiye gitti bu mesaj. insanların bu konuda bilincini geliştirmek şart.
  • (bkz: #24959647)
  • kütahya cumhuriyet başsavciliğina

    müşteki: süper mario jardel

    sanık: 0 507 434 17 62 (bay)

    konu: telefon dolandırıcılığı

    olaylar:

    1. yukarıda yer alan numaradan 22.08.2011 tarihinde, saat 16:43’te arayan bir şahıs ankara emniyet müdürlüğü’ne bağlı bir görevli olduğunu söyleyerek hattım üzerinden albay’larına hakaret ve küfür içerikli aramalar yapıldığını iddia ederek para talebinde bulunmak istemiştir. arayan şahıs sert ve tok bir ses tonu ile konuşmakla beraber arka fonda polis telsizi, polis arabası sesleri çalmaktadır. yanında bulunan başka bir şahıs ise ara sıra “tamam amirim”, “hemen geliyorum komiserim” gibi cümleler kurarak inandırıcılıklarını arttırma çabası içerisindedir.

    2. söz konusu şahıslar, hakkımda suç duyuru varsa bunun telefon üzerinden çözmektense, emniyet müdürlüğü’ne giderek ifade vermek istediğimi söylemem üzerine hakaret etmeye başlamıştır.

    3. dolandırıcılık niyetinde olduklarını anladıktan sonra şahsıma yapılan ilk hakaretin ardından bu şahıslarla aramdaki telefon görüşmesini sonlandırdım. olay öncesinde ve sonrasında bu şahıslarla yada bu telefon numarasıyla aramda herhangi başka bir görüşme olmamıştır. sanıkları tanımıyorum.

    4. söz konusu olay benim nazarımda maddi veya manevi herhangi bir zarara yol açmamıştır. bu şahısların ihbar edilmesi toplumsal sorumluk gereğidir.

    sonuç ve istem: sanıklar hakkında gerekli kovuşturmanın yapılarak cezalandırılmaları için kamu davası açılmasını arz ederim.

    tarih: 24.08.2011

    (bkz: deliyle şaka olmaz)
  • bugün nasadan arıyorum diye bir telefon aldım. dolandırıcılıkta son nokta gerçekten.
  • öncelikle başka bir başlık altında inceleniyor mu, araştırdım ama bulamadım ya neyse; gün itibariyle ben de ilk telefon dolandırıcılığı maceramı yaşadım.aslında direk beni aramadılar, bizim işyerine gelmiş yaşlı bir amcanın telefonunu aramışlar o da ne olduğunu anlayamadığı ve telefondaki şahsın "teröristler", "numaranızı kimlik bilgilerinizi ele geçirmişler" gibi ifadelerinden korktuğu için telefonunu bana verdi ve benim konuşmamı istedi.telefondaki emniyet mensubu olduğunu söyleyen şahıs işini bilen birisiydi. ses tonu, vurgulamaları anlattığı öyküyü inandırıcı bir dille aktarması gayet yerindeydi.olaya yabancı olmadığım için kulağımı kabarttım acaba fonda telsiz sesi duyabilecek miyim diye ama yoktu.

    aslında olay basit, sizin kimlik bilgileriniz ele geçirilmiş, cep telefonunuz kopyalanmış ve bunlar üzerinden dolandırıcılık yapan bir şebeke varmış. yanlız bunlar basit dolandırıcılar değil teröristlermiş, sayıları da 15-20 civarında bir ekipmiş ve 200'den fazla masum vatandaşı bu yolla dolandırmışlar.sizden bu teröristleri yakalamak için yardım etmeniz isteniyor, bir nevi vatan borcuna getiriyor işi telefondaki kişi.öncelikle bankaya gidip para yatıracaksınız sonra onlar internet üzerinden paranın yattığını görünce çekmek için şubeye gelecekler ve yakayı ele verecekler.bu kadar basit bir şey. neyse arkadaşın hevesini kırmadım sonuna kadar anlattığı öyküyü dinledim en sonunda da "tamam ama buradaki kimse senin dolandırabileceğin kadar saf değil" dedim ve olduysa ondan sonra oldu o işini bilen vakur ses gitti en galiz küfürleri arka arkaya sıralayan biri geçti sanki telefona bende karşılık verince bizim amca merakla ve korkuyla gözlerime bakıyordu ne olduğunu anlamaya çalışıyordu neticede telefonun karşısında emniyetten biri vardı. zannedersem o an içinden "ulan telefonu buna vermekle hata mı yaptık başımıza bir iş gelmesin" diye geçiriyordu.devamında telefonu kapattıktan sonra amcaya durumu anlattım o da rahatladı ve emniyete gidip bu numara için şikayetçi olmaya karar verdi.bu arada adamlar, en azından benim konuştuğum gayet iyi eğer öyküsü bu kadar bilinen, ayağa düşmüş bir yöntem olmayıp sonucunda biraz orjinal bir öyküyle ve biraz sizin dikkatsiz olduğunuz bir anda rahatlıkla avcuna alır gibi görünüyordu.
  • (bkz: #28013201)
  • maalesef kanunlardaki açıkları kullanarak ellerini kollarını sallaya sallaya insanlarımızı dolandırmaya devam ediyorlar.

    konuyla ilgili kanun açıklarını kapatacak bir kamuoyu oluşturabilmek adına sözlük üzerinden toplu bir dilekçe yazıp tbmm ' ye acilen sunulmasını öneriyorum.

    madem egemenlik kayıtsız şartsız bizim, o halde kendimizi koruyabilmemiz gerekir değil mi?
  • bugüne kadar hep düşünüp dururdum, "ulan bir insan nasıl bu kadar saf olabilir? nasıl sırf telefondan duyduğu birtakım palavralara inanıp, hiç tanımadığı kişilere bir ton para gönderir?" diye. hani birilerinin bu tuzaklara düştüğünü biliyorum. çünkü düşenler olmasa, düşürmeye çalışanlar da olmaz. ama bu düşenler nerede?

    ...derdim, ta ki bugüne kadar. meğer bizzat kendi yaşadığım evin içinde bu kadar saf bir insanoğlu yaşarmış; babam. sabah evde bir telefon fırtınası esiyor iş yerine gitmiş olan babamla, evdeki annem arasında ama konuşmalardan anladığım kadarıyla 3. bir şahıs daha -dolandırıcı- var ortada. bu şahıs anneme, polis olduğunu ve telefon hattımızın, terör örgütü mensuplarınca kullanıldığını, birkaç polis memurunun bizim eve gelip, telefon dinlemesi yapacağını söylüyor. aynı mevzuyu öncesinde babama da anlatmış. aradan bi 15 dk geçtikten sonra evi tekrar arayıp, "korkmayın, şimdi ben eşinizin yanındayım -değil aslında- kendisini sakinleştirmek için memurların geldiğini ve telefon hattına bakıp gittiklerini söyleyin" diyor ve ayrı bir saf-salak olan annem de babamın kalbine inmesin diye, herif telefonu babama bağladıktan sonra, aynen bunları söylüyor.

    babam o andan itibaren eve birilerinin gelip gittiğini bilerek, yani eve tekrar gelebileceklerini düşünerek, adam ne derse harfiyen yapmaya başlıyor. atm'ye gidip hesabını kontrol ediyor. çünkü dolandırıcı, hesapların terör örgütü tarafından boşaltılmış olabileceğini söylüyor. ve sonra problem olmadığını, sadece bu tip olaylar yaşayanların, teşekkür mahiyetinde terörle mücadeleye bağış yaptıklarını, babamın da yapabileceğini söylüyor ve öyle bir laf kalabalığı yapıyor ki, sonunda "bağış yapmazsan sen de teröristsin" e getiriyor olayı.

    o anda bizimkine dank ediyor olay ve "senin polis olduğunu nerden bileceğim?" diye soruyor. bunu sormasıyla, küfürün, tehdidin bini 1 para... tehditlerden korkan -altına sıçacaktı neredeyse- peder, telefonu kapatmadan, başka bir telefonla gizlice evi arıyor ve beni çağırıyor. çünkü adam bununla beşiktaş savcılığında buluşmak istiyor ve yalnız da gitmek istemiyor peder... ben olayın, -bildiği kadarını- annemden dinledikten sonra, bunun dolandırıcılık olduğunu anladım. babam geldikten sonra da 1 saattir hiç kapatmamış olduğu telefonu alıp, yaklaşık 3dk boyunca, adamın suratıma kapatmasını sağlayacak miktarda küfür ettim ve nihayet herif son tehditlerini edip telefonu kapattı.

    ardından savcılığa ve sonra karakola gitmeler, karakoldaki gerçek polislerin hafif azarcı akıl vermeleri, bazı insanların ne kadar orospu çocuğu olduğuna dair taksiciyle yapılan tartışmalar falan, döndük eve. olan bizim peder beyin 56 yaşına kadar koruyabildiği saflığına oldu. iyi oldu ama.