şükela:  tümü | bugün
  • eger konusulacak ciddi bi konu yoksa internet uzerinden yazili iletisimin tercih edilmesinden ileri gelebilir. en azindan yazili iletisimde hemen yazmak zorunda degilsin, ama telefon oyle degil; durmadan bigidi bigidi konusulmak durumunda. bi de multitasking bi insansiniz sevmeyebilirsiniz sanirim. zira telefonda konusurken baska bi seyle ilgilenmek zorlasir; ama siz ayni anda baska seyler de yapmak istersiniz yoksa o konusma sizi hizli bi sekilde bayar ve giris-gelisme-sonucun konusmada hizli bi sekilde ilerlemesini istersiniz. ha bu kisi bi de muhtemelen caldigini duysa da telefonunu acmayabilir, sonra da mesaj gonderir "aramisin, hayirdir"a yakinen bi icerikle, cevaben de karsidakinin durumu mesajla anlatmasini umarak. ha tekrar ariyorsa kacis olmayabilir. kacinilmazsa da zevk almaya bakmak gerekir.
  • (bkz: memento)
  • sevmediğim gibi telefonu elimin altında bulundurma alışkanlığım da yok. telefon benim için lafı fazla uzatmadan hal hatır sorma ya da uzun süredir haber alamadığım kişinin sağlık durumunun nasıl olduğunu öğrenme anlamını taşıyor. ne yazık ki muhatap olduğum insanlar yüzünden saçma sapan konuların detaylıca anlatılmasına sık sık şahit oluyorum. mesela aramadığım (ikide bir) için sürekli sitem eden sevgili annem şikayet faslı bittikten sonra akşam yemeği için aldığı yeşil fasulyenin zamlı fiyatından grizgah yapıp şahsıma ettiği dua ile muhtelif insanlarla ilgili methiye ve beddualarla konuşmayı güç bela sonlandırıyor. bir keresinde sinir krizi geçip telefonu yüzüne kapatmıştım. bazen bilerek açmıyorum. suskunluk anında telefonu kapatmak yerine yeni bir konu açmaya çalışan ya da karşı taraftan bir hamle bekleyen ve "acaba hiç kapatmayacak mı" korkusunu yaşatan insanları rehberimden silmek istiyorum.
  • bende de olan bir özellik. maalesef. maalesef diyorum, çünkü hayatımı zorlaştırıyor, kız arkadaşıma, aileme, arkadaşlarıma bunu anlatmakta zorlanıyorum.