şükela:  tümü | bugün
  • bir diger dire straits harikasi, muzik ziyafeti.
  • son 3 dakikası muhteşem gitar-davul ve piyano sololarından oluşan 14 dakikalık hayvani güzellikle dire straits şarkısı.
    love over gold albümünün açılış parçası.
    şimdiye kadar yazılmış en güzel şarkı.
  • a long time ago came a man on a track
    walking thirty miles with a sack on his back
    and he put down his load where he thought it was the best
    he made a home in the wilderness
    he built a cabin and a winter store
    and he ploughed up the ground by the cold lake shore
    and the other travellers came riding down the track
    and they never went further and they never went back
    then came the churches then came the schools
    then came the lawyers then came the rules
    then came the trains and the trucks with their loads
    and the dirty old track was the telegraph road

    then came the mines - then came the ore
    then there was the hard times then there was a war
    telegraph sang a song about the world outside
    telegraph road got so deep and so wide
    like a rolling river

    and my radio says tonight it's gonna freeze
    people driving home from the factories
    there's six lanes of traffic
    three lanes moving slow

    i used to like to go to work but they shut it down
    i've got a right to go to work but there's no work here to be found
    yes and they say we're gonna have to pay what's owed
    we're gonna have to reap from some seed that's been sowed
    and the birds up on the wires and the telegraph poles
    they can always fly away from this rain and this cold
    you can hear them singing out their telegraph code
    all the way down the telegraph road

    you know i'd sooner forget but i remember those nights
    when life was just a bet on a race between the lights
    you had your head on my shoulder you had your hand in my hair
    now you act a little colder like you don't seem to care
    but believe in me baby and i'll take you away
    from out of this darkness and into the day
    from these rivers of headlights these rivers of rain
    from the anger that lives on the streets with these names
    'cos i've run every red light on memory lane
    i've seen desperation explode into flames
    and i don't wanna see it again

    from all of these signs saying sorry but we're closed
    all the way down the telegraph road
  • sozlerinde hem bir kapitalizm elestrisi, hem de ask gorebilirsiniz..
  • alchemy versiyonu mukemmel olan bir $arkidir. gunde birkac kez dinlenmesi gerekir. varsa izlenmelidir de.
  • warner bros yoneticileri mark knopfler'dan $arkiyi kisaltmasini, single olarak yayinlanip radyolarda bol bol calinabilir hale getirmesini istediyse de mark knopfler gotunuze sokun single'inizi demi$, $arkiyi kisaltmami$tir.
  • güzel başlayan bir hikaye, hazin bir şekilde sonlanır bu şarkıda.
    artık böyle uzun uzun giriş, gelişme sonuçlu anlatımsal şarkılar yapmıyorlar.

    "there's six lanes of traffic
    three lanes moving slow"

    dizeleri ve

    "now you act a little colder like you don't seem to care*"

    dizesi yüreğini parçalar insanın.
  • türkçesi;

    uzun zaman önceydi adamın biri geldi yoldan
    sırtında çantasıyla otuz mil yürüyerek
    beğendiği yerde durdu ve yükünü indirdi
    vahşi doğanının ortasında bir kulübe yaptı ve kışlık stoğunu yığdı
    soğuk göl kıyısındaki toprağı ekti
    ve diğer yolcular geldiler yoldan aşağı doğru
    kimse ne daha ileri gitti ne de geri döndü
    sonra kiliseler geldi ve okullar
    sonra avukatlar geldi ve yasalar
    sonra trenler ve yük dolusu kamyonlar geldi
    ve o eski pis yol telgraf yolu oldu

    sonra madenler geldi ve ondan sonra cevher
    sonra zor zamanlar yaşadılar, bir savaş sürüyordu
    dışarıdaki dünyayla ilgili bir şarkı okudu telgraf
    telgraf yolu derinleşti ve genişledi
    kıvrılarak akan bir nehir gibi

    ve radyom diyor ki bu gece don bekleniyor
    insanlar fabrikalardan eve dönüyor
    trafik altı şerit
    üç tanesi yavaş ilerliyor.

    işe gitmeyi sevirodum ama kapattılar
    işe giüke hakkım var ama burada iş bulmak imkansız
    ve diyorlar ki neyse bedeli ödenecektir
    ekilen tohumların bir kısmını biçmemiz lazım
    tellerin ve telgraf direklerinin üzerindeki kuşlar
    canları çektiği anda uçup uzaklaşabilirler bu yağmur ve soğuktan
    kendi telgraf şifreleriyle konuştuklarını duyabilirsiniz.
    telgraf yolu boyunca.

    biliyorsun yakında unutacağım ama şimdi hatırlıyorum o geceleri
    hayatın sadece ışıklar arasında geçen bir yarıştaki bahis oldugunu
    başın omuzumda ve elin saçlarımdaydı
    oysa şimdi soğuk, aldırmıyormuş gibi davranıyorsun
    ama inan bana güzelim seni götüreceğim buralardan
    bu karanlıktan kurtarıp günışığına çıkartacağım
    bu ışık ırmaklarından bu yağmur ırmaklarından
    bu isimlerle caddelerde yaşayan öfkeden kurtaracağım seni
    çünkü hafıza şeridindeki tüm kırmızı ışıkları çiğnedim

    umutsuzluğun alevler içinde patladığını gördüm
    ve bir daha görmek istemiyorum

    üzgünüz kapalıyız diyen tüm levhalardan kurtarıp
    telgraf yolu boyunca götüreceğim seni.
  • dire straits hayranları arasında yapılan oylamalarda en güzel şarkıları seçilen, mark knopfler'ın piyanoyla bestelediği ve sözlerini yazdığı bir başyapıt. müzikteki iniş çıkışlarla, sözler bu kadar uyumlu olabilir.
  • dire straits'i sadece best of ları ile tanıyan kuşak (ki normal, uzunca bir süre yeni şeyler üretemeyip konser kayıtları veya best of'larla idare ettiler) içinde büyük bir kesim, albümdeki uzun ve anlaşılmaz şarkı diye bakar buna, bir çekinme, o şarkı başlayınca kaseti ileri sarma durumları vardır. e tabi, bir walk of lifeın neşeli ve hemen akılda kalan melodisi veya brothers in armsın insanı başlar başlamaz hüzne sokan introsu gibi değildir bu şarkı. anlamak ve idrak etmek için çaba gerektirir. halbuki walk of life öyle mi.. dı rı rı rırıt dırıı diye çalan klavye ıslıkla bile çalınır.

    albümün fonda çaldığı bir akşam, yoğunlaşılan işin de etkisiyle fonda çalan müziği ileri - geri sarmaya üşenilir, ve böyle bir akşamda ilk uyanış yaşanır "nakaratı yok bu şarkının". sonra sonra şarkının bir hızlandığı bir yavaşladığı farkedilir, değişik birşeyler olduğu kesindir ama insan aynı zamanda çekinir de.

    herşeyin koptuğu an, sözlere dikkat kesilinen andır. mark knopfler o heyecanlı sesiyle "i've got a right to go to work but there's no work here to be found" dediğinde ampul yanar insanın kafasında. "bu şarkı birşeyler anlatıyor" diye bir merak sarar her yanı, sözler daha bir dikkatle dinlenir, şarkı her seferinde baştan çalınır, şarkının her bölümüne ayrı aşık olunur.

    aradan yıllar geçer, eski ağaçlar yıkılır yerilerine yenileri çıkar, esen rüzgarlar geçmişin üzerine perde çeker, bir takım adamlar türer 80'lerde "iirenç" dedikleri hakikaten iğrenç müzikleri kutsayan. 80'ler geceleri düzenlenmeye başlar orada burada, modern talkingi, a-hası aktif müziğin içindeyken yakalayamadıkları kutsallık mertebesini yıllar sonra yakalarlar. dillerde thriller ellerde rocky afişleri vardır. ama 80'lerden belki de en çok hatırlanması gereken adam bir köşede sessiz sessiz şarkısını söylemektedir. "i've seen desperation explode into flames, and i don't wanna see it again.."