şükela:  tümü | bugün
  • ulaşılabilen en eski müzik eserinden beri, dünya üzerinde bestelenmiş tüm eserlerin hissettirdiği duyguları toplasak, üzerine bir de o olası kıyamete kadar yapılabilecekleri eklesek ve kendisiyle karşılaştırsak, yine de, ama yine de, tanrısallığından, kutsallığından ve maneviyatından ödün vermeyecek bir parçadır bu.

    akşamın dinginliğinde yapılan bir otobüs yolculuğunda, otobüsün camına yasladığınız suratınıza, ışık demetlerini vura vura öyle bir zedeler ki ruhunuzu, yarattığı ruh halinden çıkabilmek için en yakın ilahi yapıyı arar gözleriniz. arar ama, o notalar, o tınılar öyle bir haz verir ki bünyeye, katilinize aşık olursunuz resmen. öyle ezer bilincinizi. öyle öksüz bırakır.
  • başka hiçbir şarkı değil, bu şarkı müziğin the grapes of wrath'idir.
    tek kötü yanı uzun ama roman kadar uzun olmamasıdır.
  • şahsı nazarımda öyle bir şarkıdır ki neredeyse shine on you crazy diamond ve lady fantasy kadar güzeldir ya da bu şarkılar telegraph road kadar güzeldir. öyle bir şarkıdır işte..
  • bütün özel şeyler gibi herkesin bilmediği ve bilmemesi gereken şarkı.
  • müziğin tanımını yapabildiğim zamandan bu yana unutmadığım 3 hadise var. birisi shine on you crazy diamond denildiği anda parlayan gözlerim, beriki comfortably numb'ın pulse versiyonundaki solosunu dinlerken kendimden geçmiş olmama mütevellit metro kapısı açıldığı gibi yere kapaklanmam, diğeri de bu şarkının son 3 4 dakikasındaki atmosferde diken diken olan vücudum.

    hala her seferinde bu 3 silahşörü arka arkaya dinleyip aynı duyguları yaşarım.
  • müzik tarihinde hala yeterince değer görmemiş masal
  • "then came the churches then came the schools
    then came the lawyers then came the rules
    ...
    then came the mines then came the ore"

    kısmı mükemmeldir. mark'ın neyin neyden önce geldiğine, medeniyetin nasıl oluştuğuna vurgu yapmak istediğini düşünürüm dinlerken hep. telegraph road'un geçtiği detroit'in hali ile şarkının seneler geçtikçe pekişen şekilde yakaladığı uyum ise başka bir konu.

    radyonun soğuk haberleri verdiği trafikli akşamlarda, insanın aklına 5:22'de* başlayan 1,5 dakikalık ağıt geliyor. üzgünüz kapalıyız yazılarını görmeden, sokaklarda yaşayan öfkeden ve umutsuzluk patlamalarından kurtulası da...*
  • dire straits grubunun love over gold albümünden bir parça.

    ayrıca gelmiş geçmiş en mükemmel sanat eseri.
  • anlayan için bir ziyafettir, muhteşem bir zirvedir, sözler ve müziğin inanılmaz birlikteliğidir, güneşin altındaki en iyi şarkılardan biridir, dinlemeyen yaşamamıştır.

    uzun olduğu için popüler olamadı, çoğu insan bilmez ama dire straits’in en baba şarkısıdır, gitar soloları ölümsüzdür.

    six lanes of traffic, three lanes moving slow dediği yerde gözlerim hep dalmış ve sulanmıştır, sebebini bilmiyorum.

hesabın var mı? giriş yap