şükela:  tümü | bugün soru sor
  • televolelerin içeriğinin kalite(!) ve kantite açısından zenginleşerek, fonksiyonlarının artmasından sonra yerini motor a bırakan kelime.

    not: daha ileri tartışmalara sebep olmamak için manken,sanatçıvb. gibi yanlış anlamalara sebep olabilecek kullanımlardan kaçınılmıştır.
  • aslında, genç kızlar için yapılacak bi tv programına da koyulabilecek bi isim.. telegol, televole, telepazar falan gibi..
  • (bkz: telekedi)
  • (bkz: telegol)
  • 1980 li yılların bulvar gazetelerinin (hafta sonu ve tan başta olmak üzere) bir işyerine bağlı olarak çalışmayan -genelev ya da randevu evi (bu kelime de mukemmeldir) * mobilizasyon yetenegi yuksek hayat kadınlarına yakıştırdıkları ve bir donem bol bol kullanilan isim

    hatirladigim kadariyla donemin mizah dergileri olan firt ve gırgır da bu telekız kelimesini pek begenerek dogrudan atlamışlar ve telefonun başında kahkaha atarak agızlıkla sigara içen file çoraplı permalı saçlı ve mini etekli kadın karikatürlerini bol bol kullanmışlardı; o yıllarda 8-9 yaşlarında bir ilkokul ogrencisi olan gauche kişisinin ise bu kadar karikatür, fotograf ve kötü yola düşmüş ahu tugba imajının yarattigi kavram kargaşası üzerine babasına safça sordugu "telekız ne ki?" sorusuna aldığı "ehem... telefonda ayıp şeyler konuşan kız" yanıtı ise kafasının daha karışmasına neden olmuş ve akıl baliğ oldu ortaokul yıllarına kadar; surekli kahkahalar atan bir suzan avcı nın çalıştırdıgı rustik mobilyalı bir evde kahkahalar atan bir grup kadının arasında telefon başında yine surekli kahkaha atan ahu tugba imgesinin gozlerinin onunden gitmemesine ve "neden ki" diye kendi kendine aptalca sorular sormasına neden olmuştu
  • call centerlarda da rastlanılan bir di$i türü.
  • kendine guveni olmayıp parası bol olan erkeklerin telefon aracılıgıyla ulastıgı,belli bir bedel karsılıgında cinsel hizmet veren bayan kamu personeli.
  • yolda kalmış otostop çekme gafletinde bulunan anadolu kızı.
  • (bkz: escort)
  • jeannette angell'in nisan ayinda cikacak romaninin türkce adi. harvard, m.i.t ve london school of economics gibi üniversitelerde sosyoloji tarih din ve antropolooji dersleri veren, eski ilahiyatci yeni antropolog angell'in gercek hayat hikayesini anlatiyor. konusu cok ilginc. angell, erkek arkadasinin kendisini soymasindan sonra düstügü para sikintisini gazetede gördügü escort ilanina basvurarak telafi etmeye calisir. gündüzleri ögretim görevlisi geceleri telekiz olarak calismaya baslar.
    kitapta fahiselik meslegiyle ilgili yanlis kavramlar, o dünyadaki kadinlarin yasamlari anlatiliyor.
    yazarindan:
    "...telekizlarin ahlak kurallari vardir. bizler de herkes gibi kendi dinimize, inancimiza göre kararlar aliriz. aramizda demokratlar, cumhuriyetciler, bagimsizlar, sosyalistler ve liberaller bulunur. kimimiz kücük hayvanlari severiz. ne seks manyagiyizdir ne de nemfoman. bizler de iliski yasariz, güven veririz, sir saklariz. bizler de birilerinin kizi, kardesi, annesi ve esiyizdir..."