şükela:  tümü | bugün
  • kreatif direktörü kerem yeğin, 10 ocak itibariyle call to action'a geçti.
  • herhangi bir düşüncenin bir zihinden diğerine bilinen 5 duyuyu kullanmadan aktarımı olarak nitelendirilen olay. hücreler arası iletişimde bilinen 2 tür olan kimyasal ve elektriksel iletişimin bir sonucudur da denebilir. bir yere dokunduğumuzda dokunduğumuz yerle ilk teması kuran hücrelerimiz hemen arkalarındaki sinir hücrelerine kimyasal bir karışım ile durumu aktarırlar. arkadaki sinir hücreleri ise headquarterlarına (takma adı "beyin") saniyenin 20de 1i kadar bir sürede (ben hiç ölçmedim) gerekli mesajı aktarır. beyinde de gelen bilgiler işlenerek düşüncelerimiz oluşur.

    işte bu noktada dikkatinizi elektrikli aletlere çekmek isterim. bilinen her elektronik veya genel olarak elektrikli alet elektrik vasıtası ile bişeyler yapmaya çalışırken bu bişeylerin yanında ayrıca bazı radyofrekansları, radyasyon ve benzeri şeyleri üretir. bu nedendendir ki uçaklarda (sanırım yavaş yavaş bunun da önüne geçecek teknoloji geliyor) kalkış ve uçuş esnasında uçağın elektronik donanımı etkilenmesin diye yolcuların bütün zavazingolarını kapatmaları istenir.

    temel olarak insan vücudu elektrikle çalışan organik bir makinaya benzetilebilir (çok matrix oldu be) zira beyne iletilen verilerden tutun da kasların kasılıp gerekli forma gelmesi işleri için hep elektrik kullanılmaktadır. bu işlemler esnasında da vücudun diğer elektrikli aletlerde olduğu gibi dışarı bazı sinyalleri yolladığı bilinmektedir ve bu da herbirimizi wireless modem/router yapar. bu sinyallerin haybeye havada gezindiği bir ortamda bazı zihinlerin bunları yakalaması olasıdır. kac zitrilyon insan olduğunu düşündüğünüzde bu gerçekten normal. bunun için de standart radyo örneğini ele alabiliriz. birsürü verici ve birsürü alıcı. evet herkes hem radyo hem de radyo istasyonudur aslında. alıcıların da ayarları ile oynarsak farklı radyoları yakalama imkanımız var. yakın arkadaşların, karı kocanın, anne çocuğun, aşıkların alıcı ve vericilerini birbirlerine bilerek veya genelde zaman içinde bilmeden ayarlamış olmaları nedeni ile (akrabaların çok yakın dna dizilimine sahip olmaları da alıcı ve vericinin uyumunu kolaylaştırır) aralarında aynı anda aynı şeyi söyleme, birinin canı sıkkınken diğerinin anlayabilmesi, içinde bulunduğu mekana ve duruma trilyonlarca milimetre uzakta olunsa bile detaylarını tahmin etmekten öte net söyleyebilme gibi "şeyler" olabilmektedir. bütün bu şeylerin bir kısmı elbette geçmiş deneyimlerin ortaklığından oluşan anonim matematik formulündeki iki doğrunun kesiştiği noktaların gerçek hayattaki görselliği de olabilir fakat büyük bir kısmı telepatidir. ayrıca karşısındakinin vericisine direk odaklanabilen insanlar da vardır elbette. bunlar genelde hisli insan veya falcı olurlar. bu yeteneklerini maskaralık yerine insan kaynakları departmanlarında kullananlar da vardır elbet.

    hepimiz bir anteniz, karşımızdaki veya çok uzağımızdaki vericilerin sinyallerini yakalayabilecek alıcılara sahip şekilde. kimimizde (oran olarak da çoğumuzda) kullanılmayan organın işlevini kaybetmesi veya körelmesi gibi bu alıcılar paslanmış. fakat bazılarının alıcıları süper çalışıyor. etrafta uçuşan qatzilyon frekans var anlayan için.

    iste bu nedendendir ki kunteper dememek gerekiyor 3 sefer.
  • belirli bir süre için para karşılığı sahip olunan kedi.
  • memati ile kafiyeli kelime.
  • çoğu insana komik gelse de, bilimsel olarak açıklanamasa da varlığını yaşamımda çok defa hissettiğim.

    üç kişiyle bu tür bir bağım oldu, ilki bir kız arkadaşımdı. kaç defa aynı anda aynı kelimelerle başlayan cümleler kurduk hatırlamıyorum. msn'de de yaşadık bunu defalarca. ve ekran karşısında yazışırken bile , "selam" dediğim anda "senin pek keyfin yok" demesine sebep olabilecek kadar tuhaf bir bağ var aramızda. artık şaşırmayacak kadar kanıksadık bunları...

    diğeri uzun yıllar boyunca hayatımda olan insan. ne zaman içimde tuhaf bir sıkıntı olsa, telefonumda "sıkıntını şu an ben de hissediyorum" diyen mesajını görmüşümdür. şu an yüreğimi bir el sıkıyorsa onun km.lerce öteden hissettiğini biliyorum. tuhaf ama buna bir şekilde ben izin veriyorum gibi geliyor. aslında artık hislerimi bilmesini istemiyorum ama bunu nasıl yapacağıma dair bir fikrim yok.

    sonuncusu, ofis ortamında bir süredir ilgi duyduğum kişi. ona dair ne hissediyorsam harfiyen bildiğini biliyorum. çok ender olsa da görmek istemediğim anlar oluyor ve o günlerde yanıma uğramıyor dahi. ne bir günaydın, ne bir iyi akşamlar! konuşmadan anlaşıyoruz çoğunlukla...

    özetle; benim için gerçekten özel olan insanlara kapılarımı açabiliyorum ve onlar duygu durumumu uzaktan dahi olsa algılayabiliyorlar. fakat ben onlarla ilgili böyle bir hissetme durumunda değilim. o da benim yeteneksizliğim herhalde. ya da onlar kapılarını tamamen açmıyorlar. kırırım o kapıyı!
  • sanıyorum ki insanlığın daha önceleri sahip olduğu ve daha sonra unuttuğu/unutturulduğu yeteneklerinden birisi. şuanda arada benzer deneyimler yaşayan bünyelerin de bundan korkmaması zihnini serbest bırakması gerekmekte.
  • "evrimi falan beklemenin alemi yok; bir an once gelistirsinler sunun cipini neyimini" dedirten.

    gecenin ikisinde sehirler arasi otobuste millet uyumaya calisirken en yuksek volum ile muhabbet edilir mi arkadas. sussa su gereksiz sesler de huzura ersek bi sayesinde.

    hala konusuyorlar agzini burnunu kirdiklarim.
  • tarih boyunca çeşitli şekillerde, akla gelmedik biçimlerle araştırılmış ama bir türlü tatmin edici bir sonuca ulaşılamamış bir fenomen bu. böyle eski bir araştırmayla ilgili bir yazı http://bit.ly/wzhkxl linkine gidilerek okunabilir, güzeldir.
  • (bkz: telekedi)
  • iki kisi arasinda ayni dusuncenin vuku bulmasi cesidi cokca yasanan bir atraksiyon. daha onceden konustugunuz konular bitip de, geriye kalan noktalar uzerinden yasayacaginiz "ayni anda ayni konuda lafa giris yapma" olaylari, kanimca cok hafif bir telepati ornegidir. telepati de denilmesi yanlis olabilir; zira o noktaya gelene kadar konusulup tuketilen konulardan arta kalan bir konuyu taraflarin ayni anda secmesi dogal bir durumdur. (masada tek tabak varken 2 kisi ayni anda tabaga elini uzatirsa, telepati oldugundan degil; masada tek tabak kaldigindandir. bunun gibi yani anlatmaya calistigim)

    ancak iki kisi ayni anda en absurd kelime obegini, daha once hic kullanilmamis olmasina ragmen kullanabiliyor; ayni anda ayni hareketleri yapabiliyorsa, bunlar telepati ornegi olarak sunulabilir; arkasindan "oha lan oha oha" denilebilir.