şükela:  tümü | bugün
  • herkese çok iyi bir fikir gibi gelen ama nedense çoğunluğun yapmayı bile denemediği ebeveynlik. biz deniyoruz. zaten bir kere sizin de hayatınızda televizyon olmaması gerekiyor. evliliğimizin başından itibaren televizyon olmadan yaşadık.* film izleyeceksek laptoptan açtık, maç izleyeceksem kafeye gittim ama günümüzdeki kullanım şekliyle bir nevi kölelik olan televizyon hayatımızda hiç olmadı. bebeğimiz dünyaya geldiğinde çevremizdeki hemen herkes "televizyonsuz nasıl büyüyecek gerçekten almayacak mısınız?" dediler. "almayacağız" dedik elbette. televizyonu bakıcı gibi kullanan türk toplumu için yapmak istediğimiz ütopya gibi geldi galiba. oğlumuzun 2. yaş gününü mart ayında kutladık. bu sürede bronşoit i yüzünden ventolin vermemiz gereken sürede ali baba kırmızı balık gibi videolar izletmek dışında tamamen oyun ve diyalogla büyüttük. eğitici kitaplar aldık ve sabah sekizde uyandığı andan akşam dokuzda uyuyana kadar hep hareket ederek ve konuşarak büyütmeye çalıştık. bazı arkadaşlarım ve dahi abimin " iyi güzel de bu çocuk büyüdüğünde ve arkadaşları bir çizgi film hakkında konuştuğunda oğlun hiç bilmediği için kendisini kötü hissetmeyecek mi?" eleştirileri oldu mesela. ben şöyle düşünüyorum oğlumun da onların bilmediği konular hakkında fikirleri ve yetenekleri olacaktır. bu yüzden kendisini kötü hissetmesinı gerektirecek bir durum yok. bir konu hakkında daha yazıp bitireyim. bir çocuğun bir günde harcaması gereken bir enerji var. yani sağlıklı beslenen bir çocuğun harcaması gereken bir enerji var ve uyanık olduğu 9 - 10 saatte bunu atması lazım. o enerjiye 100 diyelim. şimdi günde 3 - 4 saat tv başında oturan bir çocuk o enerjiyi daha kısa sürede atma ihtiyacı duyuyor. yani durmadan hareket etme imkanı verilen bir çocukla devamlı oturması istenen bir çocuk aynı enerjiyi sarf edemez. ve o kısa sürede de duvarlara tırmanır. yani hiperaktif ve obez çocuklar yetişmesinde televizyonun payı olduğunu kimse inkar edemez herhalde. tabi konu çok kapsamlı ve aklıma gelmeyen çok ayrıntı var. sorular olursa yanıtlarım.

    son edit : #68195934

    edit 1 : bu konuyu aslında beyin fırtınası olsun diye yazdım. mevzuyu daha önce düşünmemiş yazarlara düşündürmek ve fikir almak uygulayanlarinda tecrübelerinden yararlanmak amacıyla yazdım. bu anlamda fazlasıyla amacıma ulaştım..

    edit 2: öncelikle yasak kelimesi çok geçmiş. kesinlikle yasak yok. hayatımızda olmayan bir nesne televizyon ve saatlerce sırf ebeveynler rahat etsin çocuk sessizce otursun diye televizyon izletmek yok. onun yerine oyun var. mevzu o.

    edit 3: televizyon görünce ne yapıyor olayına da bir kaç kelam edeyim : özellikle bize saygı duyan ve biz varken kendi isteğiyle açmayan bir arkadaş dışında gittiğimiz her ortamda açık televizyon. bekleme salonlarında hastanelerde... hiç ilgilenmiyor. yani bir su sebili çoğunlukla daha çok ilgisini çekiyor ya da bir saat.

    edit 4 : burada amaç öğrenmeye en açık olduğu dönemi bir kutuya ya da tablete bağımlı geçirmemesi ve mümkün olduğu kadar çok uyarıcıyla uyarıp algıları açmak. bunun dışında bir amaç yok. bu şekilde çocuk büyütmeyi hiç diyalog kurmadan çizgi film ya da her ne çıkarsa çocuklarına onu izleten anne babalara karşı tepki olarak görün. daha fazlası değil.

    edit 5: biz de böyle büyütüyoruz buluşalım çocuklar oynasın diyen yazar arkadaşlar da oldu, televizyonsuz o sessizlikte nasıl duruyorsunuz diyen de. ilgilenen herkese sevgiler.
  • rönesans insanı yetiştirme çabası. "fakat gerçekten bir rönesans insanı bu çağda hayatta kalabilir mi?" sorusunu akıllara getirir.
  • aynı şeyi 11 aydır biz de deniyoruz. elektronik aletleri sadece anne ve babamız görmek istediğinde görüntülü arama dışında çok çok kısıtlı veriyoruz. mesela 2 günde bir 5 - 10 dakika arası kırmızı balık vb. müzikli videoları izletiyorum(son 1 haftadır başladım).

    yalnız çocuğa bunu hiç vermezseniz de sorun olacaktır, kısıtlı ve kontrollü olarak verilmesi gerekir düşüncesindeyim. özellikle belgesel izletmenin gerekli ve yararlı olacağını düşünüyorum. belirtildiği gibi çizgi film bilmese de sorun olmaz demeyin, bu çizgi filmleri az ve kontrollü biçimde vermek gerekli.

    televizyon izlemede sıkıntı olan önüne çocuğu bırakıp saatlerce izlemesine müsade etmek. gerçi artık tv ile iş kalmadı çok bilinçli ebeveynler tabletle bu işi hallediyorlar ve çocukların hayal dünyasını köreltiyorlar.

    not: nacizane öğretmenspor
  • bizim de uygulamaya çalıştığımız yöntem.

    -arkadaşları bir çizgifilm hakkında konuşurken üzülmez mi?
    üzülsün; dikkat dağınıklığı gibi bir bela ile uğraşacağına üzülsün.

    -böyle ortamda yalnızlık çekmez mi?
    çeksin, sıkılsın. gereksiz bir kalabalıkta ne yapacak sanki, hemen uzaklaşsın oradan yahut konuyu değiştirsin.

    -eninde sonunda izlemeyecek mi?
    izleyecek, dört yaşından sonra biz de serbest bırakırız kanımca, ama o saatten sonra hele bir de kendi gibi bir kardeş/arkadaşı olursa pek de başını çevirip kilitlenmez.

    televizyon izlemek ciddi dikkat dağınıklığına ve hayal dünyasına kapanmaya iten kötü bir alışkanlık. karakterin temellerinin atıldığı şu dönemde kesinlikle bebeklerinizi uzak tutun.

    bir iki soru üzerine ekleme
  • benim nispeten yapmaya calistigim sey. tv onunde saatler gecirmiyor ama gunde belli bir limiti asla gecmiyoruz. durustce soylemeliyim ki kardesi dogana kadar hic izletmiyorken kardes sonrasi belli bir limit dogrultusunda belli basli cizgifilmleri izletiyorum. tek cocukla iki cocuk asla ayni degil. cogu gunler sokakta oynadigimiz icin tv'ye vakit kalmiyor bile.

    bu sekilde cocuk anneden cok sey goturuyor tabi. tv'den bosa kalan zamani kitap, vs turlu aktiviteyle doldurmak gerekiyor. cunku modern annelik bunu gerektirir. saldim cayira, mevlam kayira diyemiyorum nedense. bi gitse az otede oynasa ben de kitabimi raharca okusam kahvemi yudumlasam olmuyor. zamanla insani bunaltiyor bu durum.

    gelgelelim dun kizim 5 yasini bitirdi. kardesi de 17 aylik. 5 yasindaki kizim icin ogretmenleri hep algisi cok acik, yasitlarina gore zeka seviyesi yuksek ( hatta iq olcturun filan diyorlar ama hayir olcturmeyecegim) hayal gucu cok kuvvetli gibi yorumlar aliyorum. degiyor bunca cabaya. daha ileride ne goruruz bilemem. 5 yillik tecrubem iyi bir sey oldugunu soyluyor.
  • teyzemlerin evinde yıllarca yoktu günah olduğunu düşündüğü için. tüm kuzenlerim iyi birer mümin ve mümine oldu ben de gelene geçene vuran bir it oldum. bizim evde 1000 kanalı uydu vardı çünkü
  • maharet değildir. maharet, çocuğu teknolojiden uzak yetiştirmektir. hadi ağlayan çocuğu tabletsiz telefonsuz sustur bakalım...
  • çocuğun babası kesinlikle imamdır.
  • üniversitede iletişimden bir hocam vardı. seçmeli alırdım dersini. o bu konudan bahsetmişti. "televizyonsuz çocuk büyütmek ne kadar güzel gözüküyor değil mi" diye. işte öyle değilmiş o işler.

    hocanın bir arkadaşı varmış, şehir dışına mı ne çıkacaklarmış, "çocuğu size bırakayım mı" demiş. çocuk tabi 6 yaşında falan ve televizyonun varlığından haberi yok varlığından. bunlar da "olur tabi çok seviniriz" deyip almışlar çocuğu eve. evde televizyonu da kapatmışlar başta ama akşama doğru falan sıkılıp açmışlar ama çocuktan öyle tepkiler geleceğinden haberleri yok.

    çocuk televizyonu görünce büyülenmiş gibi onu izlemeye başlamış. hayatında ilk defa televizyon izliyor, televizyonda da haberler mi varmış reklamlar mı tam hatırlamıyorum. çocuk çıldırmış gibi tv izliyor böyle gözler faltaşı.

    annesi çocuğu alıp evlerine gittiklerinde gece rüyasında bağırmaya başlıyor çocuk. uyandığında rüyasında televizyonda reklamda gördüğü bir şeyin kendisini yemeye çalıştığını ondan kaçtığını falan söylüyor. sonra "siz çocuğa televizyon mu izlettiniz" falan filan.

    bu devirde kalkıp da televizyon izletmeme gibi bir saçmalık yapmayın sakın. minicikken belki gerek yok ama televizyon insan gelişimini etkileyen bir şey. varlığından haberi olsun, böyle bir teknoloji olduğunu falan bilmeli. ilerde mal olur, dalga geçerler yemin ederim.
  • televizyon olmayabilir. ama sinemasız olmaz. mutlaka evin bir bölümü sinema salonu olarak ayrılmalı. çocuğa film gösterilmeli. yoksa çocuk televizyon gördüğünde daha çok bağımlı olabilir. tabi belli bir yaştan sonra. tutup da bebeğinize film izletin demiyorum.