şükela:  tümü | bugün
  • hoş bir mekandır kendisi müzikleri olsun ortamı olsun seviyoruz.. ayrıca dün doğum günümde bana tekila getirerek gönülleri fethetmiştir.. yanında bulunan eskiyeni bardan daha sevimlidir öyle damsız almıyorum ayakları yok hiç değilse..
  • hoştur iyidir. ama eksileri vardır. burada sıralamanın anlamı yoktur. zira en barizlerinden biri başıma (bkz: şiddet/@hooker with a penis) entrysinde gelmiştir.

    yine de önemi yok. şu anda süper müzik çalıyo. biram da güzel. nete de giriom. allah belasını versin mi kapitalizmin? bence ver(me)sin... eheh...
  • canlı performans olayında güzelleşmeye devam eden mekandır. bu ay gripin (geçiniz) ve bulutsuzluk özlemi (a-ha) gelecektir.
  • ismiyle çok ayıp etmektedir. o "w" nedir öyle? sevmedim, sevemedim.
  • cumartesi geceleri düğün yapılıyormuş havasına bürünen mekan*
    ayrıca;
    (bkz: düğün yapılıyormuş havası)
  • 12 mart 2010 konserindeki yoğun talep sonrasında, 2 nisan 2010 cuma akşamı cem özkan konserine tekrar ev sahipliği yapacak mekan.
  • ankara'da sakarya'daki pavyonu aratmayan müzikli lokanta.

    aslında bar diyorlar buraya da bar da değil, lokanta da..

    gidip görmeniz lazım, gittiğinizde de muhtemelen içeri girmezsiniz. ortamı görünce kaçarsınız.

    hani akşamları 5.sınıf tv kanallarında falan geceleri topluca şemmame, kolbastı törenleri oluyor ya, eller havaya falan işte burası da öyle.. gerek yok gitmenize.
  • garsonları, kaba ve buralar benden sorulur havasında olan. müzik sistemi rezalet ve içeride havalandırması olmayan gereksiz mekan.
  • kötü.
  • sahibini ve çalışanlarını tanıdığım, bildiğim bir mekan olduğundan; ne kadar objektif olabilirim bilmiyorum ama objektif olmaya çalışayım.

    ev dışında pek takılmayı sevmediğimden dolayı; çok az mekana girer çıkarım, telwe de bunlardan biridir. sahibiyle tesadüfen açıldığı günlerde tanıştık ve bir daha da ne zaman dışarı çıksam bu mekana geldim çoğunlukla.

    öncelikle adam gibi bir müzik zevkiniz varsa; müzik dinlemek için telwe'ye gelmeyin. neye göre, kime göre adam gibi diyecek olursanız haklısınız. ne bileyim, atıyorum john lennon'ın gözlük camlarının çevre açısını, syd'in neden lsd kullandığını, jim morrison'ın mezar taşını, clapton'ın batakta veya yatakta değil, neyde "king" olduğunu biliyorsanız müzik dinlemek için gelmeyin. zira haftanın büyük çoğunluğu kafa sikici hobarey canlı müzikleriyle geçiyor içerde. insanlar da kalkıp oynuyor falan. dışarda (bahçede) ise gönül rahatlığıyla oturabilirsiniz. zira içerideki ses düzeyi dışarıda duyma bozukluğuna yol açmıyor. unutmadan; doğum günü kutlama merkezi sözüne katılıyorum. içeri bölümde hakikaten de haftada birkaç kez doğum günü kutlanıyor. canlı müzik yapan ekibi severim, gerçekten kendi alanlarında çok iyiler ama kafam sikiliyor bunu da değiştiremeyiz.

    çalışanların kendini beğenmiş ve dünyayı ben yarattım eleştirisine ise kesinlikle katılamıyorum. 6 çalışandan 5'ini çok severim ki onları sevmemin nedeni arkadaş olmamız değil; arkadaş olmamızın nedeni kendilerini sevmemdir.

    ankara'daki birçok bar sahibini tanırım ve çoğuna da girip çıkmışımdır. açıkçası murat abi gibi bir bar sahibini hiç görmedim, duymadım, bilmiyorum. kafanız bozuk olduğunda eline gitarı alır ve ortaçgil'den bu su hiç durmaz'ı öyle bir çalar ki dert, tasa, hiçbir şey kalmaz. ve bunu sadece tanıdıklarına da yapmaz. kafası eser, tanımadığı müşterilerine de yapar. öyle zırt pırt yaptığını da sanmayın, 2 yıldır en fazla 2-3 defa şahit olmuşumdur. güzelliği de oradadır zaten, az oluşundadır. eleştiriyi çok sever ve sözlüğü sürekli takip eder. onu burada çok çok övmek tabii ki bana düşmüyor ama benim de bir eleştirim var tabii. isimdeki "w" harfini mekanın ilk günlerinde "v" yapmasını veya hiç olmazsa mekanın adını "tellwe" yapmasını istemiştim. eh, hadi bir nebze "tell we" olarak kurtarır diye. ama haklı gerekçeleri vardı, dinlemedi. olsun, varsın.

    mekana haftasonları damsız giremezsiniz. hafta içi durum ne bilemiyorum. bunun nedeni sakarya'nın ankara'nın metrekareye en fazla kıro düşen alkollü bölgesi oluşu ve diğer tüm mekanların bu durumdan muzdarip olması. şu anda bahçede oturuyorum mesela. etrafıma bakınıyorum. hakkaten ekşickr gibi bir flickr uygulaması lazım geldi şu an.

    çok şey yazabilirim. ama tek bir şeyi üzerine basa basa söylemek istiyorum. bu mekana kız arkadaşınız, kız kardeşiniz vs. yanında siz olmadan gelse ve oldu ya hayvanlar gibi sarhoş olsa; murat abi hemen onu taksiye bindirip gideceği yere yollar. veya gidemeyecek durumdaysa ayılana kadar mekanda kimselerin ona yanaşmasına, ne bileyim ateş istemesine izin vermez. tüm müşterilerini kendi kardeşi gibi görür. bu sahne onlarca defa yaşandı gözümün önünde. mesela geçenlerde telwe'nin hemen yanındaki eski-yeni'den bir arkadaş grubu çıktı apar topar. kızın biri sarhoşluktan yerlerde yatıyor. arkadaşları da ne yapacağını bilemiyor. kız mekanın önünde yolun ortasında yerde yatıyor. eski-yeni'den bir allahın kulu çıkıp da kıza yardım etmedi. telwe kalkıp koştu; kolonyalar, sular vesaire.

    dediğim gibi, objektif olamayabilirim. fakat bildiğim, gözümle şahit olduğum bir şey varsa, bu mekanın müziğinden, kalitesinden, çalışanlarının suratından, yemeklerinden önce "insanlığıdır." yemek demişken; gelirseniz fajita yemeyi unutmayın. kombo istiyorsanız yanına bir de roka salatası söyleyin. bu iyiliği de kimseye yapmam bak.