şükela:  tümü | bugün
  • var böyle bir şey. çalışıp üretken olmak yerine doktorayı 5-6 senede tamamlayıp 30 una kadar ülkenin bütün imkanlarını sömürmeye devam ediyor bu arkadaşlar.

    söylediklerim yanlış anlaşılmasın, tüm akademisyenlerin tembel olduğunu iddia etmiyorum. aksine idealist ve çalışkan akademisyenler de bir hayli çok. ama bir genç bir şekilde bir üniversiteye girebilmişse götü de zora gelmiyorsa önündeki tek hedef akademisyenlik oluyor. sonra başlasın hocaların peşlerinde koşmalar, tez sunumlarında pastalar börekler donatılmış sofralar, hocaları rakıya götürmeceler falan.

    sonra bu arkadaşların bazı ortak özellikleri var, en kıyak ülke ile ilgili araştırma yapmaya karar verirler giderler orada bursu ezerler bi yandan maaş alırlar tez nerede tez yok bilimsel bir çalışma hiç yok. bile bile doktorayı uzatırlar o 5-6 seneyi sonuna kadar kullanırlar. üniversitede bu arkadaşları pek görmezsiniz hayalet gibilerdir geç gelir erken çıkarlar, canları istediği zaman odanın kapısını kitleyip yarım sezon diziyi bitiriverirler.

    ek : akademisyen arkadaşlar görüşlerini belirtmişler teşekkür ediyorum hepsine. sağolsun başlık sahibi olarak benim şahsıma küfür ve hakarete varan sözcüklerle süslemişler yazılarını. gerçekten çocuklarımızı bu arkadaşlara mı emanet edeceğiz gözlerime inanamıyorum...
  • d0ru
  • doktorayı 5-6 senede tamamlamayı uzun bir süreçmiş gibi düşünenleri görmemizi sağlamis başlıktır.
  • özel sektörde "üretken" olanları görüyoruz. ülke ekonomisi müthiş. bütün dünya'ya mal ve fikir satıyoruz. of bir çalışıyoruz bir çalışıyoruz haddi hesabı yok.
  • yıllarca özel sektörde, hem çok uluslu hem de yerel firmalarda çalıştıktan sonra benim de iyiden iyiye katılmaya başladığım önermedir.
  • başlıkta tezatlık vardır.
    tembel insan, o kadar emeği göze alıp akedemik dünyaya dalmaz. gece yarılarına kadar tez yazmaları, haftalık sunum için bütün gün çalışırlar. aralarında bu niyetle başlayan var mıdır? vardır. ama onlar da torpili yoksa yolun başındayken vazgeçiyor.
    özel sektörde yıllarca yerinde sayarken akedemik dünyada, eğer verimli ve işini severek yapıyorsan; ürettiğin her şey için inanılmaz bir haz alırsın. akademik dünya kurtlarla çevrili uzun dikenli bir yoldur. tembellere göre değildir.
  • özel sektörde gece gündüz çalışırken bir yandan da çok uzun yıllar akademik ortamlarda öğrenci olmuş biri olarak yüzde yüz katıldığım fikirdir.

    siz bugünden yarına iş güvenceniz olmadan özel sektörde her gün kendinizi yeniden ispat etmek zorunda kalırken, ömür boyu iş güvencesi olan, haftada üç gün ders veren akademisyen tübitak'tan burs alıp, (tübitak'la zerrece ilgisi olmayan) "japon mangalarında ingiliz edebiyatı etkisi" gibi dünyayı pek de kurtarmayacak bir konuyu incelemek için bir yıl sizin ödediğiniz vergilerle japonya'da hayatını yaşar, bu arada maaşını da almaya devam eder.

    sizin tez yazma çabanız (been there, done that) özel sektörde günlük çalışma temposudur. sonunda bir unvan da vermezler.
  • sadece başlığın kendi hali tek başına durumu özetliyor. ilk entry keşke detaylandırılmış olsaydı.

    şimdi buraya sözde akdemisyen özde hırt olan tayfa gelip anırmaya başlayacak ama herkes tanıdığı insanları bir düşünsün bakalım. kaç tanesi işini savsaklamadan yapıyor.

    özelde savsaklayamazsın. saniyesinde götüne tekmeyi vururlar. alıştınız devlet kapısında götünüzü yaymaya...
  • sadece doktora konusuna karar vermek icin onlarca, hatta yuzlerce makale okumak gerekirken, ki yazmasindan, analizinden falan bahsetmiyorum, sadece konuyu net ve dogru bicimde belirlemekten bahsediyorum, yanlis oldugunu dusundugum onerme.

    cevrenizde cer cop cok fazla akademisyen olabilir, ancak “gercek” bir tembelin, yapmak isteyecegi en son mesleklerden biri de akademisyenliktir. calisma anlayisiniz beden gucune dayali olabilir, ancak tamamen beseri sermaye ile yapilan bu meslege kolayca “tembel meslegi” yaftasi yapistirmak, her seyden once bu isi hakkiyla yapma derdinde olan insanlara buyuk bir saygisizliktir.

    tacizci doktor gorunce “tum sapiklarin doktor olmak istemesi” gibi sacma sapan bir iddiada bulunabiliyor musunuz? bulunamiyorsunuz. aynisini akademisyenlik icin de yapmamalisiniz. her vize doneminde buraya gelip akademisyen nefreti kusmak zorunda degilsiniz. sozlukte cene calacaginiza, oturun dersinize calisin. kicinizi buraya yumurtladiginiz safsatalar degil, sinavlari gecmek icin sarf ettiginiz cabalar kurtaracak.
  • üniversitesine göre değişir