şükela:  tümü | bugün
  • hayatta her insanın önceliği başka, tercihleri farklı, istekleri ayrı, doğası benzersiz, tecrübeleri eşsiz, psikolojisi ise kendine özgü.

    tembellik kelimesi ile ifade edilen kavram ise bu farklılıkların neticesinde kişinin bir başkasının tercihlerini kendi kriterlerine göre yorumlamasından başka bir şey değil. kişinin yaptığı tercih ile azınlıkta olması ise yani çoğunluğun benimsediği tercihe aykırı davranması ise hiçbir şeyi değiştirmez.

    örneğin uyumak / para kazanmak seçeneğinde kişinin uykuyu tercih etmesi onun tembel olduğu anlamına gelmez. bir birey olarak yazının başında belirttiğim edindiği tecrübeler, içinde bulunduğu şartlar, değerler olgusu kısaca sayısız kişisel faktör neticesinde onun bu tercihi yapmasına neden olur. günümüzde para ne kadar kazanılırsa kazanılsın peşinden koşulması zaruri bir meta olarak görülürken uyku boşa geçirilen zaman olarak görülüyor. özellikle örnek olarak bu iki kavramı seçtim çünkü para tapılacak düzeye gelinmiş bir meta halini almışken dediğim gibi uyku anlamsızdı. oysa sağlıklı bir yaşam için uykunun önemi de ortada.

    eylemsiz kalmak bile şartların getirdiği bir neticedir. psikolojik durumu neticesinde buna ihtiyaç duyuyor olabilir. kısaca hangi eylem tercih ediliyor olursa olsun bunu tembellik olarak nitelemek tamamen subjektif bir nitelemedir. değerler yargısı değişkendir.

    zaten kişinin zamanla değer yargıları değişerek kendisini tembel olarak gören kişi ile paralel bir hale gelirse bu sefer aynı kişi çalışkan olarak nitelenecektir. tembellik konusunda tüm mesele fiziksel veya zihinsel yorgunluğa göre bir değer biçmek ise bunu ölçmek de mümkün değil. yani hangi eylemin -boş oturmak dahi- yorucu olduğunu bilemeyiz. kaldı ki tdk'da tembel kelimesi için verilen örnek de enteresan: 'tembeller ve işsizler daha çok yorulurlar.'