şükela:  tümü | bugün
  • uzatma, sürdürme anlamlarina gelen ve türkceye arapcadan gecmis bir sözcük.
  • pasaportun suresini uzatma hadisesine de kisaca temdit dendigi bilinmektedir...
  • banka teminat mektubunun süresinin uzatılmasında kullanılır. banka, süresi dolan teminat mektubunu değiştirmektense, muhataba hitaben daha önce verdiğim teminat mektubunun geçerlilik süresi diğer bütün şartlar aynı kalmak şartıyla şu tarihine kadar temdit edilmiştir, der ve yeni bir teminat mektubu vermesine gerek kalmaz.
  • askeriyede kadro sebebi ile rutbesi artirilamayan\atamasi gerceklestirilemeyen subaylarin gorev yerlerini korumalari ve emekliliklerine kadar gorevlerini surdurmeleri amaci ile genellikle basinda bulunduklari gorev kademesinin rutbe seviyesinin yukseltilmesi ile ilgili subaya temdit konur. gorevi devam ettirilir ve bir sonraki yas donemine kadar bu sekilde calismasi saglanir.
  • tdk uyarısıyla " temdit -di isim, eskimiş (temdi:di) arapça temd³d"

    yani ne demek? "temditi" diye yazıldığı hali yanlış imiş. itina ile "temdidi" diye yazacağız. (pasaportumuzun süresini uzatmaya çalışırken!)

    (bkz: temdit pilavı)
  • vadeli bir hesabın aynı vadede uzatılmasıdır.
  • en meşhur şekli için:
    (bkz: temdit penaltısı)
  • müddet kelimesini duyunca irkilinmiyor, hatta hemen kafada "süre, zaman, vakit" sözcükleri altyazı olarak geçmeye başlıyor ya; aynı kök harflerin başka bir forma ve ilgili bir anlama (müddeti uzatmak, ilave süre
    vermek) girmesinden başka bir şey olmayan temdid'de de öyle olabilir aslında pekala. hazır müddet demişken, bir demühlet ile karıştırmamaya özen gösterilse güzel olmaz mı?