şükela:  tümü | bugün
  • ileriye yonelik bildirim halinde ilgili $irketin anonim $irketi olmasi $arti aranan ve asgari kar belirtme zorunlulugu getirilen ekonomik terim.

    yasal olmakla beraber, haksiz rekabet yaratip yaratmadigi da ayrica tarti$ma konusudur.
  • türkçesi:kar payı. ortakların dönem içinde elde ettikleri kardan mevcut ortakların pay alma hakkıdır.
  • (bkz: dividend)
  • bir çok şirketin çalışanlarına yılda bir kereye mahsus olmak üzere maaşın katları bazında verdiği, çalışanları sevindiren bir kardan pay alma hakkıdır.
  • birçok şirketten ziyade, çalışanların aynı zamanda hisse sahibi olduğu şirketlerde dağıtılan, kardan paydır. örneğin iş bankası'nın %41,50'si, "türkiye iş bankası a.ş. mensupları munzam sosyal güvenlik ve yardımlaşma sandığı"na ait olduğundan, çalışanlara her yıl bir kere kardan pay verilir. bu tarz şirketlerin, köklü bankalar ve sigorta şirketleri ve bunların iştiraklerinden ibaret olduğunu sanıyorum.

    aslında, günümüz şartlarında sosyalizme en yakın uygulamadır. komik maaşlarla uzun saatler mesai yapıldığının, iş hayatının birçok döneminde haksızlıklarla karşılaşıldığının vs. farkındayım ama çalışanların kar payı almaları da, az bir şey değildir! hele ki daha az sigorta primi ödemek için, maaşı ve mevkisi ne olursa olsun, maaşların asgari ücretten gösterildiği, üzerinin elden ödendiği; fazla mesai adı altında herhangi bir ücret ödenmeksizin, insanların gece yarılarına kadar çalıştırıldığı; yıllık izin adı altında, sadece patronun uygun gördüğü zamanda izin kullanılabilen; sendikaya kayıt yaptırdıkları için yüzlerce insanın toplu olarak iş akitlerinin feshedildiği* bir ülkede...
  • sporculara kulüp tarafından verilen şampiyonluk, maç, tur atlama primleri buna dahil edilemez gibi geliyor. çünkü orda zirveye çıkma motivasyonu zaten var. sen de şampiyonluk payesini alıyorsun. kulüp federasyondan para alıyor, ama bu paranın şu kadarını dağıtacam demiyor. tahminimce kafaları çekmiş bir kulüp yöneticisi gaza gelip bunun sözünü veriyor, sonra kendi cebinden ödüyor. [en azından türkiye'de böyle işliyor]

    ancak forma satışından, sponsorluklardan, stad gelirlerinden, yayın haklarından toparlanan para temettü sınıfına giriyormuş gibi gibi. mesleki tanımı yapabileceklere danışmak, açıklattırmak lazım. (farkettiysen aramaya üşendim)
  • hisse senedi alım satımındaki gelir elde etme işlemi hisse senedinin fiyatının artmasından sağlanan kar üstüne kuruludur. bir profesyonel yatırımcının sadece temettü geliri ile kar elde etmeye çalışması bir kerizlik örneğidir. temettü geliri elde eden ister bu getiriyi harcar, ister yatırımının üstüne ilave eder. bu bağlamda sanki hisse senedinin olmazsa olması, yatırımcıya en büyük geliri sağlayan unsur olarak gösterilmesi konu hakkında olan bilgisizliği karşımıza çıkartmaktadır.

    çokuluslu şirketlerin temettü geleneği doğrudur. peki bu çokuluslu şirketler sene içerisinde değerlendikleri fiyatla mı daha çok yatırımcıya kar sağlamışlar yoksa temettüyle mi bunu araştırmak gerekir. annualite hesabı yapıldığında tabii ki temettünün getirisi tablolarda daha çok gözükecektir.
  • bir senenin karını temettü olarak dağıtmama kararı aldığınızda ilerleyen senelerde bir daha asla onu dağıtamayacağınızı söyleyen bir mali müşavir tanıdım dün, ne mutlu! otomobil ruhsatı gibi parayı bastıran alabiliyor herhalde smmm ruhsatını.
    bedelsiz sermaye artırımı/@istanpool maceramdan sonra, bu da güzel oldu.
  • temettü, ortakların dönem içinde elde ettikleri kârdan mevcut ortakların pay alma hakkıdır. temettüler iki şekilde dağıtılmaktadırlar; nakit olarak ortaklara ödenen temettüler ve bedelsiz sermaye artırımına dahil edilerek karşılığında yeni senet dağıtılan temettüler.