şükela:  tümü | bugün
  • bazen korkutandır;

    "ahh be sevgilim, ben seni bilmez miyim. zamanlı zamansız, kışın ortasında bahar temizliği yapmak adetindir senin. ama bu sefer ben bilemedim... sandım ki kilimleri çırparken arasından kayıp gidecek geçmişim, korktum ki havaya karışacak onca emeğin-m. meğer bomboşmuş endişelerim -ve ben ilk kez bir boşluğa sevindim-..."
  • sadece sonucunu sevdiğim için katlandığım eylem. her yapışımda da annemi özlüyorum.
  • çeki düzen vermek, hayatta sahip olunan herşeyin üstünde belirli aralıklarla yapılması gereken eylem. kimileri için huzurun, kendini avutmanın karşılığı kimileri için hastalığın. annelerin iki günde bir ya da günaşırı sektirmeden yaptıkları, evde bulunan aile bireylerini (genellikle kızlar) zorlayarak olayın içine kattıkları ev içi operasyon.*
  • özellikle yalniz yasayan insanlarin ev çigrindan çiktiginda malesef "ben temizlemezsem kimse temizlemiyormus bu evi" cümlesinin dogrulugunu anladiklari, hiç de eglenceli olmayan isler toplulugu. önce ortaligi toparlayip daha sonra bulasiklari yikayip en nihayetinde de süpürüp, toz almakla bitirilebilmesi dogru bir yol* olacaktir. isi eglenceli kilmak için birileri kandirilip size eslik etmesi saglanabilir, müzik dinlenebilir, ya da bütün temizlik süreci bir sonraki güne ertelenebilir.
  • gereksiz görülen pek çok şeyi atmakla başlar. "lazım olur" diye saklanan kavanozlar, gazeteler, artık dar gelen ama zayıflayınca giyilmesi planlanan kıyafetler.. sonra dip, köşe, bucak süpürülür, silinir. halılar havalandırılır. camlar parlatılır. arada bir kahve molası verilse de uzun sürmez. bittiğinde suyun içinde durmaktan buruş buruş olmuş parmaklarla kahve fincanı kavranır. ağrıyan bacaklara aldırılmadan bütün odalar yeniden gururla gözden geçirilir.. olmuştur işte, temizlik güzeldir. artık asla kirletilmeyecektir. sık sık bu temizlik tekrarlanacak, bu kadar kirlenmesine izin verilmeyecektir..

    telefon rehberinden isim silmeye benzer, özel hayattan insan silmeye.. bir gün gerekir diye saklanan ama artık dar/bol gelen, uymayan ilişkileri bitirmeye.. kalbin köşelerine kadar girip, ova ova biriken kirleri temizlemek gibidir. ruha nefes aldırmak, kin tutan yerleri ozonlu suyla silmek gibi. bakış açısını genişletmek, parlatmak gibi.

    bitirince buruş buruş olmuş parmaklarla değil ama onarılmış, bu yüzden "biraz" acıyan bir yürekle dolaşırsınız kalbin odalarını. bir daha bu kadar bekletmeyeceğim dersiniz. zor oluyor...
  • vakit kaybidir, sizden calinan zamandir. ayrica neden bilmem kadinlara adledilen bir gorev gibi algilanir. halbuki kadinlarin da okunacak kitaplari, yetistirilecek bir yigin programlari vardir. calinan zamani geri almanin en onemli kurali kirletmeden yasamayi ogrenmektir. boyle laf ebeligi yapmak kolay ama uygulamak cok zordur. nitekim bu entrynin yazari da bunu bir turlu becerememektedir.
  • müziği son ses açıp, ardınızdan saçlar dökülüp de sinir etmesin diye kafaya bir baş örtüsü takıp, müziğe eşlik edip yapıldığında terapi etkisi yapan arınma süreci.
  • çalışmaktan eve uğrayamayan, kendi pisliğini başkasına temizletmeyi ideolojik olarak ters bulan, bi türlü içine sindiremeyen kişilerin evde özel bir ekosistem oluşmaya başlaması durumunda jet hızında gerçekleştirdikleri işlem. sulu işlerin hastasıyız da, toz almak olmasa...
  • çok sık yapılmayan evlerde kaybolan eşyaları bulmanın en iyi yolu. aylardır aradığınız cd leri, iskambil destesinin eksik olan kartını, takılarınızı hatta televizyon kumandanızı bu şekilde bulabilirsiniz. tecrübe ile sabit.