şükela:  tümü | bugün soru sor
  • çok ilerlememişse şayet,tendonu mümkün olduğunca az kullanma ve antibiyotik yardımıyla tedavi edilebilen hastalık.fakat galiba tekrarlayıp kronik hale gelebiliyor bu lanet şey.ya da benim tendonlarım yalama oldu artık bilmiyorum.
  • yaban ellerde tendonitis olarak tanimlanan bu baglarda iltihap ve neredeyse kopma duruma gelme bozuklugu, gercekten de bir kere yasandiktan sonra omur boyu o bagda sik sik problem cikmasina sebep olur ve o bolgeye fazladan dikkat ve sevgi gosterilmesini gerektirir. ozellikle el ve ayak bilekleri ve dizler tendinit icin yuksek riskli bolgelerdir. kotu havalarda donar kalir bilekler, kirt kirt diye oynatmak her ne kadar cok cekici ise de, doktorumuz siddetle yapmamamizi oneriyor.
  • hastalığın, ağrı, şişlik, kızarıklık ve ekstremitenin istirahat ettirilmesi ile şikayetlerin hafiflemesi gibi belirtileri, romatizmal hastalıklar veya bağ doku hastalıklarındaki belirtiler ile benzerdir. bu nedenle, hastalığın tanısının konmasında, şayet iyi bir doktora gidilmemişse, gecikme olabilir. sonuçta, antibiyotik gibi ilaçların gereksiz yere yüksek dozda kullanımı, ekstremitenin alçıya alınarak uzun süre hareket kısıtlamasına gidilmesi ve tedavinin gecikmesi ile günler değil aylar sürecek bir işkence hali kaçınılmaz olur. hastalıkların iyileşmesinde en önemli faktör bireyin sağlığını iyileştirmek için yapmış olduğu davranışlardır. ancak, sanırım ülkemize özgü olarak diğer önemli bir faktör ise, şans'dır. şansınız yoksa eğer, hastalığınız süresince karılaştığınız doktorun alanında uzman olmaması, doğru teşhisi koyabilecek bilgiye sahip olmaması, bilgiye sahip olmadığı durumlarda ise "bilemiyorum" demeyerek kendini eksik hissetmemesi adına tedaviyi gerçekletirebilecek başka bir doktora gitmesi için kişiyi yönlendirmemesi gibi durumlarla her an karşılaşabilirsiniz.
  • eklemde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığına sebep olan tendom rahatsızlığı. dizde olanı en kötüsü sanırım, zira yürürken de otururken de rahat olmak mümkün değil. tekrarlama ihtimali de olması, hasta olan eklemi daha dikkatli kullanmaya sebep oluyor. sürekli bi özen, üzerine titreme hali. şöyle bir çıtlasa şu eklem de, rahatlasam dedirtip, enteresan şekillere sokuyor insanı. pek can sıkıcı.
  • asla iyileşmez, mutlaka kronikleşir, ama beş yıl ama 15 yıl sonra mutlaka sizi bulur. sizi bulduğunda önce tenis raketinizi dolaba kaldırırsınız, sonra kartopu oynamaktan vazgeçersiniz, akabinde akabinde dolmuşa el etmek ıstırap olur, en son kapı açma sandalye ittirme gibi basit işleri de diğer elinizle yapmaya başlayınca tırıs tırıs doktora gidersiniz ki... aaaaa... yabışmış tendonlar!! hadi fizik tedaviye kol açmaya canlar..
  • tendon iltihabı anlamına gelir ve kendisiyle tanışıklığım beş gün öncesine dayanır.

    bir burun ameliyatı, bir de sezaryen geçirmiş, haftada bir migreni tutan, dünyanın en sakar insanı olduğu için gün aşırı düşen ve bir yerlerini yakan bir insan olarak diyebilirim ki, ben hayatımda böyle acı görmedim.

    bundan sonra birine kafam bozulduğunda beddua etmek yerine "tendinit ol" diyeceğim.
    hem daha havalı duruyor, sövdüğümü de anlamazlar.
  • zedeleme, yirtilma vs.. sonucu olusan tendon hastaligi.
  • kendisiyle askerliğimin ortasında tanıştım. ayazda tuttuğum 3 saatlik nöbetten sonra -kolum kaskatı kalmış olacak- parkamı askılığa asarken omzumdan o iğrenç ses geldi:

    *çıkırt*

    bir daha da zat-ı alimi terketmek bilmedi tendonitis.

    düzenli ve sürekli spor yapan biriydim, omzumu defalarca zorlamışımdır. hatta ufak tefek sakatlıklar dahi olmuştur ama en fazla 2 haftada geçmiştir. ama geldi bu allahın belası beni parka asarken buldu...

    şimdi kolum bedenime yapışık yaşıyorum sağolsun.
  • el bileğinde görüleni insanı uzunca bir süre bilek ateliyle gezmeye mahkum edebilmesine rağmen , atelin de kullanılan ilaçların ve merhemlerin de tedavi edici etkisi olduğu söylenemez. ciddi bir hareket kısıtlanması ve ağrıyla yaşamak zorunda bırakır insanı. bir sabah kalkıp da sağ elimi bilekten kopmuş , yerde hareketsiz dururken görmekten korkutan illettir aynı zamanda.
  • el bileğinden ön kola yayılan tarifsiz bir ağrı desen değil acı desen değil yanma desen değil, böyle hepsinin karışımı. sanırım ne yaparsanız yapın geçmiyor, günlük hayatın hayhuyunda kendini unutturuyor ama akşam çökünce, kendinizi dinlemeye başlayınca ağrı tekrar selam çakıyor.
    ne iyi geliyor onu da anlamadım, sıcak mı soğuk mu, atel mi atelsiz serbest hali mi. hiçbir mantığı yok. dr. house ağrısının tavan yaptığı bir bölümde başka bir tarafını yaralamıştı ki ağrı merkezi o ağrıya yönelsin diğerini pas geçsin. artık bunu bile düşünmeye başladım.