şükela:  tümü | bugün
  • 1982 yapımı dario argento imzalı klasik bir giallo. başrollerde john saxon, daria nicolodi ve mirella d'angelo var.
  • balık etli italyan hatunlara dadanan bir sapık, ustura, bıçak, vs. allah ne verdiyse önüne geleni doğramaktadır. kurbanlarının ağzına da tenebrae isimli bir romanın sayfalarını tıkıştırır. (bu arada filmin adı tenebre olmasına rağmen, hikayenin temelini oluşturan roman neden tenebrae'dir anlamış değilim) kitabın amerikalı yazarı ve italyan polisi olayı çözmek için seferber olurlar...

    --- spoiler ---

    bu filmin tarzı tamamen farklı olsa da temel öğeler bakımından wes craven'e scream için esin kaynağı olduğunu düşünmekteyim. kurbanlarını telefonla arayan katil, kurban telefonda konuşurken katilin aynı anda o evde olması ve de sonunda katilin iki kişi çıkması bu tezimi güçlendirmektedir.

    --- spoiler ---

    sonuçta profondo rosso ve suspiria kadar olmasa da; iki lezbiyenin öldürüldüğü sahne, dobermanın parçaladığı kız ve kan gövdeyi götüren müthiş finali itibarıyla güzide bir argento eseridir.
  • it's a sin'i doom/death ile tanıştıran grup. gamma ray ya da takida kadar tad vermiyor yaptıkları cover.
  • klasik argento sahnelerinin dışında gayet başarılı çekimlerin de bulunduğu bir başka giallo başyapıtı.

    --- spoiler ---

    kızın köpek tarafından kovalandığı sahneler gayet başarılı olmuştur. bir sahnede kaçan kızımız hafif yüksekçe bir çitin üzerinden atlar. köpeğimiz bir an duraksar, biz "hah kız kurtuldu" derken köpecik biraz geriler ve zıplayarak telleri aşar.

    ayrıca sonlara doğru seyirciye "beyin amcıklaması geçirmenin yolları" adında bir kitap yazdırma fırsatı verir. o kadar büyük bir plot twist'e sahip olmasa da insanı kuşkuda bırakacak şekilde gelişir olaylar. sonunu ortalara doğru tahmin edebilmeme rağmen bir an köpekten bile şüphelenirken buldum kendimi. sabahın köründe izlememin de bunda bir etkisi olabilir tabii.

    bir de bulabilirsem o "çakma" usturadan alacağım kendime. çok hoşuma gitti. çiçek bile sulanır onunla.

    --- spoiler ---
  • film müzikleriyle öyle bir hava yaratıyor ki insan katilin yaşar alptekin çıkmasını, havuz kenarında beyaz bikinisiyle salınan banu alkan'a usturayla girişmesini bekliyor.
  • başlarda "bu lezo kılıklıların biraz taşak yemesi lazım" cümlesiyle yaran, devamında kendisini sıkılmadan, heyecanla izlettirebilen argento filmi. argento'nun diğer filmlerinin *** gölgesinde kalmasına rağmen kanımca en iyi filmidir.
  • argento'nun 1980'deki inferno'sundan sonra yine doğaüstü güçlerle ilgili çektiği korku filmlerinden biridir. 1982 yapımıdır. argento, telefonda ölümle tehdit edildikten sonra senaryoyu şekillendirmiştir. daha önceki profondo rosso ve suspiria'nın soundtrack'lerini hazırlayan goblin 1980 itibariyle dağılmış olduğundan, grubun üç üyesinin katkılarıyla hazırlanmış ve soundtrack, üyelerin ismiyle, simonetti-pignatelli-morante şeklinde piyasaya sürülmüştür.
  • nuri alço filmlerindeki tecavüz müzikleri tandanslı on numara bir şarkısı vardır bu dario argento başyapıtının...

    profondo rosso ve suspiria kadar öne çıkamamış olsa da gayet iyi bir giallo filmidir. senaryosunda yer alan seksüel ve psikolojik altmetinler de ayrı dikkat çekicidir.
  • dario argento'yu seven biri olarak beğenmediğim filmdir. kimse de barındırdığı tonla mantık hatasına değinmemiş. ben mi salağım yoksa? nolan filmlerini bile daha çabuk anlıyorum.

    --- spoiler ---

    -katilimiz yazar, tamam. e, adam cinayet işlemek için roma'ya gitmeyi mi beklemiş? üstelik daha havaalanındayken ilk cinayet gerçekleşiyor (kitap çalan kız). evliya çelebi gibi birden fazla yerde mi bulunuyor bu adam?
    -yazarımız abd'deki havaalanındayken nişanlısı çantasına ne yaptı? başörtülü teyze kimdi? neden kadınla iş birliği içindeydi?
    -tv stüdyosundaki elemanın evinde öldürülen kızların fotoğrafları vardı. katil yazarımız, orda mı banyo ettirmiş hepsini? üstelik, sarışın stajyer çocukla gözetledikleri akşam, çocuk cinayeti işleyeni gördü. geri döndüğünde yazarımız kafasına taş yemişti. kendi kafasına mı vurdu baltayı berti'ye vurduktan sonra?
    -genç elemandan ne istedi de arabasında boğdu? çünkü katil mizojinist özelliklere sahip.
    -son sahnede "diğer kadınları ben öldürmedim" diyor. o halde sadece menajeri ve nişanlısını mı öldürdü? diğer kurbanların katili berti miydi? o zaman berti'yi niye öldürdü? menajeri ve nişanlısını öldürüp katilin üstüne atardı mis gibi. bkz. dexter.

    --- spoiler ---

    allahını seven aydınlatsın, böyle bir yönetmen bu kadar salak bir film çekemez diye düşünüyorum.