şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
1191 entry daha
  • yirmi bir yıl önce, aşağı yukarı yine bu zamanlar (eylül-ekim civarı) süreyya sineması'ndan çıkarken içine düştüğüm o tuhaf hale benzer hisleri bunca yıl sonra bana ilk defa tekrar yaşatan film oldu..

    bu kadarını hiç beklemiyordum.. vaçovski biraderlerin* the matrix'i sinema endüstrisi ve izleyici açısından nasıl bir milatsa, tenet de bundan yıllar sonra benzer bir milat olarak anılacak..

    mükemmel..
  • film sizi sıkmıyor gayet akıcı ama nolan'a yakışmayacak derecede biraz savsak bir yapısı var . bir kere görüntü yönetmenliği yok, kurgu ritmi; ileri geri, ters-düz işlerine o kadar yoğunlaşmışlar ki basit bir diyalog konuşmasındaki akıcılığı bile zaman zaman kaybetmiş. müzik ise öyle sahneyi doldursun tadında. karakter gelişimi neredeyse hiç yok. gelişimi geçtim başrol oyuncusunun ufak bir oyunculuğunu bile göremiyoruz. tamam donuk oynamak bir tercih meselesidir. matrix'te keanu reeves de donuk oynuyordu ama o karakterini yansıtabiliyordu. burada düz, hiçbir şey yok zaten (bkz: emrah kaman) siyahi versiyonu gibi görüntüsü var bazı sahnelerde gülme geliyordu. senaryoya o kadar yoğunlaşmış ki nolan, filmin hikayesinin aslında sıradanlığını es geçmiş bence en temel sıkıntı burada.

    şu zamanda sinemaya gidin izleyin demek ne kadar doğru bilemiyorum ama ne kadar olumsuz yorum yapmış olsamda izlenmeye değer bir film.
  • ------spoiler------

    interstellar veya inception'la karıştırılmaması gereken karmaşa.

    interstellar da konusu hemen anlaşılır bir film değildi ama nolan konuyu o kadar güzel işlemişti ki, herhangi bir anı kaçırmak bile mümkün değildi. her şey izah ediliyordu, konuşmalardan neyin ne olduğu anlaşılıyordu. kurgu çok iyiydi. aynı şeyler inception için de geçerli.

    ama tenet öyle değil. tenet'i ilk izlemem sonrasında o kadar soru işareti oldu ki zihnimde, bir türlü hiçbir şeyler bağdaştıramadığım bir sürü öğe vardı. mesela tablo konusunun nükleerle alakası ne olabilir. hintli kadın için filmi izlerken bile bu kadının esas rolü ne dedim. bir milyarder rus var, ölmeden önce dünyayı yok etmeye çalışıyor veya ne bileyim buna benzer bir şey. kopuk kopuk şeyler.

    sonra youtube'da bi elemanın anlatımını dinledim. yani anlamadığım şeylerin ancak %20-30'u oturmuştur kafamda. geri kalanı yine muğlak.

    ayrıca oyuncu seçimi konusunda da filmi başarısız buldum. hikayesi çok iyi olabilecekken zayıf bir kurguya kurban gitmiş gibi. karmaşık sahneleri onlaraca sefer dahi izlesem mantığıma oturtamam muhtemelen. bir karakterin zamanda geriye gittiğini anlamam için perdede takip etmem gereken şeyler o kadar fluydu ki, gerçekten başım ağrıdı.

    bir kimse kalkıp bir senaryom var, insanlar zamanda ileri giderken, x maddesi sayesinde zamanda geriye de gidebilecekler deseydi herhalde heyecanlandırdım. bu filmi nolan çekecekmiş deseler kesin efsane bir şey olacak derdim. bu dediklerim gerçek oldu ama sonuç kesinlikle anlaşılmaz, zor ve zayıf kurguya sahip, yetersiz oyuncukla bezenmiş çok maliyetli bir film.

    ne yazık ki böylesine güzel bir film senaryosu kullanılmış oldu.

    geçmiş olsun. filmin tek güzel tarafı şarkısı olabilir bu arada.

    https://open.spotify.com/…si=pzi6a3nlqhulrdsgdn8l3q
    ------spoiler-----
  • "senin gelmişini geçmişini bilmem ne yapayım" cümlesini fiile geçiren film.
  • spoiler olur mu olmaz mı bilmiyorum o yüzden yine de filmi izlemeyenler okumasın diyeyim.

    --- spoiler ---

    nolan bizzat kendisi diyor ki: "tenet klasik bir casusluk öyküsü." burada diyor yani film bize sunulan kaotik anlatımın ve ezber dışı çekimlerin aksine aslında çok basit bir öyküye sahip. bence nolan izleyicinin filmi anlaması gerektiğini düşünmüyor.

    filmde neredeyse hiç yeşil ekran kullanılmamış, mesela o uçak baya baya o binaya girmiş, geriye doğru izlediğimiz dövüş sahneleri öyle çekilmiş, herhangi bir görsel efekt yok. çekimler 7 farklı ülkede aynı zamanda yapılmış. yani devasa bir bütçenin yanı sıra anladığım kadarıyla nolan'ın her dediğini kabul eden bir kadrosu var. e yapımcısı karısı olunca böyle oluyor tabii.

    her şeyiyle deneysel bir film. bu nedenle filmi izlerken her şeyi anlamıyor olmamız filmi kötü yapmaz.

    ayrıca filmlerinde kullandığı müziklere çok dikkat eden, bu sayede ödüller kazanan nolan'ın bu filminde travis scott ile çalışması beni bir hayli mutlu etmiştir. hehe.

    (bkz: don't try to understand, feel it)

    --- spoiler ---