şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: tenezzul)
  • meşakkatsiz iş tenezzül etmek. insan bir kez içinde kendinden bile sakladığı o kutlu gölü keşfetmeyegörsün; bundan sonra o gölden uzağa atacağı her adım başına, ona kendisini hatırlatan bir yumruk iner başına. kibir dikenleri, başka denizlere, pis su birikintilerine, yılışık yağmurlara ve kara safralara yürüyen ayakları delik deşik etmek üzere bekler (bu sayede yürüyemez çoğu; arkasına bakan sâra gibi, bir gözü arkada, yürüyemez). kolayca kışkırtılan bir kişiliğin ipi ele geçirildiğinde yeniden anlaşılmış olacaktır. konuşmak büyük bir teşebbüs; ardından elleri yıkamak bile bir işe yaramıyor. eski bir sanskrit metninde, indus vadisi'nden zehirli bir yılan türünün dili bir sebepten kopacak olursa, bu yılanın bir köşede usulca kendisini sokacağı anlatılıyordu. fakat bu yılan eşini bulduğunda, eşiyle birbirlerinin dillerini koparıp sonsuza dek birlikte yaşıyorlardı.
  • 1. alçak gönüllülük göstermek
    2. kendi durumuna, düzeyine aykırı düşen bir şeyi veya işi kabul etmek
    3. herhangi bir şeyi yapmaya istekli olmamak

    e.g. dün ayşe'yi 50 kez aradım tenezzül edip telefonunu açmadı bile.