şükela:  tümü | bugün
  • tenise karşı ilgisi olan hemen tüm insanların kafasını bir şekilde kurcalamış bir konudur sanırım bu. neden 15, 30 ve 40 ? konuyu aydınlığa kavuşturmak için tecessüs sahibi her türk genci gibi arama motorları vasıtasıyla ulaştığımız sonuçları aktarmak isterim. lakin şunu hemen belirtmek gerekir ki aktaracağımız sonuçlar, bendenizde bıraktığı etkiyle aynı olarak sizlerde de "oh be öğrendik de rahatladık, bu gece rahat uyuyabileceğiz" etkisi bırakamayacaktır sanırım.

    genel olarak üzerinde durulan tahminleri sayacak olursak; bunlardan ilki bu sayıların saat düzleminde adlandırılmasına ilişkin açıklama. toplam ard arda alınan dört sayı saat kadranında 15-30-45 ve tam tur 60 değerine karşılık geliyor açıklaması. tam tur yani 60 söylenmiyor çünkü oyun tamamlanmış oluyor. akla yatkın gibi geliyor.

    diğer açıklama ise, puanlamanın ortaçağ sayılar sistemine karşılık geldiği şeklinde. burada 60 sayısının anlamının iyi yada tamamlanmış olduğundan bahsedilerek o zamanın 60 sayısının bugün bizim kullandığımız 100 e benzer bir anlam taşıdığı belirtiliyor. dolayısıyla 60 dan önceki puanlama da onun dörde bölünmüş şeklinde oluyor.

    gelin görünki bu iki açıklamada da 45 sayısının 40 a dönüşmesinin sebebi kısaltılma olarak söylenip geçilmiş. yani neden biz buna 45 demeyelim de 40 diyelim ihtiyacı olmuş herhangi bir açıklama yada izahata ulaşamadık. "bozmayalım sekansı, gelecek nesiller kafayı yemesin nerden çıktı bu 40" diye düşünen olmamış pek anlaşılan. tenis elit kişilerin spordur, yapalım bir şekil bir ayrıcalığımız olsun mu denilmiştir? geçmiş zaman. orda değildik. atıp tutmak bize yakışmaz.

    rastgeldiğimiz bir diğer açıklamada ise; üçer sayı alan oyuncuların durumu 45-45 olacağından ve oyunun kazanılması için iki sayı ard arda alınması gerekeceğinden, sonuç skorunun 75 e gelmesi ve 60 lık düzeni bozmasından bahsediliyor ki bunu da pek kayda değer bir izahat olarak göremedik malesef. yani şimdiki düzende olduğu gibi 15-30-45-oyun yapılabilrdi, sonuçta bu puanlama da bozmuyor ki 60lık düzeni 15-30-40-oyun da olduğu gibi.

    netice itibariyle tam olarak aydınlanamadığımız bir konudur efendim. aramaya inandık mamafih ikna olamadık.
  • efendim, malumunuzdur ki onbeşinci yüzyıl fransızcasında une journee bir gün manasına geldiği gibi aynı zamanda bir spor müsabakası anlamına gelmekteydi. bu analoji yüzünden bir tenis maçında 4 sayıdan olusan 6 oyun, ve bunların 4 tanesinin birleşiminden oluşan maç biçiminde bir skorlandırmaya gidilmiş, yoksa altımışlık sayı sistemi kullanıyoruz, sayıları tek tek sayma kabiliyetimizi kaybettik gibi bir durum hasıl olmamıştır.

    lakin, yine malumunuz olacağı üzere 60'lı modda 60 sıfır etmekte, buna da yine sıfır diyip, seyircilere matematiksel algı problemleri yaşatmaktansa gelin 45'i biz 40 yapalım, 10 10 devam etsin gençler yoluna gidilmiştir. yoksa üstad cecil adams'ın bu sefer yanılıp da söylediği gibi 45'ı kısaltalımdan falan değil. zaten bu sıfır meselesi de ayrı dert, l'oeuf'den mi geliyor, playing for love'dan mı geliyor; bu sorular onyıllardır tenis aşıklarının kafalarını karıştırmakta, gözlerine uyku sokmamaktadır.

    tabi tüm bu etimolojik ıvır zıvır, neden en başta böyle gudik bir sistem kullanıldığını tam olarak açıklamıyor. (oyun numaralarındaki 1-2 diye giden sayılarla oyunun içindekiler karışmasın diyeymiş, peh!) gelin görün ki jerry seinfeld buna da bir açıklık getirmiş, genç dimağları aydınlatmıştı kendi ismini verdiği eğitici programında: eski filmlerde tenis oynayan insanları düşününüz, hepsi uzun pantolonlar, beyaz gömlek ve süveterler giymişler değil mi? ee, kardeşim güneşin altında saatlerce oynanır mı birer birer altmışa varacağız diye uğraşırken, hadi bu sayı da 15 sayılsın! deme alışkanlığı bu ahval ve şerait içinde hemencecik oluşmaz mı?

    biz tabi ki bu açıklamalardan seinfeld'in olanına sadık kalmalıyız, yoksa sırf tipleri benziyo diye sıfır yerine yumurta diyen memleketin etimolojisine mi güvenilirmiş?
  • bir iddaya göre tenis ve benzeri bircok oyun zamaninda para icin oynaniyor ve atilan her top icin 15 kurus diyebilecegimiz bir para miktari ortaya konuyor. bu 15-30-40 gidisati da buraya dayandiriliyor.
    yine ayni sekilde teniste "sifir" yerine "love" denmesi de kumar adetinden geliyor. kazanan taraf 15 kurusu alirken kaybeden taraf ise "ben para icin degil serefim icin oynuyorum" diyerek kivirmaya calisiyor. hollanda'dan dini baskilar nedeniyle zamaninda ingiltere'ye kacmis olan abiler de kendi dillerinde "seref, onur" anlamlarina "lov" kelimesini kullaniyorlar. bu sebeple her topta skor 15-seref 30-seref 40-love seklinde ilerliyor. türkce'ye benim yaptigim gibi seref diye cevrilmemesi tenise olan saygidan olabilir
  • zamanında tenis'i basketbol gibi algılamama sebep olan hadise.o ne lan 15'lik sayı olur mu.hepsi 15 likse sonuncusu niye 10 artıyor ?
  • (bkz: #13407642)
  • 3 haziran 2011 roger federer novak cokoviç maçında öğrendiğime göre; 13. yüzyılda* ingilizler ve fransızlar arasındaki savaş esnasında fransız dükünün ingilizlere esir düşmesi ve 20 yıla yakın ellerinde kalması sırasında ortaya çıkan tenis benzeri bir oyunda* ilk servis geri çizginin hemen arkasından* atılmakta, kazanıldığı taktirde 15 ayak* ileri gidilerek ikinci servis atılmakta imiş. yine bunun gibi üçüncü servis de 15 ayak ileri gidilerek atılmakta imiş. ancak dördüncü servis için gidilmesi gereken 15 ayak mesafesi gereğinden fazla olduğundan bu mesafe 10 ayak olarak belirlenmiş. beraberlik durumunda atılan servisi kazanan oyuncu da filenin önüne kadar giderek avantajı elde ediyormuş. bu sistem günümüz tenisinin puan sistemini oluşturuyor.

    edit: maledawn nickli yazarın katkısı üzerine tenis benzeri olan oyunun jeu de paume olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım.
    tarihçesinde yukarıdaki bilgiler geçmiyor ve tarihler uyuşmuyor ama detaylı bilgiye şuradan ulaşabilirsiniz.
  • çok hikaye var bununla ilgili.ayak atmalı durumunu federer-cokovic maçında benim de duydugum, mantığı yine de bir türlü açıklanamayan hadise.nasıl bir ayakmış o ya da nasıl bir sahada oynanmış,ilk insanlar gerçekten çok mu uzunmuş,bütün bunlar evrimi mi açıklar?benim babam pasta yapmayı nerden bilsin ki?
  • 3 sebebi olduğu var sayılır;

    fransızca 15 quinze(kenz), 30 trente(trent) 45 quaranta cinq (karant-senk)tir. 45in söylemi zorluk yaşatıığı için direk 40 diye telaffuz edilir yani (karant). bir setin 6 oyunda bitmesi zamandan kaynaklanır 60 saniye 60 dakika gibi.

    2nci sebep ise 19. yy'da ingiliz subaylarının skor sistemini savaş gemilerinin toplarının kalibrelerinden almasıdır. 40 pare top atışına olduğu gibi önce ana güvertenin 15 poundluk topları sonra orta güvertenin 30 poundlukları ve en son alt güvertenin 40lıkları ateşlenir..

    3ncüsü saat kadranıyla baz alınan puanlama sistemidir her sayıda bir çevrek kateden kadran yine telaffuz nedeniyle 45 değil kırkta durdurulur 60ta ise sona erermiş.
  • ya deminden beri düşünüyorum. cidden tenis gerizekalı sporu arkadaşlar. kimse kusura bakmasın. benim tenis sever arkadaşlarım da var. fekat durum bu şekilde. yazık. koca bir yazık. lan gol atıyorsun değil mi. kazançlı oluyorsun yani. bir bakıyoruz huuooop 15 puan. alla alla. lan ne zaman 15 gol attım ben. 1 tane attım. niçin 1-0 değil de 15-0. hadi eyvallah. tamam mı eyvallah dedik. bi' gol daha atıyorsun, şatakk 30-0. süper. tak tak 30'dan sonra 40 oluyor. abi bırakın bu işleri ya. kimi sikiyorsunuz siz. millet de ebleh gibi bakıyor ve onaylıyor. "hımm evet hocam, avantaş möri'de" diye. böyle geri zekalı bir sistem işte tenis. dünyanın en saçma sporu bence.
  • bununla ilgili en doğru ve en yetkili açıklamayı birinci ağızdan yapmak istiyorum. yani benden.

    şimdi efendim teniste bir oyun kazanabilmek için hayali bir daire turunu tamamlamak gerekir. yani başlangıç noktasında bulunan iki tenisçiden hangisi bulunduğu noktaya daha hızlı turlarsa o oyunu kazanır.

    bunun için 60 dilimlik bir daire 4'e bölünmüş ve alınan her sayıda 15 gidilmesi öngörülmüştür. pratikte 4 sayı kazanan oyunu da kazanır. yani 4'e ulaşan oyunu alır. 15-30-45-60 şeklinde.

    peki ya beraberlik durumunda? yani her iki tenisçi de diğeri daireyi tamamlayamadan 3 sayı alırsa ne olacak. bu durumda oyun 5'e uzayacak. 5 olan oyunu kazanacak.

    burada merak edilen soru neden 45 değil de 40. bunun telafuzun zor olmasıyla falan alakası yoktur. 30'dan sonra 40 denilmesinin nedeni diğer oyuncunun da oyuna ortak olabilme ihtimalidir.

    yani bir oyun 40-0 a geldikten sonra diğer tenisçi durumu 40-40'a getirebilir. bu durumda her iki tenisçi de 3'er sayı almış olduğu için oyun 5'e uzar. 40 ile 60 arasında 20 dilim fark kaldığı için de o noktada sayıyı alan tenisçi 10 ilerleyerek bir adım öne çıkacak. tüm olay bu.

    peki neden 50-40 değil de a-40. avantaj denmesinin nedeni de daireyi tamamlamaya bir tenisçinin diğerine göre daha avantajlı olmasıdır. oyunu bitirmeye bir adım önde gibi tenis tarihi boyunca kullanılagelmiştir.