şükela:  tümü | bugün
  • bir anime dir kendisi

    levitation stone u olan sheeta isimli kizimizi ve onu gokten duserken yakalayan pazu nun maceralarini konu alir... ikisi ucan kirallik laputa yi bulmaya calisirlar
  • hayao miyazaki'nin ucan makinelere merakini bir kere daha gordugumuz 1986 yapimi bir cizgi filmdir.. orjinal adi "tenku no shiro rapyuta" olup daha cok "laputa: castle in the sky" diye bilinir.. en uzun cizgi filmlerden biri olup (2 kusur saat) guzel bir maceradir, eglendirir..
    ayrica (bkz: laputa)..
  • konu olarak atlantis'e benzeyen, ancak denizaltılar veya gemiler yerine mükemmel dizayn edilmiş türlü uçan edevatlar gördüğümüz filmdir kendisi. filmin geçtiği zaman 1900'lü yılların başı gibi gözükmektedir, bu yüzden araçlar elektronik donanımdan yoksundur. bu da filme ayrı bi güzellik katar.

    filmdeki şehirlerin ve binaların yerleşimi de ayrı bi güzelliğe sahiptir ve miyazaki baba mononoke hime'de olduğu gibi her insanın içinde yaşama isteği uyandırdığı bir dünya profili çizer.
  • bitişinde çalan güzel parça için (bkz: kimi wo nosete)
  • son sahneler epeyce görkemli olup, insanın gözünden yaş getirir niteliktedir.
  • hayao miyazaki'nin the castle of cagliostro kadar hareketli, fakat felsefesinden de ödün vermemiş şiir gibi animesi.
    filmin en enteresan karakteri -belki de- bahcivan robotdur.
    anlaşılan miyazaki insanı seviyor... fakat güvendiği tabiat. alet edevat ise ne amaçla kullanılırsa kullanılsın, öncelikle 'eğlence', 'oyuncak' üstad için.
  • altyazilarinda levitation stone'un türkçeye "kaldirtas" olarak çevrildigi, miyazaki animesi..komik saçli korsan teyze "dola" favorimdir..

    http://www.imdb.com/title/tt0092067/
  • "kayıp kıta" ile ilgili tüm efsaneleri içinde barındıran miyazaki animasyonu. şato tasarımı ile tarot kartlarında karşımıza çıkan yıkılan kule simgesine, efsanesi ile atlantis ve mu'ya benzer özellikler taşır. fakat laputa'nın gücünü hepsinin üzerinde tutar çünkü bu kıtalar onun aleviyle yok olmuştur.

    binaların, yer kürenin, içerisinde yaşadığımız birimlerin statik fizyolojisine karşı çıkış niteliği taşır. şatonun içerisinde duvarların şeffaf oluşu ve gökyüzünün görünmesi ile mekan algısını iyice genişletir ve içi dışa, dışı içe bağlar.

    kaze no tani no naushika'daki teto'ların burada da görünmesi, miyazaki'nin kendi filmleri arasında yaptığı göndermelerden sadece bir tanesidir.