şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: kuramsal)
  • derin ve hafif bir raba di babba parçası.
    şöyle de bir güzelliktir kendileri.
  • pratik ile beraber -ebilmek yetisinin beslendiği iki kaynaktan biridir. okuyarak, dinleyerek, düşünerek, pratik yaparak öğrenilebilinir. ama en önemli besin kaynağı okumaktır. yine en zorlu besin kaynağı da.
    en son noktada teorik ve pratik bir yolun sonuysa esas gaye pratiğe ulaşmaktır daha çok. teorik sahibi olmanın sadece psikolojik bir hazzı vardır. ki bu da pratiğe dönebilecek ve pratik yarar sağlayabilecek olmasından kaynaklanır.işe birazcık teorik pratiği sırtında taşır diyebiliriz.
    teorik bilgi çok güçlüyse ve biz bunu sembolize edersek çok kuvvetli bir adam tezahür edebiliriz. pratik çaba ise bu adamın sırtlaması gereken yüktür. adam yükü sırtlamıyorsa istisnai durumlar haricinde güçlenmek için sarfettiği çaba boşa gitmiştir.
    zanaat çoğu zaman az teorikli pratiktir. hakim olduğu teoriği tam anlamıyla pratiğe dökebilen insan o noktadaki getirileri yeterli bulur ve teorik bilgisini ilerletmezse bulunduğu noktanın zanaatkarı olabilir.
    sanatçı bazen pratik çaba esnasında teoriği bulur. bazen de teoriği genişletir. ama bunu sadece büyük sanatçılar yaparlar.
    pratik çaba bir seviyeye kadar konunun teoriğini de öğretir. çünkü uygulanırken karşısına çıkan engeller onu doğruya törpüler. ama okumak teoriği çok daha çabuk kazandırır ki en önemli gayesi budur.
    pratik ve teorik bir noktada da birbirinden ayrılır. çok sağlam teorik bilgi sahibi bir insan aynı bilgileri pratik yarar sağlamada kullanamayabilir. çünkü pratik teorik+tecrübe+yetenekten oluşur. her üçü de gelişebilen kavramlardır. ama özellikle tecrübe ve yetenek çokça tekrar ister. dolayısıyla teorik okumak yegane başına işte bu nedenle pratiğe yetmez.
    bu da böyle bir kuramsal giri olsun.