şükela:  tümü | bugün
  • tam adı tepe savunma ve güvenlik sistemleri sanayi anonim şirketi olan özel güvenlik şirketi. tepe grubu firmalarından biri olup, büyük alışveriş merkezleri, plazalar, vb ortamlarda güvenlik elemanı hizmeti vermektedir. gayet hoş, kaliteli, kibar bayan ve erkek elemanları vardır.
  • bilkent 1, bilkent 2, bilkent şafak sitesi ve bilkent 3'te de bunlardan mevcuttur.
  • tüm güvenlik şirketleri gibi çalışanlarını umursamayan hiçbir olayda yanında yer almayan güvenlik işini üstlendiği yerdeki site sakininin ya da alışveriş merkezinin herhangi bir kişisinin söylediği komik gerekçelerle işçisini çıkaran nerde ruh hastası veya arıza adam varsa güvenlik diye işe alan bir garip şirkettir.ancak çıkarama işi öyle direkt olmaz istanbul anadolu yakasında çalışanlar için sürgün yeri avrupa yakasındaki hadımköy projesidir.hiçkimse o kadar mesafeyi aşıp oraya gidemeyeceğinden mecburen istifa eder.müdürlerinin çoğu da diğer güvenlik şirketlerinde olduğu gibi asker veya polis emeklisi veya kaçkınıdır.yap dediysem yapacaksın ben senim komutanınım mantığındaki özel şirket yönetimiyle alakası olmayan ve yöneticilikten zerre kadar anlamayan kişilerle iş yürüttüklerinden bir türlü işi bilen düzgün çalışacak elemanda bulamazlar.yani nereye tükürsen bir kıllık çıkar bunların işinden allah bu güvenlik işini yapanlara kolaylık versin.

    (bkz: based on a true story)
  • pronet hakkında yazılanları okuduktan sonra başvurduğum, satış sonrasında da son derece kibar ve her konu hakkında ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışan bir ekibi olan güvenlik şirketi. şimdilik kendilerinden çok memnunum.

    edit: memnun musunuz hala diye soranlar oluyor, son üç yıldır falan güvenlikli bir siteye yerleştiğim için hizmet almayı bıraktım, ben kullandığım zamanda gayet iyi çalışıyorlardı, ama güncel hallerini bilemiyorum.
  • özenli ve yardımsever bir teknik ekibe ve müşteri hizmetleri birimine sahip güvenlik şirketidir.
  • türk telekomla yaptıkları işbirliği nedeniyle, kendi kendine kalitesini yerin dibine sokmuş şirkettir. muhtemelen alarm sistemleri türk telekom hatları ile uyumlu olmadığından, doğru düzgün bir bağlantı sağlayamaması bir yana, evdeki telefondan da olmanıza sebebiyet verir. ve ne tepe güvenlik ne de türk telekom, ortak çalışmalarına rağmen, arızanın kendilerinden kaynaklandığını kabul ederler.

    en son, alarm sistemine bir gsm modülü alınır, türk telekomun hattı da ttnet'le beraber ilgili kurumların eline verilir. "arıza var gelin bakın" dediğinizde "neolacak yeaaa!" diye cevap veren kurumların son pişmanlığı fayda etmez, günde 3 defa arayarak, hattınızı iptal ettirmemeniz halinde bir yıl %50 indirim yapılacağı taahhüt edilse de, "artık önünüzdeki maçlara bakarsınız hacı" cevabıyla zevkten 4 köşe olunur.
  • kazıkçı pronet'i bıraktım ve tepe'ye geçtim. lakin bunlar da iki gün boyunca, gece 01:00 ile sabah 07:00 arasında üç kere alarm çaldırıp, sinirlerimizi tepe taklak edip, biz aramazsak geri aramayıp, arayınca da "bütün ilçeniz genelinde bir sıkıntı var, herkesi arayacak halimiz yok" diyecek kadar terbiyesiz çıktı.

    benim bir alarm sisteminden çok temel beklentilerim var. sadece evimde bir güvenlik tehdidi varsa çalması ve çalınca çağrı merkezinin hızla arayıp durumu bilgilendirmesi.

    tepe güvenlik, bu iki konuda da sınıfta kaldı. bir de üzerine terbiyesizlik yaptı. iki lira daha fazla verin ama pronet'te kalın. ben iki yıllık kontrata imza atmasaydım öyle yapardım.
  • durumu "allah belalarını versin" şekline ulaştırmış alarm merkezi. durup dururken yangın alarmı çalar, üç dakika aramazlar (lan üç dakikada ev yanar lan), hırsız alarmı çalar dört dakika aramazlar (atı alan üsküdarı geçti), şikayet edip ticket açtırırsın üç hafta aramazlar, ilk şikayetinin dikkate alınmaması ile ilgili şikayet açtırırsın, aramazlar, ilk iki şikayetin için ticket açtırırsın anca aralarlar bir ay sonra filan.

    böyle lanet olsun, olmaz olsun, bombok hizmet veren bir firmadır. almayın aldırmayın kurbanınız olayım. ben takıntılıyım bu konularda bacım, sinir sahibi ettiniz beni. allah düşmanıma vermesin.
  • işyerime giderken gördüğüm bir erkek görseliyle 'aklınız işyerinde mi kaldı?' ve bir kadın görseliyle 'aklınız evde mi kaldı?' diye soran reklamları sonucunda acaba evime mi dönsem diye tereddütlere düşürmüştür.