şükela:  tümü | bugün
  • delice yağmur yağıyor, şemsiyeniz yok ve ofisin bahçesindeki yemekhanede mahsur kaldınız. hemen kapınız ordan bir tepsi, saçak altında çaresizce bekleyenlerin arasından muzaffer bir edayla çıkınız, ıslak tişört güzeli olmaktan kurtulunuz. ben yaptım demin, pek işe yaradı.
  • ing; tray.
  • bilgisayar başında uzun zaman geçirenlerin can dostlarından biridir. acıkılır, mutfağa gidilir, tepsi doldurulup bilgisayar başına geri oturulur, hem yenir hem de bilgisayarda ne yapılıyorsa o yapılır.
  • ilk bakış açısına göre; dünya.
    (bkz: taşma)
  • çok eski lunapark makinalarından biridir. gerçi isminin tepsi olduğundan hala şüpheliyim ama en azından ben böyle hatırlıyor gibiyim.

    aynen tepsi gibi yuvarlak bir platformdan oluşur. kenarlarında oturacak yerler vardır. ama delikanlı gençler ayağa kalkıp düşmemek için çeşitli şaklabanlıklar yaparlardı. tıpkı balerin gibi hem döner hem de aşağı-yukarı hareket ederdi.

    tabii aletin ortası bu hareketlerin en az etki yaptığı kısım olduğu için, bu anlamsız "artist" grup ortada ayakta kalmaya çalışırlardı. manitası kenarda oturanlar ise eller cepte geziyormuş gibi hareketlerle "denge" üzerine hava atıp manitadan "aferim" almaya çalışırlardı. yani "cool" tribi o zamanlar bile revaçtaydı. düşenler de olurdu elbet.

    hatta aklımda kalmış olan bir sahne daha var bu aletle ilgili olarak. bu aletin her tarafı açık olmasına rağmen yine de sigara içmek yasaktı. tabii güvenlik açısından doğru bir uygulamaydı bu. millet başta kendisi olmak üzere başkalarının kıçını başını da yakmamalıydı. ama buna rağmen yine de sigara yakanlar olurdu ve kenardaki "gözetmen" tarafından görülürlerse "birader! söndür o sigarayı!" ikazı alırlardı.

    yıl 1981, yer ısparta olmak üzere bu alete binmişliğim de vardır.
  • zincirlikuyu'daki lokantalardan biri. sulu yemekleri güzel. hijyenik görünmese de lezzeti için katlanıyoruz. tepsisinde 94710837 tane çayla gelip, "seç abla?" diyen garsonları pek profesyonel değil, ama insancıl kesinlikle.
    restaurant değil ama. lokanta.
  • profesyonel bir tiyatro sahnesi. içine tuzluk dahil tüm karakterler sığar ve oyun etmek için de gerekli metrekare de mevcuttur burada. hayalgücü ile kendi etrafında 360 derece dönebilen ilk şeytan karakteri de bu sahnedir.
  • özellikle güneydoğu yöresinde tepsi içine envai çeşit sebzelerin doğranması akabinde çarşı fırınında pişirilmesi ile elde edilen yemeklerin genel adı. bu yemek türünden pişirildeyse eğer; "akşam yemeğe ne var?" gibi sorulara "tepsi" cevabını alabilirsiniz
  • marangozların kullandığı makinelerden biri. bir masaya dik olarak yerşeltirilien tepsi şeklindeki testereye sahip olan makine. çok parmak uçurur. kullanırken dikkat etmek gerek
  • sedef kakmalısıdan, sakızlı türk kahvesi içmesi göze ve damağa şölen yaptıran bizden bir eşya.