şükela:  tümü | bugün
  • imam'ın ispiyonu akabinde babanın salonu basması sonucu çeşitli aduked, ooruken darbelerine maruz kalabileceğiniz hadise.
  • bu durum ramazanın son günü popoda patlayabilecek bi eylemdir. cünkü ramazanın son aksamı yani arefe günü teravih namazı kılınmayacagını bilmeyen genc hatta cocuk bünye bugün de teravihe gidiyorum diyerek evden cıkarak. eve döndügünde babasının - ee, kimler gelmişti namaza? sorusunu güzelce yanıtlar, sonra, babanın mesrebince, ya oda cezası alır ya da beş parmagı yanagında agırlar ama i have learned something today misali, ramazanın son akşamı teravih namazı kılınmadıgını ögrenir.
  • bir baska versiyonu da `teravihe gidiyorum deyip mahallecek kerhaneye gitmek`tir
  • imamın yoklama almasıyla önüne geçilebilecek eylem.
  • bunun bizim dönem versiyonu counter-strike'a gitmekti.
    çocukken yapılacak en eğlenceli iş bu arada. "ulan yakalanırsak sıçtık" korkusu, "bu sefer tek jetonda bitiricem seni mustafa" hırsı...
  • 80 ve 90'larda çocuk olmanın en en gizemli ve riskli icraatlarından biri.

    normalde öğle saatlerinde atari salonuna gittiğinizde sizin yaşıtlarınız (çoluk-çocuk) salondadır. genelde, dakikada bir jeton harcayan kazamalardan oluşur bu topluluk. iyi oynayanlar nadirdir. fakat akşam giderseniz, işlerinden çıkan abiler gider ve birçok oyunda, oyunun sonunu görme şansınız bile olabilir. shadow dancer (köpişi olan ninca) vardır mesela. bu oyunun sonunu sittin sene öğlen göremezsiniz. öğlen oynayan çocuk 2 jetonla en fazla ilk bölümü geçebilir. fakat akşamları oynaynalar hep işten çıkmış hardcore abiler olur. ken'le, aryuuu'yu anında çekmeyi bilir. benim gibi 50 sefer deneyip 3 kez yapınca havalara girmez. 1 jetonla 5 bölümü rahatlıkla geçer. oyun oynamasanız bile onları izlemek bile çok zevklidir.

    risklidir çünkü atari salonlarının alayı genelde ruhsatsız olurdu (80'lerin sonları ve 90'lar). ortalama 2 günden birinde polis basardı. bazı semtlerde 3 günde bir. eğer o güne denk gelirseniz, yaşınız da tutmadığı için ne olacağını bilmiyordunuz. abiler "olm sizi hapise atarlar lan gidin evinize" diyerek korkuturlardı. hatta piç mertebesine ulaşmış abiler "bana 5 jeton verin, polis gelince, gizli yaptığımız bölmeden sizi kaçırayım" taktiğiyle az jeton ütmemiştir.
  • -hangi camiye gittin bakayım, bugün seni göremedim oğlum.
    -şey ben aşağıdaki camiye gittim.
    -orası uzak değil mi, kimle gittin.
    -arkadaşlarla işte, ryu, dhalsim, blanka filan.
    -hmmm iyi iyiğ.
  • 2001-2002 gibi ben ve arkadaşlarım da böyleydik. ankara-yenimahalle'de oluyor bu kaçamaklar ki ankara'nın en güzel semtidir bu bahsettiğim bölge. bilenler bilir; moruklar parkı'nı merkez sayan daire hala en yaşanılası semtler arasındadır.

    biz internet kafeye akardık o zaman. sanırım internet kafeler de yeni yeni açılıyordu. midtown madness, need for speed high stakes oynardık veya mynet'te takılırdık. ben paint'te soyut dışavurumculuk örnekleri de verirdim.

    bir iki lira harçlıkla mutlu olabilen, internet kafede yarım saat değil de bir saat takılabilsek sevinebilen bir nesildik la. ama esas hayat dışarıdaydı. pastanın çileği gibi bir şeydi internet kafe ve atari.