şükela:  tümü | bugün
  • eğer babanız multi- milyoner değilse;

    (bkz: işletme)
  • mimarlık fakültesi'nde bulunan herhangi bir bölüm.

    edit: gençliğinize yazık olur söylemedi demeyin.
  • (bkz: türk dili ve edebiyatı)

    yazıyorsanız; öykü, şiir, deneme ya da ne olursa. yazmayı seviyorsanız. bileyim de yazayım diyorsanız. hayalleriniz varsa...
    öğretmeyi seviyorsanız; öğreteyim de ne olursa diyorsanız. bana ihtiyacı olan birileri vardır mutlaka diyorsanız. umudunuz varsa...
    düşünüyorsanız; ben düşüneyim, başkalarını da uyandırayım, birlikte düşünelim, birlikte uygulayalım diyorsanız. idealleriniz varsa...

    bunları başarabilmek umuduyla yollara düşüp bu bölüme gelmeyin. bölümdeki ilk gününüzde sorarlar: buraya ne olmaya geldiniz, diye. buraya yazar çizer olmaya gelen varsa yol yakınken dönsün derler. yazar olabilmek ya da olamamak değil mesele, daha ilk günden hayallerinizden olursunuz.
    öğretmen olmak istiyorum diyenlere, formasyon alsanız da atanamazsınız derler. zaten biz öğretmen yetiştirmiyoruz, madem öğretmen olacaktın eğitim fakültesine gitseydin derler. öğretmen olabilmek ya da olamamak değil mesele, daha ilk günden umutlarınızdan olursunuz.
    düşünür ya da kuramcı olayım diyenlere zaten gülerler. siz de daha ilk günden aradığınız entelektüel ortamın oralara hiç uğramadığını ve uğramayacağını görürsünüz. ideallerinizden olursunuz, belki ilk günden değil; ama yavaş yavaş, azar azar. normalleştirilirsiniz ve onlar bununla övünmeyi iyi sayarlar. bölümün tevhid-i tedrisatından geçmişsiniz işte. yontuldunuz, ne mutlu!

    yine de çok inatçıysanız ve hiçbir şey sizi yolunuzdan döndüremiyorsa elbet bir gün bir şey olursunuz. ama ne hayalleriniz ne umutlarınız ne de idealleriniz olur. bu durumda kendinizi bir şey olmuş sayar mısınız bilmiyorum. ben saymazdım...
  • (bkz: sanat tarihi)

    aç kalabiliteniz yüksektir.

    edit: yahu bölüm revaçta olmadığından böyle dedim. ben de sinema-televizyon okuyorum mesela bana da aç kalacaksın diyen çok. kızmayın, teker teker gelin.
  • gerçekten isteyerek girilmiyorsa hukuk fakültesi. zira isteyerek okuyana cennet ezkaza girene cehennem olur.
  • eski uygulamaya göre:
    (bkz: jeodezi ve fotogrametri)
    mezunları bile kendilerini harita mühendisiyiz diye kandırıyorlardı olm, şaka gibi lan.

    edit:şimdi hepsi harita mühendisliği olmuş, itü gene her zamanki çıkıntılığını yapıp geomatik mi ne öyle bi isim koymuş.
  • (bkz: sinema-tv)
    boşuna okunan bölüm.nitekim liseyi bitirip setlerde çalışsam şimdiye arş-ı alaya varmıştım.okumayın okumaya kalkanı oturtturun derim.
  • bayanlar icin kimya muhendisligidir. diger muhendislik dallari kizlara hasretken bu bolum illallah ettirir. kizlari da hirsli, kendilerini begenmis ve arkadan is ceviren tiplerdir ya da sonradan oyle olurlar. (bkz: üzüm üzüme baka baka kararır) en azindan ytu kimya muhendisliginde bu boyle. (bkz: aman diyim)

    edit: biraz daha dise dokunur yazmam rica edildi. soyle bir ornek: lablar sebebiyle diger ogrencilerle ic ice olmak zorundasiniz ve yukaridaki kisilik modelleri bu durumu zorlastirirlar. ne entrikalar gordu daha bu bolum ama illa ki tercih edecekler icin spoiler vermeyelim yoksa gazi kacar.
  • burada yazanlara göre bütün bölümler, tercih edilmemesi gereken bölümler kategorisine girer. ee ne yapacak millet lan?? onu yazma bunu yazma... ilk okuldan sonra banka müdürü yaptılar da biz mi olmadık sanki.
  • bu hayatlarının baharındaki genç arkadaşlar seçtikleri bölümleri bitirdikten sonra daha fazla iş imkânı olan bölümler seçmelilerdir. bundan mütevellit iletişim fakültelerindeki her hangi bir bölüm tercih edilmemesi gereken bölümlerdendir. istediğiniz kadar idealist, hayalleri olan ve bu hayalleri gerçekleştirmek için dişini tırnağına takacağına inanan ve atılgan olun. fark etmiyor. yarın öbür gün beni dinlemeyip giderseniz ve staj yaptığınız yerel bir kanalda elli yaşına gelmiş ama hala böyle küçük yerlerde takılmak zorunda kalan adamlar görünce, bir nebze olsun anlarsınız beni. türkiye'deki medya sektörü bu kadar çok iletişim mezununu kaldıramaz zaten. yerelleşmenin olmadığı bir yerde bunu beklemek pekte akıllıca olmaz zira. oturun bir hesap yapın kaç tane gazete, tv, dergi falan fıstık var. bir de her yıl iletişim fakültelerinden kaç bin insanın mezun olduğuna bakın. ay yine daraldım.