şükela:  tümü | bugün
80 entry daha
  • ironik bir durum.

    defalarca hata yapan sevgiliyi terk eden kadın, peşinden koşturamaz. çünkü sevgilisini sevdiği hâlde risk alıp "artık yeter. bitti bu iş! " demiş ve kaybetmiştir bir kere.

    gel gör ki, hiç hoşlanmadığı ya da birlikte olamayacaklarını söylediği adamlarsa, kadın naz yapıyor zannederek kovalamaca oynamaya devam ederler. ta ki istediklerine ulaşıncaya dek.

    bana göre burada yazılanlara ve hayat tecrübelerine bakacak olursak erkeklerin terk edilmeyi kesinlikle hazmedemediklerini söylebiliriz.
  • kadının kişilik örüntülerine, psikolojik şemalarına, bağlanma stiline göre değişir. bunu bilebilmeniz için söz konusu kadını iyi tanıyor olmanız lazım.

    ama ortada ekstrem bir durum yokken sizi karşınıza alıp sakin sakin gerekçeler sunarak giden bir kadını döndürmek çok zordur. bir iki hafta sonra yalvar yakar olmadan hala aynı fikirde olup olmadığını sorun. değişen bir şey yoksa kabullenip devam etmek en sağlıklısı olacaktır.

    narsistik bir kadınsa eğer gidişini hiç umursamıyor gibi davranmalısınız. iyi görünün ve asla arayıp sormayın. o zaten nasıl bu kadar kolay devam edebildiğinizi anlayabilmek için geri dönecek ve kendisine daha çok bağlamaya çalışacaktır.

    borderline bir kadınsa sizin onu terk edeceğinizden korkarak sık sık uzaklaşmaya çalışabilir. bir gün önce "beni asla bırakamaz" dediğiniz kadın bir anda "sen beni sevmiyorsun" deyip gidebilir. bu durumda bir kaç gün süre verin. o zaten siniri geçince özleyip dönecektir. reddedeceğinizden korkup dönemiyorsa siz nabız yoklayın. öfkesi hala geçmediyse düşüncelerinde yanıldığını, bunu kendisinin de anlayacağını ifade edin. bir süre kendi haline bırakacağınızı, fikri değişirse arayabileceğini hissettirin. büyük ihtimalle dönecektir.

    eğer büyük bir hatanız varsa o yüzden terk edildiyseniz adam gibi özür dileyin. biraz zaman tanıyın. hala affetme niyeti yoksa ısrarcı olmayın.

    görüldüğü gibi şartlar değişse de tavsiye edilecek son şey; yalvarmak. bu sizi zavallı konumuna sokar ve hiçbir kadın bir zavallıyla olmak istemez. işe yaramayacak ya da kısa vadeli sonuç verecek tek şey bu.
  • terk eden kadının geri dönme ihtimali pek yoktur. kadın o son damlaya kadar sabreden bir varlıktır, oradan da geri dönüşü pek olmaz. erkekler gibi ayrılığı oyuncak haline getirmez kadınlar. velhasılı terkettiyse yolunu gözlemeyi bırakın.
  • terk eden kadının geri dönmeyeni makbuldür beyler. o yüzden dua ve taktiklerinizi geri dönmemesi üzerine yapın.
  • terk eden kadın terk etmiş kadındır , geri kazanmanın da alemi yoktur , şarkı bile yazmış adamlar sizin derdiniz ne ?

    (bkz: yolcu yolunda gerek)
  • öncelikle onunlayken olan kendinizi geri döndürmeniz gerekir.

    bir kadın sizi sevmişse veya âşık olmuşsa sizde başkalarına benzemeyen, diğerlerinden farklı olduğunuzu gördüğü özellikleriniz için sevmiştir. ilişkilerde tarafların gözden kaçırdığı çok şey oluyor. sanırım, "nasıl olsa bir sevgilim var. bundan böyle rahat edebilirim, kafama göre takılabilirim. nasıl olsa beni seviyor." şeklinde bir bakış açısı bu. saldım çayıra mevlam kayıra gibi ve muhteşem(?) türk insanı, ilişkilerinde bile kaderci olmaktan kurtulamıyor. abazanlığın yaygın olmasından mıdır, sevilmemiş olmaktan kaynaklanan özgüvensizliklerden midir, yine sevilmemiş olmaktan gelen ve bir kez sevilince de bonus olarak ortaya çıkan görmemişlik duygusunun verdiği popo havalanmasından mıdır, bilmem; ama insanlar ilişkileri olunca, kendilerini seven biri olunca cidden sapıtıyor. bu sapıtma, başka birinin de o şekilde âşık olup sevebileceği ve bunun da muhakkak, bir matematik kesinlik gibi olacağı düşüncesinden geliyor. o zaman da kendisini seven, aşk duyan insanla yetinmemeye başlıyor ve başkalarında da aynı aşkı uyandırma hevesine kapılıyor; ego çok güçlü, özgüven ise bütün sahip olduklarına ve donanımlarına rağmen çok zayıf çünkü.

    sevgilisinden başka, başkalarının duyacağı aşklar özgüven sağlayacak. bu da maalesef üç-beş yabancı dili anadili gibi konuşsa bile, çok çok üstün bir eğitim almış olsa bile, çok saygın bir meslekte üst düzey bir insan olsa bile özgüvensiz biri olacağı gerçeğini değiştirmez. buradaki örnek de çok fakir biriyken çok zengin olup bir yaz günü gerçek ve pahalı bir kürkle dolaşan veya canlı yayında para sayan birinin özgüvensizliğinin-açlığının-doymamışlığının benzerini görmenin bir yoludur ve anlamca aralarında hiçbir fark yoktur. açıkça söyleyeyim: zamanında büyük bir aşka değer görülmüş, büyük bir aşkla sevilmiş birinin özgüveni çok farklıdır ve bu özgüveni ne çok para sağlayabilir ne saygın bir toplumsal statü ne de tonlarca bilgi. bu insan kolay kolay bulunmayan bir aşkla başka bir insan tarafından sevilmiştir ve bunun da bilinen dünya değerleri üzerinde bir karşılığı yoktur. böyle bir aşka, sevilmeye rockefeller'in bile parası yetmezdi.

    işte kimi insanlar az bile sevilse gördüğü ilgiden sapıtıveriyor ve dediğim gibi kendisini bu şekilde başkalarının da sevebileceği, aynı aşkı başkalarında da uyandırabileceği gibi çılgın bir fikre kapılıyor. o zaman da ilişkisine özen göstermemeye başlıyor. kendisini çok seven insanı görmezden geliyor, belki de aramasına günlerce sonra cevap veriyor. önceden olduğu gibi davranmıyor. çok ilgili biriyse ve kendisine âşık olan kişi de mesela ilgiyi hiç de sevmediği halde onun ilgisini sevmişse ve diğeri de ilgiyi artık göstermiyorsa o zaman ilişki için kötü günler yaklaşıyor demektir. o zaman, âşık taraf hassas olacaktır ve başka eksiklikleri de görmeye başlayacaktır. karşı tarafın gördüğü eksiklikler de sizin ilişkinin başında olduğunuz halinizdir.

    iki tip ilişki var tabi:

    * çoğunlukla bir ilişkisi olsun diye yaşanan ilişkiler.
    * içinde aşk olan ilişkiler.

    ilk ilişki tipinin bitmesini muhtemelen siz de istiyorsunuzdur. eğer bu ilişkideki kadını geri döndürmek istiyorsanız olasılıkla sevişecek birini bulamadınız. o zaman açıkça "sevişmek istiyorum." deyin, kadın da istiyorsa ve aklında iyi sevişen biri olarak kaldıysanız geri döner. ilişkinizle de yüzleşmiş olursunuz.

    ikinci tip ilişki için ise kadının hâlâ size âşık biri olmasını umut edin. aşkını öldürmediyse ve siz de onun sizi sevdiği kendinizi geri getirmeyi başarabilirseniz geri dönecektir.

    yani ilişkilerde sorun olan şey: düşünüyorum da azıcık geri tarihlerde insanlar görücü usulü gibi bir yolla evlenirdi. bu evlilikler bile kolay kolay bitmezdi. şimdiki ilişkilere bakıyorum: insanlar birbirini görüyor. çoğu insan, ortak yanları olmadan bir ilişkiye başlamıyor, hoşlanmak da bir ilişkiye başlamak için yeterli olmuyor(bu benim durumum. ilişkiye başlamak için hoşlanmak yetmez.) diğer birçok istek-talep-beklenti-koşul var. demek ki bunlar sağlanıyor da ilişkiye başlanıyor. o halde ne? sorun sevgisizlik ve aşksızlık mı; yoksa tam aksine çok sevilmek mi? sözlük'te zaman zaman başka başlıklarda "ilgi" konusu geçiyor örneğin. sevgilisinden gördüğü ilgiden sıkılan insanlar var. buna şaşıyorum: size âşık biri size ilgi göstermeyecek de kime ilgi gösterecek? yedeklerinize mi? yedekte erkek/kadın tutmayan biriyse ne olacak? öte yandan başka birine/birilerine ilgi gösterse bu aldatmak olmaz mı? bence arkadaşlık etmek de tehlikeli.

    şunun gibi:

    "bir erkekle bir kadın arasında oynanan bütün oyunlar, en ayakları yere basanı da dahil, içten içe bir cinsellik içerir." büyücü: john fowles

    bazı insanlar da arkadaşlık maskesi altında yaşanan oynaşmalara yatkın değildir. bu durumda sizinle birlikte olan biri, elbette size ilgi gösterecek; çünkü belki de o insan için her şey anlamına geliyorsunuz.

    yani bence insanlar ne istediğini bilmiyor.

    geri döndürmek istediğiniz kadın sevdiğiniz bir kadınsa sizde neyi sevdiğini az-çok biliyor olmanız gerekir. yüksek ihtimal, ilişki esnasında o kişi olmaktan farkında olmadan uzaklaştınız. yeniden ve daha iyi biçimde o kişi olursanız geri dönme ihtimali yüksektir.

    sevmeyen veya sevgisini öldürmüş bir kadın ise çoğunlukla dönmez.
    başka bir kadınla kıskandırma taktiğini tavsiye etmem. kadınların sezgilerinin gelişmiş olmasıyla mı ilgili bilemem de bunu anlıyorlar. dönerlerse de intikam için dönüyorlar veya unutmuyorlar. kendini geliştirme taktiği üzgünüm; ama pek çalışmaz. kadınlar sevgili veya eş bulma konusunda pek zorlanmaz, geliştirdiğiniz halinizden de iyisini bulur bu kez de. yani gereği yok. insanlar böyle böyle bozuluyor ve ilişkiler içinden çıkılamaz hale geliyor. insanlar aşka ve sevgiye olan güvenini, kadınlar ve erkekler de birbirlerine ve kendilerine olan güvenini yitiriyor.

    ilişkileri doğal yaşayın. taktiklerden vb'lerinden uzak durun ki birbirinizi ve kendinizi tanıyabilin. sevdiğiniz insan tarafından sevilmişseniz de değerini bilin.
  • sizi sevmişse ilişkideyken ayran gönüllü bi hatun değilse bekleyin döner.
    sevmemişse tanımaz bile.
    siz bişey yapıp kaçırttıysanız ilk hatanızsa seviyorsa yüzde 90 döner sevmiyorsa yedekleri biterse yada birazda şunla olayım derse döner.ilk hatanız değilse sevmeyen kadın zaten 1.hatanızda çoktan postalamıştır 2.hata yapma şansınız yoktur ona yani ilk hatanız değil ama seviyosa yüzde 50 döner.
    siz nasıl döndüreceğinizin tekniklerini düşünedurun ben olasılık sonuçlarnı yazdım gençler yöntemler değişir bunlar sabittir.kolay gelsin
    not:kaşarsa uğraşmayın amk sizi seveni seçin.hatunu kırdıysanız sizi severken sizin allah belanızı vermesin amk döndürürseniz herşeye tövbe edin yoksa boşuna umutlandırmayın.
  • lan ne aptal insanlarsınız, insanlarız. her bok geçiyor lan bak her bok. sizi boktan hale düşüren yine sizsiniz. ha ben yapmadım mı yaptım. ben bir kıza yalvardım. lan ne salakmışım diyorum şimdi. olsun sevdiğiniz kadın için acı çekmek, gözyaşı dökmek güzeldir. her zamam derim aşk acısı insan olmanın nişanesidir. tanrısal egoya sahip bir adamdım, insanların aşk acılarını yaşadıkları boktan ilişkileri küçümserdim. sonra işte benim de başıma geldi. kendimi tanıdım. sonradan da böyle koy götüne rahvan gitsin modunu yaşadım daha çok kızla şansım oldu ama bu ben değildim yani bana göre değildi. aşk acısı öz saygınızı kaybettirir aman dikat edin. başkasını çok sevdiniz diye kendinizi sevmeyi bırakmayın. kız beni neden sevmedi, çünkü bana ben heyecanlanmak istiyorum dedi. haklıydı, kadınlar bir erkeği gördükleri zaman kalpleri pır pır etsin isterler. bunu neyinizle yapıyorsanız öyle yapmaya çalışın. şuna para falan yazan tipler oluyor, ne gerizekalı insanlarsınız. erkeğin sevgisi daha çok fedakarlığa dayalı. hani dünyaları yakmak olayına erkekler daha çok kapılıyor ki bu duygu satın almaya çalışmaktır. bir de insanlar sevilmek değil, sevmek ister. bir kız sizi terk ettiyse sevmiyordur bu kadar basit. o kadar çok kız var ki. başka başka özellikleriyle sizi tav edecek. aldatılma, terk edilme, reddedilme falan bunlar böyle ağızda biraz acı tat bırakır, başlarda umutsuzluğa sürükler ama sonra geçer tekrar biri çıkar, tekrar seversiniz. sevmek çok güzel bir eylem. hayatınızda boktan şeylerle anlam bulacağınıza sevgiyle anlam bulun. bak emir kipini görüyor musun? işte ego bu. iki senedir törpülemeye çabalıyorum ancak bu kadar oluyor ama çalışmalara devam, yılmak yok.
  • kazanılsa bile hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
14 entry daha