şükela:  tümü | bugün
  • anne ve kızı rollerinde shirley maclaine, debra winger'in başrollerini paylaştığı terms of endearment adlı filmin türkiye gösterimindeki adı.
    83'te toplam 11 oscar'a aday olmuş, bunlardan 5 tanesini, en iyi film, en iyi kadın oyuncu shirley maclaine, en iyi yönetmen james brooks, en iyi yardımcı erkek oyunucu jack nicholson ödüllerini kazanmıştır.larry mcmurtry'nin aynı adlı kitabından uyarlanmıştır.
  • james l.brooks'un yönettiği ve debra winger'in mükemmel bir oyun sergilediği oskar ödüllü unutulmaz film. özellikle emma'nin (debra winger) ameliyati öncesi çocuklariyla vedalasma sahnesi çok çarpicidir.yillar geçti üzerinden ama (1983) unutamadim bu filmi...
  • başrollerini debra winger , shirley maclaine , jack nicholson , jeff daniels ve danny devitonun oynadığı etkileyici film. yıllar önce tv'de izlediğimde ne yalan söyliyim ağlamıştım o debra wingerın çocuklarıyla vedalaştığı sahnede. hatta kızmıştım biraz izleyicinin duygularıyla bu kadar oynanmazki deyyu.. aşık olmuştum debra wingera o film sayesinde. oyunculuğundan olmalı. ismini her duyduğumda boğazım düğümlenir sanki gerçekten ölmüş gibi. velhasıl kelam bi yerden bulucam bu filmi.
  • the x files'in 6. sezonunun 6. bolumudur. fakat yayinlanis sirasi olarak how the ghosts stole christmas'tan sonradir. olaylar, başında ve sirtinda anormal cikintilar olan bir bebek bekleyen cift ile baslar ve gelisir.
  • bruce campbell in konuk oyuncu olarak rol aldığı x-files 6. sezon bölümü.
  • bi de bu filmin bir müziği vardır.
    unutulmaz sabah sabah hatırlanırsa üzer adamı.
  • hungur hickirik aglatir. film yarisina kadar romantik komedi tadinda giderken, bes dakikalik bir surec sonunda bildiginiz, sumukleriniz aka aka hickirip "ay neler oluyor ayol?" derken buluyorsunuz kendinizi. simdi agir spoiler basliyor, katil usak. bu sakaydi. bir nevi tatli bir nukte. ama bundan sonrasinda filmin sonu dahil anlaticam ve irdeliyicem, uyariyorum.

    su gune kadar izledigim tum filmler arasinda, ask ve tutkuyu bu kadar guzel ve dogal aktaranini gormedim. ciddiyim. bir sahne var, debra hamile (ayrica hamileyi oynarken ve pofuduk coraplarla da mi seksapel olunur guzel kardesim) yeni tasindiklari evde kocasinin yanina yer yatagina yatiyor, birbirlerine sarilip salak salak geyik yaparken, birbirlerinin orgazm olus sesleri ve cumlelerini taklit etmeye basliyorlar, "esas sen kendine bak, ah evet.." tadinda, sonrasinda da o hamile halle sevismeye calisma sahneleri var ki omre bedel. en azindan benim izlediklerim arasinda daha sahici bir ask ve tutku sahnesine denk gelmis degilim henuz. ha herkesi acar bir ask tanimi degil, boynuzu da yiyor, kendisi de aldatiyor, ve hani debra winger gibi olmek istemiyorum sonunda o da apayri bir mesele ama iki insanin aldatma, aldatilma takmadan ve "her seye ragmen" birbirlerini sevis bicimleri hayran kalinasi guzellikte. ya da ben premenapozdayim, o da var, o da can.

    shirley maclain ve jack nicholson'in hikayesiyse apayri bir vaka analizi. guzel bir kurkcu dukkani hikayesi olmus. en carpici kismi tabii ki anne-kiz iliskisi. shirley gibi obsesif ve ufak capta histerik egilimler gosteren annenin daginik* kizi hikayesi. bu iliskiye dair en hosuma giden, yillarca telefonda devam eden muhabbetler sonunda shirley'nin "yeter artik seninle kavga etmeyelim" dediginde, debra'nin "biz hic kavga etmedik ki" demesidir saniyorum, ayni iliskinin (ki o kadar yakin bir iliski) o iliskiyi yasayan iki insan tarafindan o kadar apayri bicimde algilanmasi ne ilginctir. asktan olume, "akan" bir film, hic zorlama olmadan cok guzel.
  • ost'sinde "uhm ma byul ah gi byul (violin version)" isminde, insanoğlunu acı çekmeye zorlayan kendi başına bir başyapıt var. film, malum.
  • oldukça akıcı, yer yer bunaltıcı olasa da zevkle izlenecek bir film.film bir aile trajedisini ele almış gibi gözükse de aslında sevgi ve sadakat kavramlarının cesurca üstüne gitmesiyle dikkati çekiyor. içinize neşe katan sahnelerinin yanında özelikle sonlara doğru hüznüyle de sarsan bir film. sanu sizi şaşırtacaktır mutlaka, izleyin derim.