şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: cherry jones)
  • erik the viking gibi super bir filmin yonetmenidir....o filmde arnulf the unmusical adli krali oynamistir
  • life of brian'i da yonetmi$ ki$i.
  • bbc ve belgesel kanallari icin muhte$em belgeseller ceken, ozellikle haclilar ve hacli seferlerini konu eden belgeselleri en az life of brian kadar enfes olan, komik bilgi dagarcigi insan. ozellikle belgeselin turkiye ayaginda kapalicar$i'da aldigi $ekiller $emaller ile bir arnulf olmu$, tam tam ti tam tam olmu$tur. saygilar sunarim pa$am.
  • crusades adli belgeselinin turk televizyonlarinda cuneyt arkin'in tarihi filmlerinin gosterildigi kadar sik gosterilmesi gereken oxford universitesi tarih bolumu mezunudur. bir suru de cocuk kitabi yayinlamistir, bir kismini michael palin ile birlikte.
  • monty python in en kisasi.
  • monty python’un en ön plandaki elemanı, komedi türünü baştan sona yeniden yaratan komedi yazarı. (komedyen demek istemiyorum –ki kendisi mükemmel bir oyuncudur da aynı zamanda.) 3 monty python filmini de yönetmiş kişidir (2’sini terry gilliam ile birlikte) ve senaryo konusunda bu 6 adam her ne kadar eşit paya sahip görünse de, jones’un payı biraz daha fazladır. ayrıca kendisi bu ekibin varlığını sağlayan insan olmuştur. arkadaşı michael palin ile, flying circus’tan çok önce pek çok tv şovunda harikalar yaratmış, ama patlamayı her biri kendi çapında kült 5 adamı bir araya getirdiğinde yapmıştır. üstelik grubun dağılmasının ardından john cleese’i de yanına alarak erik the viking’i çekmiş ve monty python severlerin özlemlerini bir nebze de olsa dindirmiştir.

    flying circus boyunca hemen hemen tüm üyeler en az bir kere kadın rolüne girmişlerdir ama bu adamın fred çakmaktaş’ı andıran tipiyle ve incelttiğinde inanılmaz komik bir ton yakalayan sesi ile bu konuda tartışılmaz derecede önde olduğunu düşünüyorum. life of brian’daki anne rolünü kim unutabilir ki? ya da bulaşık yıkarken bebek doğuran meaning of life’daki anneyi? üstelik hemen hemen her karakteri oynamak konusunda aynı derece başarılı, mimikleri ve bakışları bile kendi içinde bir kopma sebebi. zaz üslubunu bu derece hiciv dolu bir hale getirmekle ünlüdür. meaning of life’daki sonsuz çocuk doğurmuş anneyi hatırlayalım bir an. söylediği her cümle ile insanın karnına kramplar sokarken bir yandan katolik kilisesi ile ilgili eleştirisini o kadar güzel yapar ki, komedinin öylece akıp giden bir sabun köpüğü olamayacağını farketmemizi sağlar. komedi aslında çok daha sert bir türdür. kendisinin dediğine göre, en zor türdür. çünkü duygusal bir filmi izlerken sizi ağlatmadığı için filmi kötülemeniz düşük bir olasılıktır, ama komedi filmlerinde her zaman gülmeyen ya da espriyi anlayamayan birileri olur, ve bu insanlar gülmedikleri için filmi suçlamaya başlarlar. komedi aslında iki kutuptan oluşur. bir tarafa çekildiğinizde kahkahalarınız arttıkça artar, diğer tarafta iseniz “ne bu şimdi?” şeklinde ekrana bakmanız olasıdır.

    terry jones’s personal best isimli flying circus bölümlerindeki en başarılı performanslarından oluşan dvdsi türkiye’ye geldi. killer joke, lumberjack song, olympic hide and seek, mystico & janet, court martial gibi en bomba skeçleri bulabileceğiniz mükemmel bir disc. her python üyesi için ayrı bir dvd hazırlandı ve hepsini bir anda edinmek için yüklü bir para ödemek gerekiyor. ama benim gibi ufaktan hepsini toplamak amacındaysanız, bu adam ile başlamanızı öneririm. monty python’un en kısa üyesi (ingiliz herifleri uzun diye kısa demeyelim kendisine, çünkü boylarımız aynı), skeç aralarında da kendi evinden bize eşlik ediyor, piyano çalıyor, arada dişlerini fırçalıyor. 65 yaşında bile ne kadar yaratıcı ve komik olabileceğini ispatlıyor.

    meaning of life’daki yemek yiyerek patlayan adam geliyor aklıma. sonra da çektiği 4 filmin hepsinin irlanda’da yasaklandığı ve gösterilmediği. eserleri, en şiddetli filmlerin bile ulaşamadığı bir noktada duruyor şimdi. kendisi de tevazu göstermeyerek deha olduğunu söylüyor zaten. bize de katılmak kalıyor yine.
  • bütün monty pyton filmlerinde mutlaka bir orta yaşlı kadın rolü oynamışlığı vardır.
  • demiş ki: "comedy is a dangerous business. if people find something funny you're okay. but the moment you do something that's meant to be funny and someone doesn't find it funny, they become angry. it's almost as if they resent the fact that you tried to make them laugh and failed. nobody comes out of a mediocre performance of hamlet seething with rage because it didn't make them cry. but just listen to people coming out of a comedy that didn't make them laugh."