şükela:  tümü | bugün
  • kendilerince kadınları soymak adına debelenen insanlardır.
    neymiş efendim baş örtüsü ya da türban insanı kısıtlarmış, kadını mal yerine koyarmış vb vb..
    vücut hatlarını belli etmemek ve sağda solda sapıklardan kendilerini korumak ne zaman saçmalık oldu?
    bak kardeşim şort giyen kız kendince özgür ve dilediğini yapıyor değil mi? ne oldu da kapalı kızlar size batar oldu? diğerlerinden gördüğünüz şeyleri sizden sakladıkları için mi rahatsız oldunuz?
  • tesettürlü kadınlar tesettürsüz kadınları "orospu, yollu, tecavüzü hak eden kişi" olarak damgalarsa karşılığını da bu şekilde alır. etkiye tepki meselesi.
    üzülme talhacan.
  • tartışmaya girecek yazarlar için okuma önerisi: (bkz: iblisin kıblesi)

    kitap yörüngesinde bir program için

    önce tanımlar yapılsın, sonra tartışması yürütülür.
  • o da yanlış tabii ama şort giyen kıza şort giydiği için tekme atan çomarlar kadar kötü değildir kanımca.
  • (bkz: yamada asaemon)

    efendim, sorunuz mu var dı ?
  • bir ara bu konuyla ilgili çok daha uzun yazmak istiyorum ama aşağılanan şeyin tesettürlü kadınlar değil, aksine kadınları aşağılayan tesettürlü din olduğu gerçeği göz önüne alındığında aslında bir hayli haklı olan yazarlardır.

    biliyorum, ağızlarından tükürük saça saça islam'ı savunan dangalaklar için okumak yalnızca eyleme geçmemiş bir fiildir ama içinizde aydınlanmaya dair azıcık bir istek varsa aşağıdaki kitapları okumanızı tavsiye ederim:

    onurun bedeli - jan goodwin
    peçeye öfke - parvin darabi
    kafir - ayaan hirsi ali

    islam hiçbir zaman kadının dostu olmamıştır. kadını aşağılamış, insandan az, erkeğin yarısı olarak görmüş, dövdürtmüş, öldürtmüş ve örtünün altına kilitlemiştir. bundan öte, islam yüzyıllardır bu coğrafyada insanların ölmesinin asıl nedenidir. emperyalist puştlar bile bu konuda ikincil nedendir. kadınlar dul kalan, evlat acısı çeken, tecavüze uğrayan, köle olarak kullanılan bir canlıdan öteye geçemediyse bunun temel nedeni islamdır.

    bir ara bir entrymde türbanlı kadınları hep ikiye ayırdığımı söylemiştim, tekrar buraya yapıştırıyorum:

    1. ne yazık ki baskı ve mecburiyet yüzünden böyle olan kadınlar. her biri için yüreğim parçalanıyor, inanın. hayatın birçok alanda kısıtlanıyorlar, aile içindeki erkek egemenliği tarafından sürekli bir kıskaçtalar ve kendi kafeslerinden kurtulacakları günü bekliyorlar. eğer şanssızlarsa aynı kafada biriyle evlenip, yine bir erkek egemenliği altına girip, aynı yaşantıya devam ediyorlar. onların en basitinden bile yeni saç renkleri, saç modelleri, farklı giyim tarzları denemek isteyip de deneyememeleri bile bir dram. her biri için çok üzülüyorum. sizlere lafım yok. umarım bizler, kadınlara hak ettikleri hakları ve özgürlükleri sağlayabiliriz de her birimiz güzel ve sorunsuz bir hayat süreriz.

    2. kreşte çocukları tekmeleyerek dans eden psikopatların yaptıklarında da görüldüğü gibi ruh hastası olan, türbanı "özgürlük" olarak gören, kancık karılar. her biri gerçekten kliniklik. örtünmeme gibi bir seçeneği varken bile kendi elleriyle özgürlüklerini kısıtlamayı tercih eden, kendilerini yarı-erkek olarak gören, cahil, salak yaratıklar. tabii, mevcut hükümet dolayısıyla onlara yaranmak için kâr amaçlı da bu yola girenleri var, bunlarla aynı kategori o da. şimdi böyle manyaklar sizce pedagojiden anlar mı? hatta anlamayı geç, daha ne olduğunu bilen kaç kişi vardır aralarında? bu tiplerin takip ettiği birkaç isim yazayım da size, iyice iğrenin: esra elönü, hilal kaplan, elif çakır, nihal bengisu karaca, sibel üresin vb. sanırım yeterli olmuştur.

    şimdi, türkiye'deki kadınların istediği zaman başlarını açıp, istedikleri zaman kapatma hakları var değil mi? istedikleri zaman bunu yapabilirler. yalnızca yakın çevresinin düşünce yapısına göre bir tepki alabilirler ama kanun olarak düşündüğümüzde tamamen özgürler. araba kullanabiliyorlar, "şehvet uyandırır" denilip de salatalık, kabak, havuç gibi sebzeleri almaları engellenmiyor. diğer islam ülkelerine göre daha özgür olma hakları var yani. e be salağım, daha özgür olabilme, kendi bireysel ve ekonomik bağımsızlığını kazanabilme gibi bir hakkın, imkanın ve özgürlüğün varken niye orta çağın kör karanlığına atıyorsun kendini? kızıyorum tabii böyle şeyleri görünce. kendi isteğiyle kapanan, çıkarcı karıları görünce deliriyorum. kadınların artık geri zekalı olma lüksü yok. "erkekler bizü ötekileştirüyür, yok efendim eşitlük, saygü vs." diye protestolara çıkmadan önce her kadının aklını kullanma zorunluluğu var. saygı hak ediliş gerektirir. yalnızca kadın ya da yalnızca erkek olduğu için birine saygı duyamazsınız. kadınlar olarak biz bir şeyleri başaracağız ki, hak ettiğimiz hak ve özgürlükler ondan sonra önümüze konulacak. mesela işe, aptal, ilkel, kadın düşmanı arap dinini savunmayarak başlayabilirsiniz.