şükela:  tümü | bugün
  • ali lidar'ın ithaki yayınevi'nden iki hafta sonra çıkacak olan ilk kitabı.
  • ali lidar'ın yıllardır beklenen kitabı.
  • ali lidar'ın üşene üşene bu güne kadar geciktirdiği kitap projesidir.

    o kadar merak etmiyorum açıkçası, yazdıklarını takip eden biri olarak.

    he kitabı alır mıyım? alırım lan hatıra yıllar sonra bir hoca vardı alkolden gitti güzel yazardı, dük derdi kendine al oku evlat diye çocuklarıma veririm.
  • ali lidar'ın sonunda çıkardığı kitabı. bugün istiklal'de insan kitap'da gezerken tesadüfen görüp hemen aldım. ancak beni hayal kırıklığına uğrattı. ali lidar'ı tanıyanların zaten bildiği metinlerden oluşuyor kitap. en azından çoğunluğu bildiğimiz metinler diyelim. kitabı okumadım henüz ama yeni metin varsa bile çok değildir. yine de üstadı kırılmamış bir antep fıstığına yenilirken gördüm sayfaların arasında ve yüzümde eve dönene kadar gitmeyen mütebessim bir ifade kaldı.
  • ali lidar'ı bir araya toplamış kitap. bir araya getirmiş.

    uzun zamandır bir araya getirilip kitap kokmasını beklediğim parçalar. öyle ki e-kitap dahi okurken ruhu yakalayamayan bir insanım ben, beceremiyorum, hissedemiyorum. mevzuu kitap olduğunda fazlasıyla geri kafalıyım. "kitabın kokusunu alacaksın bir kere arkadaş" muhabbetinden ayrı bir durum bu. altını çizdiğim satırları, salya sümük okuduğum sayfaları, nefessiz kaldığım paragrafları elimde tutma isteği tamamen. koku ayrı, koku başka. bir de doku var.

    ali lidar da tesirsiz parçalar ile dokuyu sağladı. bir araya geldi.
  • readlist diye bir listem varsa ilk üçte bu kitap var.
  • içersinde üç beş güzel öykü barındıran kitap.ancak ne muhteşem bir kısa hikayeler derlemesi ne de edebi değeri olan bir kitap.ali lidar ın da çok taktığını zannetmiyorum bu durumu zaten.kendisi daha çok iyi bir okuyucu kıvamındayken kazara yazmaya düşmüş gibi bir izlenim bırakıyor bende
  • ali lidar'ı severiz alengirli şiirinden ötürü.

    kitabı beğenip beğenmemeniz ondan ne beklediğiniz bağlı. şahsen ben çok bir şey beklemiyordum okumadan önce. güzel yazılar yazan bi adamdan kötü bir kitap çıkabilir diye de düşünmüştüm. her şeye hazırlıklıydım yani.
    kitabı okumaya büyük bi heyecanla başladım. ve okurken de korktum aslında biraz yalan yok. çünkü adamın yazılarındaki tek bir söz bile benim gözlerimi doldurmaya yetmişken, kocaman kitapta kendimi ağlatacak bi satır illa ki bulacaktım ve nitekim de öyle oldu.

    kitapta çocukluğundan bugüne kadar yaşamış olduğu iyi, güzel, kötü, dramatik şeyleri anlatıyor. roman ya da hikaye gibi belli bir konusu yok. her sayfada başka bir hikaye var.

    başta da dediğim gibi, eğer çok şeyler bekleyerek okursanız (ki ali lidar güzel şeyler yazarak kendisine olan beklentiyi bi hayli yükseltmiştir) muhtemelen beğenmezsiniz. belki de beklentinizin üzerine çıkar ve çok çok beğenirsiniz. sıcacık bi kitap. ben sevdim.

    eğer lidar'ın yazılarını/şiirlerini seviyorsanız bu kitabı da sevecekseniz.
  • ''elimden alınır ya da kaybederim korkusu icimden gelenlerin bir adım önündeydi hep. çok sonra anladım ki ben aslında sahip olduğumu zannettigim tüm sevdiklerimi en baştan kaybettim.''
  • yer yer beğensem de bi olmamışlık, bi eksiklik var bu kitapta...

    olmasa da olur...