şükela:  tümü | bugün
  • nasıl adlandıracağımı bilemediğim bir keşif yaptım. terminolojik karşılığını bilenler aydınlatır belki.

    uzun süre kötü bir şeyi yapmaya, görmeye, kullanmaya alışmak, ona maruz kalmak ve bunu o kadar uzun süre yapıp benimsemek ki, artık yerine getirilen yeniliğin heyecan uyandırmaması. örneğin; yeni yapılan asfalt yolun çukurlu yoldan gidip gelmeye alışan köy halkında ilgi ve heyecan uyandırmaması. bu nedenle o bölgeden beklenen oy oranının, tüm yatırımlara rağmen karşılanamaması.

    bunu dün köydeki teyzemi ziyarete giderken fark ettim. arabayla rampadan inerken yolun son zamanlardaki yağmular nedeniyle çamurla yığıldığını, çukurlar nedeniyle berbat bir görünümü olduğunu ve bunun neredeyse 15 yıldır bu şekilde olduğunu hatırladım. bu saatten sonra buraya tertemiz bir yol yapılsa insanların tepkisi ne olurdu acaba diye düşündüm ve çoğu artık altmışına merdiven dayamış bu insanların çok da reaksiyon göstermeyeceğini hissettim. söz konusu yol, aşağı yukarı 6-7 haneye ve 23-25 kişiye erişim sağlıyor. özel günlerdeki ziyaretler sebebiyle yolun kullanımı çok daha fazla oluyor.

    kısacası bir yere yapılan yatırımın heyecan uyandırması, ses getirmesi ve şükranla karşılanması için, bu yeniliğin insan hayatının belli bir evresinde gerçekleşmesi gerektiğini düşündüm. yolun ilerisinde yaşayan teyzem için yeni yol çok da büyük bir ilgi objesi olmayabilir. ancak öbür tarafta yaşayan 13-14 yaşlarında bir çocuk için daha fazla anlam ifade edecektir. bayramlarda ziyarete gelen misafirler yolun yapıldığını görerek sevinebilir, ancak her gün o yoldan gidip gelmeye alışan mustafa amcanın çok da umrunda değil; yapılsa ne olur yapılmasa ne olur ben yine varacağım yere yürüyerek 20 dakikada varıyorum zaten diyecektir. (gece yürürken çukurların yaratacağı tehlikeyi çok da umursamayacaktır.)

    paralelinde bir örnek de şu; yıllarca atanmaya uğraşmış, akademisyen olmak için çabalamış ancak sınavları, mülakatları geçememiş bir öğretmene yıllar sonra neredeyse hiç çabalamadan gelen bir liyakat, onun yıllar önceki çabası kadar heyecanlı bir tesir yaratmayacaktır. bu nedenle bu durumun adını 'tesirsizlik sendromu' olarak adlandırdım.