şükela:  tümü | bugün
  • sel yayınları'nın tüyap vesilesiyle patlattığı bombası.
  • bülbülü öldürmek kitabının yazarı harper lee'nin 55 yıl sonra yazdığı bu kitap püren özgören çevirisi ile kasım ayında bizlerle buluşacak. bazı online kitap siteleri ön siparişe başladı bile.
  • su an elimde olan kitap. bulbul'u oldurmek'i dort bes yil olmus okumusum. iki gun once tekrar basladim. bu iki kitap arasindaki espriden dolayi ikisini es zamanli okuyacagim insallah. sabahlari otobuste bulbul'u oldurmek'e devam ederken aksamlari da evde tespih agacinin golgesinde'yi okuyacagim. kendi kendime muthis bir sey kesfetmiscesine keyiflendim. heyecan verici.

    "cirkin bir sozcuk olan onyargi ile tertemiz bir sozcuk olan inancin ortak bir noktasi var: her ikisi de mantigin bittigi yerde baslar." s. 233
  • baya sürpriz var kitapta. ama esas hikaye döngüsü sürprizlerden biraz farklı. scout, yine bildiğimiz scout. benim gibi 2 günde hüpletmeyin, sindire sindire okuyun derim. çünkü, devamı yok.
  • edinmek için sabırsızlandığım kitap.ilk defa bir kitap için böylesine heyecanlanıyorum.ama zamansız geldin be alamut ile suç ve cezayı okuyacağım sonra bülbülü öldürmek i tekrar okuyup öyle sana başlayacağım.neyse heyecan artmış olacak.
  • bülbülü öldürmek kitabının 20 yıl sonrasını konu eden kitap.

    ilk kitapta birinci şahıs anlatımı varken, ikinci kitapta üçüncü şahıs anlatımı tercih etmiş harper lee. neden bunu tercih ettiğini merak etmedim değil. aradan geçen 55 yıla vermeli belki de.

    ilk kitapta birinci şahıs anlatım olduğundan olsa gerek, sanki yazar kendi hayatını anlatıyormuş hissi verirdi okurken.

    atticus ile scout arasında sonlara doğru geçen uzun bir diyalog için bile okunur.
  • harper lee'nin 55 yıl aradan sonra okularına yaptığı güzellik.

    kitap akıcı, hikaye yine sağlam, karakterler yine muazzam. güzel olmasına güzel ama bülbülü öldürmek'i gölgede bırakmayan, bırakamayan bir güzellik.

    beklenti farklı olunca, dünyanın en harika kitabı da olsa bir eksiklik bulunabiliyor elbette, konunun o kısmını bilahare tartışırız. bülbülü öldürmek'i de bu sene okumuş ve hayli geç kalmış bir insan olarak, beklentim bambaşkaydı, karşılaştığım başka. ilk kitapta bahsi geçmeyen karakter(ler) eklenmiş, ilk kitabın belki de temelini oluşturan karaktere ucundan kıyısından değinilmemiş mesela. ben beklerdim ki bo'dan bahsedilsin tek cümle de olsa. bu bir örnek.

    neyse, atticus hep atticus en azından. atticus gibi bir beyin çocuklarımın babası olması yönündeki kararımda ne kadar haklı olduğumu bir kez daha görmüş, okumuş oldum.

    harper lee güzel kalem, yarattığı atticus çok güzel adam.

    harper lee yine harper lee, tarzı aynı, ruhu aynı. öyle bir cümle yazıyor ki mesela, sonra püren özgeren öyle bir çeviriyor ki susup kalıyorsun. uzunca bir süre. ilk kitabı okuduğun zamanı düşünüyorsun, 55 yıl aradan sonra önüne konan devam kitabını okurken, aradan sadece bir kaç ay geçtiğine inanamıyorsun. sen ne haldeydin, ne hale geldin, o aylar 55 yıl gibi mi geçti? zaman kitap sayfalarında hapsolmuş seninle oynuyor mu? olsun. boşver olsun işte. sen hapsolmadın ya!

    hem sonra bir de:

    " bütün o devetüyü süsler falan aralandığında, bu dünyada doğmuş her kadın onu kitap gibi okuyabilen, güçlü bir erkek ister; onun aşığı olmakla kalmayıp dünyayı sırtlayabilen bir adam. aptalca, değil mi?"

    aptalca da olsa, belki 55 yıl sonra? o kadar yaşarsan... dünyayı sırtlayabilen bir adamla, yeniden okursun kitabı, akabinde kendini...
  • bir kitabın kırk yıl hatırı vardır mesajı vermiş olan kitap, zira yazarın ikinci kitabı için kırk yıl beklediğini gözlemliyoruz.

    doğumgünümde hediye edilen ve birtürlü ismine veya yazarına bakmaya fırsat bulamamama rağmen, bu gece başladığım kitap. 26.sayfaya geldiğimde, yahu kim yazmış negzel kitap diye düşünürken kapağa bakmamla jetonun düşmesi bir oldu. harper lee'nin ikinci ve muhtemelen de son kitabı. çünkü 44 yılda bir kitap yazdığını düşünürsek üçüncüyü zor yazar diye düşünmekteyim.

    harper ablaya teşekkür ederiz.
  • orjinalinde sanmıyorum ki gelibolu ve jön türk'ler gibi kavramlar kullanılmıştır. eğer varsa cidden şaşırırım, bana daha çok çevirmenin dünyası gibi geldi o kelimelerin kullanıldığı yerler. yine de emin değilim elbette ama tahmin ettiğim gibi ise yapmayın diyorum. böle çevirilere ekleme yapıldığını anladığımız da eserle aramıza samimiyetsizlik giriyor ondan uzaklaşıyoruz.
    bunun dışında bülbülü öldürmek romanını sevenler için bence hayal kırıklığı yaratacak bir roman. amerikan politikasının bir dönemine göz atmak için okurum denirse sözüm yok. büyük beklentilerle elime alıp zorla bitirdiğim bir roman oldu.