şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: tester)
  • yazilim muhendisligi ile ilgili nispeten daha az vasif gerektiren pozisyonlardan biridir. test muhendisleri hatalari sadece bulurlar, duzeltmezler.
  • kendim icerisinde bulunmasam da uzaktan sevdigim bu kisileri korumak zorundayim. test muhendisi user testing ya da black box testing olarak nitelendirilen, ulkemiz icin ayse abla ya da emine s beder testing olarak yerellestirebilecegim isle kisitli bir ugras degildir.
    test muhendislerinin test senaryolari gelistirdigi ve cogu zaman test tool yazdiklari bilinmekte ve gozlemlenmektedir. kodlari urune gitmez sadece test icin kullanilir. gerek senaryo gerek test tool yazimi islemi farkli bir yaraticilik ve tencere disinda dusunmek becerisi gerektirmektedir.
  • sadece yazılımsal düşünülmesinin hata olduğu meslektir. devre test eden yok mudur; devreyi test edenin vasfı yazılımcıyla kıyaslanır mıdır düşünmenin gerekli olduğu gerçektir. tabi işin diğer bir yönü de test edilen yazılımdan yazılıma da; test edilen devreden devreye de fark vardır. bazı durumlar çok karışık bazıları daha kolaydır. bu durumda bu iş için tam bir standart oturtulamaz. ama çok çalıştıkları mesailere kalıp kafayı yedikleri kesindir. şimdi o küçümsenen yazılım test mühedisliği çalışanları nasıl gecelere kadar buglarla uğraşmakta nasıl plan program yapamadan mesaiye kalmaktadır incelenmesi bilinmesi gerekir.
  • üniversitelerin test mühendisliği bölümünden mezundur
  • eger kodu yazan isinin ehli bir developer ise bu, testler esnasında balık yakalayamayacağınıza delalettir. test mühendislerinin, performansı buldukları bug sayısı ile doğru orantılı olduğundan kötü bir developer ile çalışmak, bulduğunuz bug sayısının artması dolayısıyla sizin açınızdan iyi fakat test sürecinin bitmez tükenmez bir yola girmesinden dolayı sizin için eziyet haline gelir.
  • bug’ ların babaları, anneleri… sahipsiz bug’ ları bulup onların ruhlarını huzura erdiren hayalet avcıları… yeri gelir hayalet bug’ ı gördüğüne ikna etmeye çalışır ve kanıtlar sunar etrafındakilere, yeri gelir boğaz boğaza developerlarla mücadele verir… zor iştir ama beraber çalıştığı kişiler sağlamsa zevklidir de… her testcide bir süre sonra paranoya başlar.
    -bir hata gördüm sanki?
    -ne dedin sevgilim?
    -diyorum ki bir hata gördüm sanki, bak hemen şurada…
    -yok daha neler. koskoca van gogh. onun fırça darbeleri öyledir, dışa dışa, tanrıya isyan durumu yani…
    -yok yok, bu sahte, ya da hatalı bir çizim, var bi şey bunda bilirim ben…
    uzun süre çalışan bir testcinin hayata bakış açısı değişir, her şeyi daha dikkatli gözlemlemeye başlar. o farkında olmasa da, hücreleri alışmıştır bir kere. hata bulmaya çalışır habire. değişik senaryolar kurar kafasında. genelde hatayı bulduktan sonra koda müdahale etmezler. yazılım bilmeleri şart değildir ama bilirse daha bir hoş olur. testçinin kod bilmesiyle ilgili olarak “must to have” değil ama “nice to have” derler. gerçi iyi bir testçi kod bilmese bile içgüdüsel olarak hatayı hisseder ya da hata kendini onların şevkatli kollarına bırakır. devamlı hata buldukları için sevilmeme tehdidi altında yaşarlar. birkaç kuşak sonra nesillerinin tükenme ihtimali vardır. iyi insanlardır özünde, sevin onları… koruyun testçileri…
  • "never trust developers" gibi bir mottosu var bu adamların. ya ben lan neyse bi şey demiyorum.
  • "no risk, no fun, no testing" de derlermis bunlar.

    (bkz: ben bugün bunu gördüm)