şükela:  tümü | bugün
  • shostakovich'in hayatını ve sovyet devletine karşı verdiği mücadeleyi, yaşadığı sıkıntıları anlatan pek nefis bir film.
  • neal morse'un spock's beard'ı bıraktıktan sonraki ilk albümü.

    neal morse'un gençlik yıllarında düştüğü hataları, tanrıyı ve isa'yı bulmasını anlatıyor.

    konuyu duyunca "anasını sitiym dinlenir mi lan bu bok?..." denmesi büyük ihtimal ama yinede bazı şarkılar dışında sözleri güzel anlamlı müzikleri mükemmel bir albüm olmuş.

    hatta neal morse'un en iyi albümü olarak adalandırmak bile mümkün.

    kendisine bu albümde birçok müzisyen arkadaşı çeşitli enstrümanlarda destek veriyor fakat aralarında en meşhuru transatlantic'teki davulcusu mike portmoy.

    eski model progressşve rock severlerin kaçırmaması gereken muhteşem bir albüm.

    ayrıca albümün normal versiyonu 2 disk, limited eedition'ı üç disktir.

    limited edition'ı şık bir kutuda gelir morse'un tüm şarkılar için bir iki açıklama yazdığı bir booklet içerir.
  • neal morse'un spock's beard ile yaptigi the light, beware of darkness ve kindness of strangers gibi albumlerin eline su dokemeyecek olan calisma. mike portnoy'un da artik "yeter be kardesim, sakin ol biraz" dedirttigi album. tarzin spock's beard'in cok da disina cikmadigi hatta "spock's beard lite" olarak adlandirilabilecegi gozonune alinirsa "neden?" dedirten ancak yine de guzel bir eser. neal'in dini hezeyanlarini asip bir an evvel feel euphoria gibi berbat bir album yapmis olan ve ndv'nun ellerinde heba olmak uzere olan beard'a geri donmesini dilemekten baska care kalmiyor.

    (bkz: neal'ler olmez, beard bolunmez)
  • ing. taniklik, ifade
  • az önce jay leno show'da konuğun iddia ettiğine göre, testicle'dan geliyor. mahkemelerde incilden önce testisler üzerine yemin edilirmiş falan..
  • antik roma senatosunda yeminli konuşma yapacak olan, ifade verecek olan ya da herhangi bir konuda danışıldığında söyleyeceklerinin doğruluğunu kanıtlamak için sağ eliyle sağ testisini tutarmış. testimony ta o dönemlerden evrilmiş çevrilmiş bu hale gelmiş.
  • ingilizce'ye karadenizliler tarafından kazandırılmış bir kelime.
  • uzun yıllar sonunda yazar olan kişi. mutluluklar seninle olsun.
  • r&b - hip hop türünün değeri bilinmemiş albümlerinden. august alsina şunun gibi iki albüm daha çıkarsa şu an kendisinden en az chris brown, trey songz, jeremih kadar söz ediyor olurduk. make it home'daki jeezy, benediction'daki rick ross, fml'deki pusha t verseleri muhteşem ayrıntılar. ayrıca no love, get ya money, ghetto gibi parçalar da yabana atılmayacak cinsten.

    albümün en değerli yapımları şüphesiz numb ve i luv this shit, özellikle i luv this shit'in trinidad james'in saçma sapan verse'üne rağmen yürüyüp gitmesi gerçekten büyük şans. hala açar dinlerim parçayı, kadife sesli reyizleri içeren bir remix'i de var ayrıca parçanın. b.o.b ve yo gotti ortaklığı içeren numb'ın ise prodüktörlük koltuğunda dj mustard gibi bir üstad oturuyor, ki bu bile başlı başına muhteşem bir detay.

    august alsina şu sıralar dj khaled'e yanlamış durumda, sürekli onun albümlerindeki main parçalarda boy gösteriyor. onun yerine şunun gibi bir albüm çıkarsa çok daha mantıklı ve vasıflı bir iş yapmış olur diye düşünüyorum.
  • ing. şahitlik, tanıklık.
    latince kökü itibariyle testicle, yani taşakla akraba. taşağı olmayanın şahitliğinin kabul edilmemesi mevzusuna bir de bu açıdan bakın.
    (bkz: kadının tek başına şahit kabul edilmemesi)
    ve ayrıca (bkz: testis unus testis nullus)