şükela:  tümü | bugün
  • koca imparatorluğa triumvira'yı yetiremeyen romalıların dört başı diktatör yönetim şekli. diocletianus zamanı, ms. 200 sonları 300 başları gibi.
  • romalıların, devleti daha kolay yönetmek amacıyla kullandıkları bir sistemdir.bu sistemde devlet ikiye ayrılır ve her birinin başına iki augustos getirilir.
  • romalı yöneticilerin geç antikçağdaki kriz aşamasında, imparatorluk topraklarını iki ayrı siyasi mekanizmaya ayırıp, buna mukabil uyguladıkları "krizden nasıl sıyırırız" yöntemi. bu sisteme göre hem doğuda hem de batıda birer augustos yönetimin başında olacak, onlardan sonra yönetimi devralıp augustos haline gelecek birer caesar da yardımcı olarak sisteme iştirak edecekti. sonra da onlar kendilerine birer caesar seçip yönetimi devam ettireceklerdi. imparator thedosios'un oğulları honorius ve archadius arasında yaptığı taksim bu durumla ifade edilebilir.
  • roma imparatorluğunda 3. yüzyıldan itibaren uygulanan yönetim sistemi.
    başta olan asıl imparatorun haricinde eş imparatorlarda yönetimde söz sahibidir. özellikle toprakların merkezden yönetilemeyecek kadar büyümesiyle uygulanmaya başlanmıştır. ancak bunun sonucunda eş imparatorlar arasında iktidar mücadelesi de yaşanmıştır.
  • (bkz: tetrarch)
  • son cümlesi in hoc signo vinces olmuştur.
  • büyük konstantin licinius u yenerek batı ve doğu roma'nın tek hakimi olarak tetrarşi sistemine son verdi.
  • diocletianus zamanında yürürlüğe girmiş, ı. konstantin döneminde sona ermiştir. kurucusu olan diocletianus, imparatorluğu bırakıp doğduğu köye (sırbistan'da) yerleşip lahana yetiştirmiştir.
  • (bkz: #70884378)
  • roma imparator'u diocletianus'un igor tudor gibi yeni sistem arayışına girip uydurduğu bir sistemdir. daha kolay yönetme açısından başta akıllıca gibi dursa da parçalanma, parçaların birbirinden daha çabuk ayrışması için biçilmiş kaftandır. zaten 2 kişi arasında yıllardır süre gelen taht savaşları artık cephe sayısını arttırmıştır. üstelik domine eden sıfatıyla tahta gelen biri tarafından bu sistemin getirilmesi de epey ironi.