şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: bizi sike sike fenerli yaptılar)
    not: besiktasliyim ama konuyla yakindan ilgili bir bkz. oldugunu dusundum.

    baslik basima dusmus, o zaman tanim yapayim da sasirmasin degerli okuyucum.

    kuran diye bir kitap var. yuksek bir yerde saklanip okunmadan once opulup bas'a konulma ozelligiyle dunyada bir ilk bu kitap.
    yazari allah. cevirisi mustafa muhammed ul-emin. bu kitabi film senaryosu gibi bolumlere ayirmislar. bu bolumlere ayirma isini ebubekir diye birisi ustlenmis. (bkz: composer)
    "scene 3, act 6" gibi bolumler yapilmis sonunda. burada "tevbe" scene oluyor. yani yeni bir konuya giriyor ve "ayet" denilen sey de konunun kismi oluyor.
    kitap otobiyografi gibi ama bol bol cevirmenden ve arkadaslarindan da soz ediyor. yazar disindaki ismi olan insanlardan "hz" olarak bahsediliyor.
    gerisi spoiler'a girer anlatmiyim. alin okuyun, emege saygi.
  • diyanet meali:

    "kendilerine kitap verilenlerden allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, allah’ın ve resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din islam’ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın."

    şeklinde olan ayettir.
  • kısacası müslüman olmayanlarla müslüman olana kadar veya vergiye bağlanana kadar savaşmayı farz kılan ayettir.

    barış olsun, güzellik olsun ne bileyim işte öyle şeyler diyor. tutasınız diye öğüt veriyor. daha ne yapsın?
  • çalışma prensibi canlı üzerine kuruludur.

    --- spoiler ---

    http://www.youtube.com/watch?v=ir2swm2p1kq

    --- spoiler ---
  • bana gore cehaletin en agir tanimlarindan biri bilebileceği bir konu hakkinda, arastirmadan okumadan koru korune yorum yapmaya calismaktir.
    aciklamak icin tevbe suresi ayet 4 ile başliyorum.

    tevbe/4- ancak allah’a ortak koşanlardan, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayın. şüphesiz allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.
    tevbe/6- eğer allah’a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, allah’ın kelâmını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.
    tevbe/7- allah’a ortak koşanların allah katında ve resûlü yanında bir ahdi nasıl olabilir? ancak mescid-i haram’ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. bunlar size karşı dürüst davrandığı sürece, siz de onlara dürüst davranın. çünkü allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.
    tevbe/13- yeminlerini bozan, peygamberi yurdundan çıkarmaya kalkışan ve üstelik size tecavüzü ilk defa kendileri başlatan bir kavimle savaşmaz mısınız? yoksa onlardan korkuyor musunuz? oysa allah, -eğer siz gerçek mü’minler iseniz- kendisinden korkmanıza daha lâyıktır.

    dunyada savaslar dinler yuzunden cikmiyor, dunyada savaslar bu cahil gerizekalilar yuzunden cikiyor sonra arastirmadan bunlari kabul eden cahillerde yok din savasmayi emrediyor diye konusmaya basliyor. sizin yuzunuzden su sozlukde devamli dinle ilgili entryler yazmak zorunda kaliyorum buyuk ihtimalle entrylerimi okuyan insanlarin kafasinda sarikli cubbeli bir goruntu olusturuyorum, oyle bir tarzim yok yalnizca cahalete insanlara yanlis bilgi verilmesine cahilce aptalca ahmakca yorum yapilmasina dayanamiyorum.
  • evet bir cehalet, bir kendini bilmezliktir gidiyor canım. ne gerek var arı kovanına çomak sokmaya zaten? sokuyorsan ya okuduğunu anlamıyorsundur ya da cahilsindir.

    imdiiii. tevbe suresi 29. ayet ne diyor? kendileriyle anlaşma yaptığın gayri müslimler mi diyor? hayır. anlaşmalarına uymuş gayri müslimler mi diyor? yine hayır. ne diyor? kendilerine kitap indirilenlerden -ki bunlar yahudi ve hristiyanlar oluyor- peygamberin anlattığı dine uymayan varsa onlarla savaşın diyor. yok efendim sizinle savaşıyorlarsa savaşın diyormuş. öyle bir şey yok ortada. tevbe suresinin başında müşriklerden bahseder. daha sonra kendilerine kitap indirilenlerden bahsedilmeye başlanır. bunları birmiş gibi yorumlamak mantık dışıdır. 29. ayetten itibaren yahudilerden, hahamlardan ve rahiplerden falan bahsetmeye başlar zaten. okuyanlar bilirler. okumayanlara da tavsiye ederim. okusunlar da bari neye inandıklarını bilsinler.

    bu ayete dayanarak islam devletleri yayılmacı bir siyaset gütmüşlerdir ve gayri müslimlerden daha fazla vergi almışlardır. bunun ardındaki şeri dayanak bu ayettir. gerisi hikayedir. din yüzünden savaş çıkmamıştır belki ama pratikte savaşların dine dayandırılabildiği, metnin bu şekilde yorumlanmaya son derece açık olduğu gerçeği kabak gibi ortadadır.
  • kısaca "vergi kutsaldır." anlamına geliyor.

    maliyeciler doğru söylemiş.
  • anlamsızca kritik edilen ayet. hele vergi durumları üzerinden yapılan kritikler yapanın ne siyaset ne de tarihten zerre anlamadığının göstergesi olabilir ancak.
  • 30'da bir çeviri hatası yoksa çok fena.
    '' allah onları kahretsin'' sözü olmamış. kuran aynı zamanda allah'ın kelamı olduğu iddia edildiği için bir tuhaflık oluşmuş. sanki başkası söylemiş gibi.