*

şükela:  tümü | bugün
  • amerika da basta gary burton olmak uzere bircok buyuk vibrafoncu ile calismalar yapmis neredeyse tek turk vibrafoncu.aslen opera san bolumu mezunudur fakat kompozisyon master class lari almis olmasi sebebi ile ayni zamanda bestecidir ve bircok odulu vardir.suan istanbul devlet opera ve balesi vurmali calgilar grubu uyesidir...
  • bira galatada icilir zirvesi 2ye kısa bir süre için beni kırmayıp tesrif eden, sozluk okurlarından, sozlukte adına entry acılan ünlülerden biridir. kendisi ile ilgili konusuldugunda mütevaziliginden dolayı rahatsız olur.muhabbeti super olup aynı zamanda sanseimdir...
  • kutsal sandık operetini yazmıştır.
  • dünya tatlısı, hoş sohbet insan. tanıdığım en kibar insanlardan biri, kitap okumaya bayılan şahıs.
  • kendisine sorulduğunda beste yapmayı bilmediğini söyleyen ama ürettiği eserlere, aldığı ödüllere bakıldığında mütevaziliğinden dolayı gıcık bile olunabilecek düzeyde şahıs; dost kişi...
    :)
  • "benim kadar çalışan herkes aynı ödülleri kapar götürür," dese de kimseleri inandıramayan insan.
  • http://www.tevfikakbasli.com/

    çocukluğu ve ilköğrenim yılları istanbul – yeşilköy’ de geçti. ailesinin izmir’ e taşınması sonrasında özel türk lisesi’ nde okurken müziğe merak saldı ve ağabeyi haluk akbaşlı’ya özenerek davul çalmaya başladı. istanbul ve izmir’de çeşitli klüplerde çalışırken, deü izmir devlet konservatuarı şan ve opera bölümüne girerek sevda aydan’la şan, suat taşer’le oyunculuk, kamran ince ile solfej ve armoni, oktay aykoç’la perküsyon çalıştı. 1982 yılında şan bölümünü bitirerek o yıl kurulan izmir devlet opera ve balesinde kurumun ilk koro sanatçısı, 1985 yılında yine aynı kurumun açtığı orkestra sınavını kazanarak vurmalı çalgılar sanatçısı olarak göreve başladı. kısa bir dönem kadrodaki eksiklikler nedeniyle hem koroda, hem orkestrada görev yapan akbaşlı, 1986 - 1991 yılları arasında gittiği abd'deki berklee college of music' de, vibrafon virtüözü gary burton' ın departmanında prof. ed saindon ile vurmalı çalgıların yanısıra armoni, kompozisyon, doğaçlama ve pianist / besteci aydın esen’le teori çalışarak, 1990'da besteciliğe yöneldi. 1993’de açılan sınavı kazanarak opera orkestrasında vurmalı çalgılar grup şef yardımcısı oldu.

    operadan çocuk müzikaline, oda müziğinden modern dans müziğine kadar değişik türlerde eserler besteledi. 1993 yılında ilk eseri olan kutsal sandık’ın ankara devlet opera balesi repertuarına alınması üzerine ankara’ya yerleşti ve bu kurumda orkestra sanatçısı olarak görev yaptı. 1994’ de sipariş üzerine bestelediği ankara'da sonbahar adlı oda müziği eseri almanya’da seslendirildi. 1996’da giordano bruno oyun müziğiyle çağdaş yaşamı destekleme derneği aziz nesin büyük ödülüne, aynı yıl türkiye adlı senfonik şiiriyle eczacıbaşı beste yarışması jüri özel ödülüne, 1998’de dixi et salvavi animam meam adlı senfonik şiiriyle eczacıbaşı beste yarışması 3. lük ödülüne, 2000’de yeniden doğuş adlı orkestra suitiyle eczacıbaşı beste yarışması 1. lik ödülüne layık görüldü; daha sonra bu eserin cd' si yayınlandı. 2000 - 2001 arasında new york' da çağdaş amerikan müziği ve film müziği konularında master class ve workshop’ lara katıldı. jamaica pond sunsets adlı modern dans müziği new york’ da sahnelendi. 2002’ den itibaren istanbul devlet opera ve balesi’ nde çalışmaya başladı. 2003’ de bestelediği fetih adlı bale müziği kültür bakanlığı ulusal beste yarışmasında jüri özel ödülüne layık görüldü. beste çalışmalarına, yeni ve yaratıcı projelere daha fazla zaman ayırabilmek amacıyla 2006 yılında opera'dan ayrıldı. akbaşlı 2007' den itibaren film müziğine yöneldi. beyaz melek filminin the city of prague philharmonic orchestra ve prag opera korosu tarafından yorumlanan müziklerinin senfonik düzenlemelerini yaptı. mahsun kırmızıgül ve yıldıray gürgen ile birlikte güneşi gördüm film müziklerini besteledi ve prague filmharmonic orchestra için düzenledi.

    eserlerinde, sanatsal ve estetik düzeyden fedakarlık etmeden ‘anlaşılabilir’ olmayı, canlı, yalın bir anlatımı, melodinin tartışmasız liderliğini daima ön planda tutmuş, çeyrek asırlık orkestra deneyimi sayesinde ‘klasik’ mertebesine ulaşabilmiş eserlerin dinleyiciyi her şeyden önce ezgisel açıdan sımsıkı kavradığını, düşündürdüğünü ama asla yormadığını ve ne kadar karmaşık işlenirse işlensin, aslında dinleyici tarafından rahatça mırıldanabilecek düzeyde küçük, buna karşın mükemmel parçalardan oluştuğunu yakından gözlemlemiş, hem besteci, hem de jazz icracısı olarak aynı yolu izlemeye çalışmıştır.

    yapıtlarının telif hakları msg' ye aittir.

    başlıca eserleri, ilk seslendiriliş tarihleri ve aldığı ödüller:
    orkestra eserleri
    1995 - neden? (vurmalı çalgılar konçertosu) - 1995 - izmir devlet senfoni orkestrası / 1997 - cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası
    1996 - türkiye (senfonik şiir - eczacıbaşı beste yarışması - jüri özel ödülü)
    1997 - a tribute to freddie mercury - 1997 - ankara
    1998 - dixi et salvavi animam meam (senfonik şiir) eczacıbaşı beste yarışması - 3. lük ödülü
    2000 - yeniden doğuş (orkestra suiti - eczacıbaşı beste yarışması - 1.lik ödülü - 2001 bilkent senfoni orkestrası / 2004 istanbul devlet opera ve balesi
    2004 – kal! (orkestra için müzik)

    opera, bale, modern dans ve diğer sahne eserleri
    1993 - kutsal sandık (opera, 2 perde) 1993 – 1994 sezonu ankara devlet opera balesi
    1993 - sevgili barış (çocuk müzikali, 2 perde) - 1993 – 1997 izmir devlet opera balesi / 1998 – 2000 ankara devlet opera balesi
    1995 - dinozorlar da gençti (müzikal, 2 perde)
    1996 - giordano bruno ankara devlet tiyatrosu(tiyatro müziği - çağdaş yaşamı destekleme derneği- aziz nesin büyük ödülü)
    1997 - mutasyon (modern dans müziği) – 1997 - 1998 modern dans topluluğu - ankara)
    1998 - küçük bir aile sorunu (müzikli oyun, 2 perde) – dt repertuarına alındı. metin besteciye aittir.
    1999 - kehribar (opera, 2 perde)
    2001 - jamaica pond sunsets (modern dans müziği) – 2001 - new york
    2003 - fetih (bale müziği) kültür bakanlığı ulusal beste yarışması - jüri özel ödülü

    oda müziği
    1994 - ankara'da sonbahar – autumn in ankara (obua, keman, viola ve cello için müzik – 1994 – zigburg - almanya)
    2004 - aramızda – between us (flüt, viola ve cello için müzik – 2004 - istanbul)

    diskografi

    eczacıbaşı ulusal beste yarışması - birinci olan eserler - eczacıbaşı national composition contest first award winners' cd
    (1996 – 1998 – 2000)
    selanik’te şafak – dawn at selanik
    imparatorluğun çöküşü – fall of the ottoman empire
    şişli’de bir akşam vakti – an evening at şişli
    yalnız yürek – lonely heart
    final – finale

    beyaz melek - the original motion picture soundtrack
    (2008)
    city of prague philharmonic orchestra and prague opera chorus - conducted by adam klemens

    güneşi gördüm - original motion picture soundtrack
    (2009)
    prague filmharmonic orchestra and prague opera chorus - conducted by adam klemens

    gecenin kanatlari - original motion picture soundtrack
    (2009)
    prague filmharmonic orchestra - conducted by adam klemens

    new york' ta beş minare - original motion picture soundtrack
    (2010)
    prague filmharmonic orchestra - conducted by adam klemens

    hür adam - original motion picture soundtrack
    (2011)
    prague filmharmonic orchestra - conducted by adam klemens

    ya sonra - original motion picture soundtrack
    (2011)
    prague filmharmonic orchestra - conducted by adam klemens

    www.myspace.com/tevfikakbasli
  • filmografisine -yada film diskogragfisi mi desek- hür adam filmini de eklemistir.
  • muhteşem süleyman isimli sahne yapiti olumsuz elestiriler almakta olan besteci :

    (ne yapiti ne besteciyi biliyorum, sadece buraya aktariyorum)

    http://www.radikal.com.tr/…erhan-bali&categoryid=41

    http://i.imgur.com/pssemge.jpg

    (bkz: #31821847)

    bu yapita iliskin denk geldigim diger elestirilerde de dikkatimi ceken bir husus yapitin akilda kalici temalarinin olmadigi yonundeydi. bunun ne kadar makul bir istek oldugunu tartismaya acik buluyorum.

    edit : fareli koyun kavalcisi yapitin ilk seslendirilisine iliskin cikmis bir haberi (fransizca) paylasti : http://imgur.com/4pmek2j

    kendisi usenmemis cevirmis; aktariyorum :

    şaşaalı muhteşem süleyman - iyi işlenmiş bir patchwork.

    "türkiye'deki izmir operası inanılmaz bir bahsi kazandı. dünya prömiyeri yapılan bir oyunla, 1100 kişilik bir konser salonunu beş kez doldurdu. bu başarının bileşenleri ne olabilir? öncelikle, halka hitab eden bir konu: tek bir hikâye üzerine kurulmuş bir opera değil, 16. yüzyılda yaşayan osmanlı padişahı muhteşem süleyman'ın, tablolardan oluşan fresk şeklinde işlenmiş hayatı. sonra, şaşaalı orkestrasyonuyla john corigliano'yu; vurgulu korolarıyla carl orff'u; kulağa yerleşen melodileriyle andrew lloyd weber'i çağrıştıran ve perde aralarında türk muziği enstrümanlarıyla süslenmiş, tevfik akbaşlı imzalı müthiş etkileyici bir müzik. en son olarak da, sahne üzerinde 200 kişilik kadrosu, rengârenk dekor ve kostümleri, tenor levent gündüz gibi mükemmel sesleriyle, geniş imkânlar. sanki orada, seyircinin ses sanatçılarını ve senfonik orkestrayı çılgınlar gibi alkışladığı, tamamen akustik fakat müzikal komedi benzeri yeni bir tarz yaratılmıştı. şaşırtıcı."

    paylasimi ve cevirisi icin kendisine teşekkür ediyorum.

    edit 2 : yapitin temsilinden kimi goruntulere denk geldim ve bu yapit hakkinda 'akilda kalici tema'larinin olmadigi yonundeki elestirilerin kulak burun boğaz sorunu yasayan kisiler tarafindan dile getirildigini yargisina vardim.

    edit 3 :

    http://www.haberturk.com/…70-dobda-muhtesem-skandal

    http://i.imgur.com/gnxguip.jpg

    edit 4: 3 nolu edit'de bahsedilen telif sorununa iliskin guncel bir facebook paylasimi:

    http://imgur.com/a/wjik6

    https://www.facebook.com/…hp?fbid=10154729731506936

    "bilindiği gibi, bir zamanlar spartacus, romeo & juliet, ilkbahar tangosu, carmen suit gibi eserleri, eser sahiplerinin tüm uyarılarına rağmen, tek kuruş telif ödemeden göstere göstere sahneleyen harika bir devlet operamız vardı. korsan sahnelenen bu eserlerin mali haklarını elinde bulunduran alman şirketi ınternationale musikverlage hans sikorski avukatlarının suç duyurusu üzerine soruşturma başlatılmış ve cumhuriyet savcısının hazırladığı iddianameyle dava açılmıştı. iddianamede, o dönemde rg’nin, genel müdürü olduğu devlet opera ve balesi tarafından izinsiz ve telif hakkı ödenmeden birden fazla sergilenen eserler nedeniyle bir yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanması istenmişti. bizler de genel müdürünün hakkında ceza davası açılarak hapis istemiyle yargılandığı sanat kurumlarına sahip ilk ve tek ülke olmanın haklı gururunu(!) yaşamıştık... toplam 5 eser hakkında açılan davalar, yaklaşık 8 yıl sonra birer ikişer sonuçlanmaya başladı. ilk olarak ankara 2. fikri sınai haklar mahkemesinde 2013/139 esas numaralı davada genel müdürlük 53.000 lira, ardından ankara 4. fikri sınai haklar mahkemesinde 2014/340 esas numaralı davada da 60.000 (yazıyla altmış bin) euro cezaya çarptırıldı. kısmetse, sırada spartacus ve diğer davalar hakkındaki kararlar var. daha önce opera yönetiminin, ilgili mahkemelerce verilen "mali hakka tecavüz ve tazminat” kararlarıyla toplam 236 bin euro tazminata mahkûm olduğu ve davaların yargıtaya gitmesine rağmen cezaların onandığı düşünülürse, ödenecek toplam rakamın bir milyon liraya ulaşacağı kolayca tahmin edilebilir.
    lütfen biri bana açıklasın, bu iş bu noktaya nasıl vardı?
    koca devlet opera ve balesi, hangi cesaretle, üstelik eser sahiplerinin tüm uyarılarına rağmen, göz göre göre "hırsızlık" yapmaya yeltenebildi? haydi aşırı kibir yüzünden burnunun ucunu göremeyen yönetici kadrolarını geçtik, hukuk biriminde, olayın bu noktalara varacağını görebilecek aklı başında tek kişi yok muydu?
    merak edip araştırdım, sordum soruşturdum: ınternationale musikverlage hans sikorski avukatlarının yaptığı açıklama durumu biraz olsun aydınlattı: meğer henüz ilk ihtarname aşamasında avukatlar konuyu "sulh yoluyla" çözmek için makul bir rakam önermişler. "bakın, bu davalar yıllarca sürüyor, siz tüm eserler için toplam bir telif ücreti ödeyin, biz de davadan vaz geçelim," demişler. ve pazarlıklar, daha işin en başında ödemeye mahkum olunan miktarın yanında çok sembolik kalan, 80.000 lira gibi bir miktar telaffuz edilene dek sürmüş. ancak çevre müsteşarlığı'nda ve inşaat dairesi başkanlığında son derece başarılı bulunduğu için doğal olarak opera korosuna alınan(?) şahsen benim de şahit olduğum öfke krizleriyle ünlü ve ağzından çıkanı genellikle kulağı duymayan genel müdür yardımcısı kibar hanımefendinin avukatlara bağırıp çağırmaya başlaması üzerine müzakereler kopmuş. ve avukatlar son çare olarak dava açmak zorunda kalmışlar.
    şimdi milyon dolarlık soruyu soruyorum:
    görevden alındıktan sonra kaçarcasına emekli olan bu hanımefendiden (her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsa) hesap sorulmalı mı, sorulmamalı mı?
    aslında tüm bu olan bitenden kime ne değil mi?
    şimdi gayet mutluyuz.
    çünkü artık birinciler birincisi, ülkenin aydınlık yüzü genel müdürün eserleri dışında hiç bir esere telif ödemeyen şahane bir operamız var. yeni eser yok, telif yok, problem yok, naftalin var, güve yok...
    çok iyiyiz çok..."

    metne eslik eden fotonun alindigi eski bir haberin linki:

    http://imgur.com/a/qygal

    http://www.haberturk.com/…-genel-muduru-sanik-yapti

    ayrica: http://dobgm.gov.tr/…2013/wsan2013.aspx?sicilno=201

    http://imgur.com/a/4lxcd

    "1979-1984 ? başbakanlık çevre müsteşarlığı'nda uzman yardımcısı olarak görev yaptı.
    1984-1985 ? etibank genel müdürlüğü, inşaat dairesi başkanlığı'nda uzman olarak çalıştı.
    12 kasım 2009 - devlet opera ve balesi genel müdür yardımcılığı görevine müşterek kararname ile asaleten atandı. halen bu görevini sürdürmektedir."

    ek1: konuya iliskin devam mahiyetinde 22.5.2017 facebook aciklamasi:

    http://imgur.com/a/jqyh8

    "devlet opera balesinin değerli hukukçuları beni telefon ile arayarak, ınternationale musikverlage hans sikorski ile dob genel müdürlüğü arasındaki dava sürecinin, davacı edisyon avukatları tarafından şahsıma anlatıldığı gibi gelişmediğini söylediler. sanatçı ahlakı gereği, verilen bu bilgileri de aynen aktarmam ve paylaşmam gerektiğini düşünüyorum: dönemin genel müdürü rengim gökmen, dava açılmaması için anlaşmak amacıyla almanya'ya gitmiş. ancak sikorski, anlaşmak yerine dava açmayı seçmiş ve mahkeme istenen telif ücretlerinin daha azına hükmetmiş. rengim gökmen, kendisi hakkında hapis istemiyle açılan davadan da beraat etmiş. ancak diğer bilgiler, yani şu anda kesinleşen iki dava, (birinin henüz kararı yazılmamış) ödenecek miktarlar ve belge numaraları operanın hukukçuları tarafından da doğrulandı. bu nazik bilgilendirme için kendilerine teşekkür ediyorum."

    post'a gelen ve sadece ekran goruntusunde gorulebilecek yorumlasma da bence oldukca ilginc.
  • atatürk'ün bandırma vapuruyla samsun'a doğru yola çıktığı gün olan 16 mayıs 2019'da haliç kongre merkezinde dünya prömiyeri yapılacak olan "yeniden doğuş" operasının libretto ve bestesinin sahibi. devlet opera ve balesi genel müdürü ve tenor murat karahan’ın proje yaratıcısı olduğu ve 100. yıl kutlamalarına özel sahneye koyulan bu eser samsun devlet opera ve balesi prodüksiyonu olarak sunulacak. biletimi aldım heyecanla izlemeyi bekliyorum.

hesabın var mı? giriş yap