şükela:  tümü | bugün
  • nurullah tevfik agansoy ya$ar-ay$e oglu, 1960 bitlis dogumludur. ulkucu goru$u benimsiyordu.12 eylul1980 oncesi, istanbul/$i$li ve gultepe'de adam oldurme, yaralama,bomba atma turunde muhtelif eylemlerle ilgili oldugu gerekcesiyle 20.5.1979 tarihinde sikiyonetim komutanligi 1 nolu askeri mahkemesince tutuklanmi$tir. ancak anilan mahkemece tutuksuz olarak yargilanmasina karar verilmi$, bilahare beraat etmi$tir.

    10.07.1981 tarihinde, zafer ereske'nin 1980 yilinda oldurulmesine i$tirak edenler arasinda bulunmasi nedeniyle tutuklanmi$tir.
    29.01.1981'de bomba atmak, ruhsatsiz silah ta$imak suclarindan mahkum edilmi$tir.
    24.04.1988 tarihinde metris cezaevi'nde bulundugu sirada pi$manlik yasasindan istifade etmek amaciyla dilekce vermi$tir.
    27 agustos 1996 tarihinde istanbul'da tansu ciller'in koruma polisleri celal babur ve ferda temel ile birlikte iken, alaattin cakici'nin adamlari tarafindan yapilan saldiri sonucunda babur'le birlikte hayatini kaybetmi$tir.
    (www.biyografi.net ten)
  • hayatini kaybettigi saldirida, ayni masada oturduklari sarkici selcuk ural denize atlayarak canini zor kurtarmisti.
  • on yedi yasinda ulkucu olmus, 1985 yilinda itirafciligi secmis, itiraflarinda 10 kisiyi oldurdugunu soylemis, 89da cezaevinden cikmis, engin civan'in vurulmasina adi karistigi icin yurt disina kacmis. 1 eylul 1994 te almanya'da yakalandi.
  • türkeş'in davadan doneni vurun prensibine kurban gitmiş olduğu sanılan ülkücü itirafcı.
  • şehir efsanelerine göre her zaman 3 veya 4 tabanca ile gezen, mahalle insanlarını kollayan tek başına bir kabadayı. ülkücülük dalgası bu abiyi vurana kadar hep tek takılmış; sonra mecidiyeköy'ün bütün iti kopuğu "ülkücülük" adı altında onun yanına sığınmış, kendisi yaklaşık 10 kişilik bir ekiple gezer olmuş. vurulduğu gece ise yanındakilerden kimse silah çekememiş. vurduğu insan sayısı gazetlerde belirtildiği üzere 10 falan değil, 30'un üstünde imiş. ayrıca babası ve amcası çok efendi insanlar olup tevfik ağansoy'a ezelden beri çok kızarlarmış.

    not: ülkücü değilim, silah da sevmem. anlattıklarım mecidiyeköy'deki birkaç eski esnafın söylediklerine dayanmaktadır.
  • o dönemler azer bülbül yeni yeni ünlenmisti.konservatuvar sınavlarına hazırlanan ben ise bornova ückuyular otobüsünde eski model walkmende döndür dolaştır dinledigim kasedinde uzun yolculugum boyunca ki o dönemde metro hattı vs yoktu azer abimin şarkılarının tamamını ezberlemiştim.kasette bir sarkı vardı diyarbekir bedendedir vah le yaman şevko diye baslayan ben nedense o dönemde gazete ve tv gündeminde sıklıkla olmasından mıdır nedir hep bu abimize yazıldıgını düşünmüstüm.
  • ortağı konyakçı erdoğan'la "ilk kim yakalanırsa bütün suçu o üstüne alsın" diye anlaşırlar. erdoğan yakalanır, bütün çetecilik suçlamalarını kabul edip 12 sene yatar. tevfik ağansoy bu yüzden hapis yatmamıştır.
  • o zamanki konjonkturun destegi ile actigi ofis gumussuyu'ndaydi. disaridan bakan goz dernek olarak gorurdu ama cok kabaca(?) distributorluk isi idi.

    gorusmeler icin genelde the marmara kullanilirdi, ya da hilton'un karsisinda yol ustunde bir restaurant vardi. niyeyse adi avni, zihni gibi bisey olarak canlaniyor ama hatirlayamadim adini. ramazan'larda tum siyasi erkan iftar icin oraya gelirdi, normal zamanlarda da gorusmeler icin istanbul'da bulunanlar oraya gelirdi. sahane domates corbasi yaparlardi. (hos orada goremedigini de the marmara'da gorurdun zaten).

    o donem ofisteki dis baglantilari (fransa, almanya) saglayan onemli burokratlardan birinin ogluydu. gerek yurt disi gorevlerde bulunmus gerekse yurt icinde onemli koltuklarda oturmus bir burokratin oglu. yasca da buyuktu. sonradan ayni adam tesadufen tmsf'de denk geldi. avukat olmamasina ragmen hukuk musavirliginde gorev almisti tmsf'nin en agir operasyonlarinin yasandigi donemde.

    ordu ile iliskileri yuruten bir albaydi. istihbarat albayi idi yanlis hatirlamiyorsam. guzel adamdi velhasil kilo problemi vardi. mahlasi ayi idi diye hatirliyorum, kafasi zehir gibi calisirdi. yillar sonrasi tasfiye doneminde elindeki evraklari ele gecirmek icin trafik kazasi tertip edip bayiltmislardi. yogun bakimi birbirine katmis evraklari getirin diye, hemsireleri, doktorlari zor almislar elinden sakinlestirici vurup. o cusse ile yapabildiklerini kimse bakip da tahayyul edemezdi.

    emniyet tarafinda bir amir vardi, bir donem istanbul emniyet mudur yardimciligi da yapmisti. sonradan kizaga aldilar siyasi bir takim mevzular yuzunden. (hos o da rahat durmuyordu, zirt pirt milletvekili adayi olucam diye ugrasiyordu) 5 kisilik ekip vardi o donem istanbul emniyet mudurlugunde, her gece biri cikar devriye atardi istanbul'da. onca mevzuya girip cikmisligi vardir, yillar sonra az kalsin ticaretten gidiyordu got altina. tam bu balyoz vs donemi basladiginda telefonda trakyali bir peynir tuccari ile konusurken dinlemeye takildi gorusmeler. savci cagirmisti "uyusturucu mu satiyorsunuz siz" diye de olay cikmisti adliyede. uyusturucu saticilari da peynir diye kodluyorlar eroini dinlemeye takilmasin diye, bunlar da o donem takibe almislar bir grubu, bu da denk gelince tuzu biberi olmus. kufur kiyamet tabi suclamayi duyunca, zor sulh edilmisti.

    diger bir amir de mali subedendi ki evlerden irak. onu yazayim desem 2 cilt kitap cikar.

    degisik kadroydu velhasil kelam. emniyetcisi, ordu mensubu, burokrati. ucgen ucgen diyorlar ya, uc kenar yetmez oyle iliskileri tanimlamaya.

    aradan bu kadar yil gecip de hala itirafciligi vs'si konusulurken rahmetli tevfik'in devlet destegi ile orduya sagladigi ekipmanlardan bahsedildigini hic duymadim niyeyse. hele de o donemlerde "onu siz alamazsiniz", "bu size satilamaz" gibi sacma sapan yasaklarla ugrasilan donemde, terorun ayyuka ciktigi donemde dogu calkalanirken hava taarruzuna yonelik hicbir ekipman alimi yapilamadigi donemde gerceklestirilen calismalar.

    ve niyeyse cakici'sindan ciller'ine hersey hakkinda atilip tutulmusken o aksam masada oturan 2 ogretmenin niye orada oldugu, izmit'teki arsanin neden bu kadar onemli oldugu, sokak ortasinda insanlarin taranmasina kadar giden olaylarin nasil sekillendigi ile kimse ilgilenmedi.

    mafya hesaplasmasi, bitti gitti. hos 90'larda yasanan cinayetler ya mafya hesaplasmasiydi, ya teror kurbaniydi, ya fraksiyonlarin eylemiydi ya da egitim zaiyatiydi.

    simdiki gibi intihar eden(?) pek yoktu.

hesabın var mı? giriş yap