şükela:  tümü | bugün
  • doğru olabileceğine inandığım bilgidir.
    hatta tevrat'ı zebur'un içindekiler bölümü olarak düşünebiliriz. incil ise zebur'un güncellenmiş yeni baskısı, ve kur'an düzenlenmiş ve gözden geçirilmiş son baskı olarak görülebilir.
  • tevrat hz.musa dan asırlar sonra kaleme alınmış, israiloğulları ve diğer peygamber'lerin hayatını anlatan bir nevi siyer kitabıdır. tevrat içindeki 5 kitap içerisinde birbirilerini yalanlayan bir çok yer mevcuttur ki ulema tevrat içinde geçen kıssaları kuran'a vurarak kabul etmiş veya reddetmiştir.

    edit: cahillerin komik olduğunu zannettiği esprilere yanıt verelim: müslümanlar şu anki tevrat ve incil'in tahrif edilmiş olduğunu söyler fakat inanılması gereken şey allah azze ve celle'nin bu peygamber'lere kitap indirmiş olduğu gerçeğine imandır. allah bu peygamberlerine vahyetmiştir, kitap vermiştir, bunlara iman eder lakin müntesiplerinin zaman içinde bunları tahrif ettiğini söylerler

    dolayısı ile iman şartları içinde kitaplara iman vardır.
  • değişmil olduğunu düşünüyorum sadece tevrat değil bütün kitaplar değişmiş olabilir az değil 2000 sene haci matbaa yok baskı yok düşündürücü
  • tevrat'i bilemem ama incil diye bir kitap hic varolmadigi icin bir ise yaramayan olay.

    islam peygamberi eger hristiyanligi gecersiz sayip museviligin ustune getirseydi dini belki aciklari kapatabilirdi. ama hristiyanligi da kabul edince bircok acik ortaya cikti.

    - bir defa incil diye tanri'nin bir peygambere gonderdigi bir kitap, metin vs. yok beyler. istediginiz hristiyan din adamina sorun. kitabi vs. gectim isa'nin yazdigi veya yazdirdigi tek bir metin bile yoktur. hatta isa'nin kendisinin varolup olmadigi bile tartismalidir. bugunku hristiyanligi sekillendiren ve incil adi altinda tevrat + hadis kitabindan olusan incil'i ortaya cikmasini saglayan kisi aziz paul'dur. hrisiyanlik aziz paul dinidir desek yalan olmaz.

    - kuran'da hristiyanlikla ilgili hatali bilgiler bulunur. incil olayini bir kenara birakalim. teslis inancini anne-baba-ogul olarak yazar. biri musevilik inancinda digeri hristiyanlik inancinda bulunan iki farkli meryem birbiriyle karistirilir. vs. vs.
  • doğrudur. dini inancı olmayan kimseler için veya tevrat'ı ve incil'i zaten kabul etmeyen, o kitapların doğruluğunu kabul etmeyen dinler açısından "değişti" diyenlerin kanıt getirmeleri gerekir. fakat ben diyorum ki değişmediler. bugün tevrat'ın 5000 tane farklı el yazması var. çeşitli müzelerde birbiriyle uyuşan gerek ibranice gerekse grekçe metinleri var. bu somut olarak ortada olan bir şey. fakat hem incili hem de tevratı kabul edip bu kitaplara dayanan bir inanca sahipseniz o zaman iş değişir. müslüman arkadaşlarınıza, kendinize sorun. incil ve tevrat değişmiş midir diye. eminim ki tamamına yakın bir çoğunluğu evet der. peki gerçekten böyle mi ? bunu müslüman kardeşlerimizin kendi kutsal kitaplarını yani kuran'ı temel alarak bir cevap arayalım.

    "içlerinden zulmedenler hariç, kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. bizim ilahımız ve sizin ilahınız birdir (aynı ilahtır). biz sadece ona teslim olmuş kimseleriz." (ankebut 46)
    -buna göre her müslüman tevrat ve incil'e inanmalıdır. ayrıca aynı ilaha inandığını da söylüyor. peki, bazı müslüman arkadaşlar incil ve tevrat bozulmuş haline değil, ilk indiği haline iman ettiklerini söyleyebilir. ayete göre inanılan allah da aynı. buna göre allah, kuran'dan önce gönderilen üç kitabın bozulmasına izin vermiş fakat kuran'ı koruyacağını belirtiyor. fakat bir şekilde bu kitaplar bozulmuş. peki kuran'ın bozulmayacağının veya bozulmadığının garantisi verilebilir mi ? nitekim incil'in bozulmadığını da tanrı söylüyor.
    "size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, kutsal yasa`dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacak."(matta 5:18)

    "yanlarında içinde allah'ın hükmü bulunan tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar, sonra bunun ardından verdiğin hükümden yüz çeviriyorlar? işte onlar (kendi kitaplarına da, sana da) inanmış değillerdir."(maide 43)
    -ayetin öncesinde iddiaya göre bir grup yahudi, aralarındaki anlaşmazlığa hakem olması için muhammed'e başvuruyorlar. olay üzerine bu ayet iniyor. açıkça tevrat'ta allah'ın hükmü olduğunu söylüyor.

    "şüphesiz tevrat'ı biz indirdik. içinde bir hidayet, bir nur vardır. (allah'a) teslim olmuş nebiler onunla yahudilere hüküm verirlerdi. kendilerini rabb'e adamış kimseler ile âlimler de öylece hükmederlerdi. çünkü bunlar allah'ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. onlar tevrat'ın hak olduğuna da şahit idiler. şu halde siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir."(maide 44)

    "kendilerine ellerindekini (tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (kur'an) gelince onu inkar ettiler. oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (tevrat'tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. allah'ın lâneti inkarcıların üzerine olsun."(bakara 89)
    -tevrat'ta tek bir ayette bile hazreti muhammed'i önceden belirten bir ayet yoktur. sadece isa mesih'i ön bildirir. zaten hazreti muhammed'in peygamber olması, tevrat'a göre mümkün değildir. çünkü peygamberler ibrahim oğlu ishak'ın soyundan gelmiştir. nitekim isa da ishak'ın soyundandır.

    "bunların bir de ümmî takımı vardır; kitab'ı (tevrat'ı) bilmezler. onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. onlar sadece zanda bulunurlar."(bakara 78)

    "eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce kitab'ı (tevrat'ı) okuyanlara sor. andolsun ki, sana rabbinden hak gelmiştir. o halde sakın şüphe edenlerden olma!"(yunus 94)

    "de ki: "ey kitap ehli! tevrat'ı, incil'i ve rabbinizden size indirileni (kur'an'ı) uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz." andolsun ki sana rabbinden indirilen bu kur'an onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. öyle ise o kâfirler toplumu için üzülme"(maide 68)
    -açıkça tevrat'ın ve incil'in müslümanlarca uygulanması gerektiği söyleniyor. bazı müslüman arkadaşlarım kabul ettiklerini söylüyor ve kuran'ın cevap vermediği sorulara tevrat'a v.s danışarak veriyorlar. fakat kuran'la çelişen ayetleri ise kafadan reddediyorlar. bu kabul edip etme işine kim karar verebiliyor ? yani yahudiler sırf müslümanlara karşı olalım diye mi oturup ayet ayıklayacaklar ? ayrıca yahudiler bu kitap'ı değiştirselerdi kendilerinin katliam yaptıkları kısımları silerlerdi.

    "o, sana kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. o, daha önce tevrat'ı ve incil'i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti.furkan'ı da indirdi. şüphesiz, allah'ın âyetlerini inkar edenler için şiddetli bir azap vardır. allah mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir."(al-i imran 3)

    "benden önce gelen tevrat'ı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınan bazı şeyleri helâl kılmak için gönderildim ve rabbiniz tarafından size bir mucize de getirdim. artık allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."(al-i imran 50)

    -allah'ın incil ve tevrat'ı doğrulayıcı kılmak için kuran gönderdim demesi allah'ın kendi sözleriyle çelişmesi demektir. bakın helal kılma kısmına bir şey demiyorum. çünkü insanları sınıyordu v.s şeyler denebilir fakat tanrı'nın verdiği sözlerden dönmesi düşünülemez. örneğin tevrat'ta tanrı, peygamberleri ibrahim oğlu ishak soyundan çıkaracağına dair antlaşma yapar. sorun şu ki muhammed ismail soyundan olduğunu söyler. dolayısıyla peygamber olması mümkün değildir. yani allah kuran'ı gönderdiyse antlaşmasından dönmüş demektir. eğer allah'ın antlaşmadan döndüğünü kabul edeceksek o zaman bu kitapların hiçbir anlamı kalmaz. tanrı antlaşmasından dönmesi pek güven verici bir durum değil. tanrı ibrahim'le antlaşma yaptı ve önbildirilen isa da ishak'ın soyundandır.

    başka bir örnek hıristiyanların üç tanrı'ya iman ettiği söylenmektedir.
    "ey kitab ehli! dininizde sınırları aşmayın ve allah hakkında ancak hakkı söyleyin. meryemoğlu isa mesih, ancak allah'ın peygamberi, meryem'e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. öyleyse allah'a ve peygamberlerine iman edin, "(allah) üçtür" demeyin. kendi iyiliğiniz için buna son verin. allah ancak bir tek ilahtır. o çocuk sahibi olmaktan uzaktır. göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. vekil olarak allah yeter."(nisa 171)

    -incil'e göre allah zaten üç değildir. zira daha önceki ayette hıristiyanların, yahudilerin ve müslümanların aynı tanrı'ya ve tek tanrı'ya iman ettiğini söylüyor. şimdi de hıristiyanlar üç tanrı var diyor.
    incil'de açıkça isa'nın sıradan bir peygamber değilken,600 yıl geçince sadece bir peygamber mi oldu ?
    ayrıca mesih, allah'ın oğlu dendiği için bu söz gerçek anlamıyla alınıp gerçekten isa'yı allah'ın biyolojik oğlu olarak görme mantığı da var. halbuki hıristiyanlıkta böyle bir anlayış yoktur. tabii ki de öz oğlu değil, manevi anlam var. zira tevrat'ta da tanrı'nın çok sevdiklerine tanrı'nın oğulları dendiğini görüyoruz.
    o kadar çok şey var ki yazmaktan sıkıldım. herkesi samimiyetle sorgulamaya devam ediyorum. araştırma meraklısı arkadaşlar devam etsin. tevratı ve incilin bozulmadığını söyleyen 10-15 ayet daha bulabilirler.
  • konu ile ilgili şöyle de bir yazı var. okuyup, araştırılmaya müsait.

    --- spoiler ---

    islamcı camiada tevrat ve incil'in allah tarafından gönderildiği, ancak bu kitapların zaman içerisinde insan eli ile değiştirildiği, asıl hallerinin korunamadığı, sadece kur'an'ın hiç bir değişikliğe maruz kalmadan korunmasının başarıldığı iddia edilir. peki gerçekten tevrat ve incil tanrı kelamı mıdır? eğer öyle ise zaman içerisinde insan müdahalesine maruz kalarak değiştirilmiş midir? en önemli soru ise; eğer bu iddiaların her ikisi de doğru değilse, o halde islamcılar neden böyle bir yalan söylemektedirler? hem de ortaya çıkarılması bu denli kolay bir yalan neden söylenir? daha açık bir şekilde soracak olursak, kur'an allah'ın kelamı ise, islamcılar neden kur'an'da tevrat ve incil hakkında alenen yazılanları çarpıtmak pahasına bu iki kitap hakkında yalana başvurmaktadırlar?

    tevrat ve incil'in değiştirildiğini söylemek islamcıların müminleri bu iki kitaptan uzak tutmak için uydurdukları bir yalandan ibarettir, bu karışık mevzuyu nedenleri ile yazımızın içerisinde iyice açacağız, tevrat ve incil'i tasdik ettiğini söyleyen kur'an bu konuda asıl kaynağımız olacak. iddia odur ki, allah hep aynı inancı, aynı kitabı, yani kur'an'ı ve islam'ı göndermekteydi, fakat insanlar zamanla inancı bozuyor ve değiştiriyorlardı, bu sebeple allah bir kez daha gönderiyordu, fakat yine aynı şey oluyordu, ta-ki muhammed peygamber'e son kez indirilene kadar. bu argüman allah'ın dönemsel olarak fikir değişikliğine gitmediğini, sürekli farklı dinler göndermediğini, hep aynı dini gönderdiğini ancak insanların o inancı bozduklarını iddia etmektir ki zihinlerde allah'a ve dine karşı çelişik bir durum var intibası oluşmasın.

    neden buna inanıyorlar

    burada dikkatinizi çekmek istediğim iki husus bulunmaktadır, insanların tevrat'ın değiştirildiğine inandırılmak istenmelerinin altında farklı sebepler yatmaktadır, bu kitapların değiştirildiklerine inanacak olursanız, onları okuduğunuzda kur'an ile aralarındaki çelişkiler zihninizi fazla kurcalamayacaktır, değiştirildiklerini düşünerek asıl kaynağın kur'an olması gerektiğine kanaat edeceksiniz ve neden bu kitapların çeliştiklerini düşünerek zihninizi yorup bulandırmayacaksınız.

    mevcut dizimde ikinci sırada bulunan ve muhammed peygamber'in medine'ye hicretinden sonra yazılan bakara suresi, aynı zamanda kur'an'ın bir özeti gibidir. oldukça uzun olan bu surenin ayetlerinde yahudiler hakkında çok sayıda bölüm bulunur, aynı zamanda bilhassa tevrat hakkında ihtiyacımız olan bilgi de bu surenin içeriğinde sık sık tekrar edilir. fakat islamcılar da çok iyi biliyorlar ki, türkiye'de müslümanların büyük bir kesimi kur'an'ı baştan sona türkçe okumamışlardır ve okuduklarını sandıkları arapçayı da bilmezler. o halde kitabın içerisinde ne anlatıldığını da bilmediklerine göre, bilhassa tevrat konusunda kandırılmaları pek kolaydır. halbuki sadece bakara suresini okumak dahi tevrat ve incil hakkında söylenen ''değiştirildiler'' yalanını ortaya çıkarmaya yetecektir.

    ya da belki de islamcılar haklıdırlar, tevrat ve incil gerçekten zaman içerisinde insan eliyle değiştirilmiştir, peki o halde kur'an'da hatalı bilgi mi verilmektedir?

    bakara suresinin henüz başında, dördüncü ayette şöyle demektedir, ''onlar (takva sahipleri) ki, sana indirilene ve senden önce indirilenlere (bütün semavî kitaplara) îmân ederler...''

    bakara suresi tevrat'ı tasdik eden ve ''kutsayan'' sözler ile doludur, bakınız 41. ayette ne deniyor?

    ''sizin yanınızda olanı (tevrat’ı) tasdik edici olarak indirdiğim şeye (kur’ân’a) îmân edin ve o’nu inkâr edenlerin ilki siz olmayın.''

    değiştirildiğini söylemek kuran'ı inkar

    henüz surenin ilk başında ''iyi bir mümin'' nasıl olur sorusuna yanıt verir gibi yapılan açıklamalardan bir tanesi ''bütün semavi kitaplara'' iman etmekten geçiyor. buradan anlamamız gereken, kur'an mümin için ne denli önemliyse, tevrat ve incil de o denli önemli olmalıdır, kur'an ne kadar okunuyorsa, tevrat ve incil de aynı oranda okunmalıdır, çünkü bu anlatıma göre kur'an kendinden önceki kitapların devamıdır ve onları tasdik eder, yani sadece kur'an okunduğunda bilginin tamamını alamayacaksınız. fakat birileri her üç kitaba da eşit oranda iman etmenizi istemiyor olmalılar ki, kur'an'da yazan bilgiler ile çelişmek pahasına size öteki iki kitabın allah kelamı olmadığını, insanlar tarafından değiştirildiklerini söylüyorlar. tekrar ve tekrar aynı alternatif soruyu zihinlerde yer etmesi için soralım, ya tevrat ve incil'in insan elinde değiştiğini söyleyenler haklılarsa o halde kur'an mı hatalıdır?

    yazının ilerleyen kısımlarında bakara suresine ve daha başka surelere tekrar başvuracağız, ancak önce size yanıtı vereyim ve sonrasında gerçek hikayeyi anlatayım istiyorum. evet, aslında islamcılar haklılar, tevrat da incil de insan eliyle yazılmış kitaplardır, fakat dikkatinizi çekerim, kur'an her kim tarafından yazıldıysa bu gerçeği o günlerde ya bilmemektedir ya da bilmezden gelmektedir ve her ikisinin de allah tarafından tasdik olunmuş iman edilmesi gereken kitaplar olarak tanıtır.

    tevrat neden korunamadı

    ilk olarak tevrat'ın hikayesine ve ne şekilde yazıldığına bakalım, ancak şundan eminim, büyük çoğunluğunuz ya hiç tevrat okumadınız, ya da okuduysanız da şöyle bir göz attınız ve fazla önem vermediniz, öyle ya asıl kitap kur'an varken tevrat'a ne gerek kalır? halbuki kur'an tam tersini, kur'an'ın tevrat'ın devamı olarak geldiğini söylemektedir.

    rivayet odur ki, tevrat musa peygamber'e allah tarafından gönderilmiştir ancak yahudiler kitabın bu halini koruyamamışlardır. musa peygamber'e indirildiği iddia edilen bir değil beş kitaptır, bu beş kitap bir kitap olarak derlenmiştir ve tevrat oluşturulmuştur. musa'ya gönderildiği iddia edilen beş kitaba pentateuch adı verilir ve tekvin (yaratılış), exodus (çıkış), leviler, sayılar, tesniye adları ile anılırlar.

    doğrudur, yahudiler pentateuch'ı koruyamadılar ve kaybettiler, peki o halde mevcut tevrat nedir?

    işte bu biraz karışık bir konu, tevrat iki unsurun bir araya gelmesinden oluşur, musa peygamber'e indirildiği rivayet edilen kitaptan kalan bilgiler, kral peygamberlerin eklemeleri ve ''filozof peygamberlerin'' sözlerinden derlenenler. öyle ya, nasıl kur'an aslında bir ölçüde dinleyenlerin zihinlerinde kalanlardan kağıda aktarılmıştır, yahudilerin de ezber kabiliyetleri fena değildir ve onlar da ezberlediklerini zamanla yazıya dökmüşlerdir. peki ya bu 'filozof peygamberler' kimlerdir ve nasıl oluyor da sözleri tevrat'a girmektedir?

    yahudiler yazıyı ilk kullanan toplumlardan biridir, bu sebeple tarihleri boyunca tevrat'ı sık aralıklarla bakır levhalara yazmışlar, bakır zamanla yıprandığı ve yazılar okunmaz hale geldiği için yaklaşık 50-100 senede bir bu yazıları yeni levhaların üzerine temize çekmişlerdir. bu esnada peygamberlerin sözlerinden uygun gördüklerini tevrat'a eklemeye zaman içerisinde devam etmişler, peygamberlerin bazı sözlerini ise zamanla benimsemekten uzaklaşarak tevrat'tan çıkarmışlardır.

    kim bu peygamberler

    bu noktada durup ''kim bu peygamberler?'' sorusunu sormamız gerekiyor.

    yahudilik inancında üç çeşit peygamber bulunur,

    1- allah'ın vekil tayin ettiği musa, ibrahim gibi peygamberler.

    2- kral olmayı başararak yahudi geleneklerine göre aynı zamanda peygamber sayılanlar, davut gibiler.

    3- filozof peygamberler, islam'da yüz binin üzerinde olarak verilen peygamberlerin çoğunluğu işte bu adı sanı bilinmeyen filozof peygamberlerdir, yahudi tarihinde bu kişiler hakkında verilen bilgiler ziyadesi ile enteresandır.

    önce en çarpıcı olanına, yani filozof peygamberler kimlerdir bu konuya değinelim. bu konuda anlatacaklarımın kaynağı 2000 yılında pozitif yayıncılık tarafından basılan paul johnson'ın eseri olan ''yahudi tarihi'' adlı kitaptır, rahatsız olacak kimse çıkarsa meselesini p. johnson ile halletsin.

    islam'da dünyaya 124.000 peygamber gönderildiği rivayet edilir. anlaşıldığı kadarı ile ibrani toplulukları kendi içlerinde peygamber olarak anılan çok sayıda insan çıkarmışlardır, yaşadıkları kentlerde, kendilerine seçtikleri bir meydan, bir köşede konuşlanan filozof peygamberler asla çalışmazlar, vakitlerini büyük ölçüde içki ve uyuşturucu tüketerek geçirirler, insanlar din ve yaşamsal konular ile ilgili akıllarına takılan soruları bu bu kişilere sorarlar, onlar da inanca uyan ya da uymayan bir yanıt verirlerdi, bu yanıtların en kabul görenleri ve beğenilenleri tevrat'a eklenir, kitap bu şekilde adım adım çok uzun bir sürecin ardından ortaya çıkmıştı, işte bu sebeple tevrat herhangi bir peygambere gönderilmiş bir kitap değil, onbinlerce insanın yüzlerce senede yazdıkları bir tarihi dökümandır.

    zamanla yahudi toplumu bu peygamber kalabalığından bir şekilde rahatsızlık duymaya başlamışlardı, peygamberlik anlaşıldığı kadar ile zamanla kontrolden çıkan bir meslek grubuna dönüşmüş ve aşırı tükettikleri alkol ve uyuşturucunun etkisinde söyledikleri sözler ile davranışlarının inanca zarar verdiği, bazen aşırı sarhoşluktan filozof bir peygamberin dilinin dahi dönmediği ve saçma sapan yanıtlar verebildiklerini düşünerek bu insanları dışlamaya karar vermişlerdi. babil'e gerçekleşen büyük sürgün esnasında ezekiel'in ve babilli rahiplerin katkıları ile son halini alan tevrat'ın daha fazla değişmesini istemeyen yahudi seçkinler topluluğu halklarını peygamberlere karşı kışkırtmaya başlamışlar, bu insanları bir çok yaşam alanından tekme tokat kovuluyorlar hatta bazıları öldürülüyor ve filozof peygamberler gittikleri yerlerde sadece kızgın ve saldırgan kalabalıklar bulmaya başlıyorlardı, kısa sürede ortalıkta peygamber kalmamıştı. bu sebeple ilerleyen dönemlerde yahudiler sadece isa'yı değil birden fazla peygamberi öldürmekle suçlanmışlardır. bakara suresinde bu konu da ele alınmakta ve yahudilerin birden fazla peygamberi öldürdükleri belirtilmektedir, kaldı ki yahudiler de bu tarihi olayı gizleme ihtiyacı hissetmezler.

    yahudi tarihinin dönüm noktası m.ö. 597 yılında gerçekleşir, babil kralı nebuchudnezzar (nebukadnezar) kudüs'ü ele geçirir, kralı, soyluları ve din adamlarının önde gelenlerini esir alarak babil'e götürür, yahudilerin ''büyük sürgün'' olarak andıkları bu olay zihinlerde çok acı bir dönem olarak kalmakla birlikte yahudi inancının son şeklini alacağı dönem olarak bilinir, yahudilere soracak olursanız bu sürgün hayatı sanki bin yıl sürmüş gibidir, ancak hepi topu 50 sene sürmüş, ardından bağışlanarak ülkelerine geri dönmüşlerdir.

    babil'e sürgüne gönderilen seçkin ibraniler arasında bir isim var ki, daha sonra peygamber sayılmış ve judaizm'in ortaya çıkmasında etkili olmuş rahip ezekiel'dir, gördüğü bir takım hayallerin ardından verdiği mesajlar ile peygamber olduğuna kanaat getirilmiştir, dinsel saflığın elde edilmesi durumunda kurtuluşun mümkün olacağını söylemiştir, elde ettiği güç ile yahudi inancına son şeklini vermeyi başarmıştır, babil'den ülkelerine geri dönen seçkinler judaizm'i topluluğun geri kalanına kabul ettirmeyi başarmışlardı. böylelikle yahudiler için ''peygamberler dönemi'' kapanma aşamasına gelmişti, çünkü kitaplarının daha fazla değişmesini istememektedirler. verdiğim tarihlere dikkat edecek olursanız, bu olay muhammed doğmadan bin sene ve hatta daha fazla zaman önce gerçekleşmiştir. kısacası kur'an, muhammed doğmadan bin sene önce değiştirilmiş bir kitabı tasdik etmektedir.

    işte tevrat bu şekilde ortaya çıkmıştır, çok sayıda kaynaktan gelen bilgiler derlenmiş, babil sürgününün ardından tevrat'a son şekli verilmiştir, musa'ya gönderdiliği iddia edilen tevrat kaybolmuş, dönemler içerisinde o günlerden kalan bilgiler yeni bilgiler ile güncellenerek harmanlanmıştır.

    bir de incil'e bakalım

    peki günümüze kalan en eski tevrat kaç seneliktir? 2000 senelik, yani kur'an'dan daha eskidir. anlaşılacağı üzere muhammed peygamber yaşarken tevrat vardı ve anlattığım şekilde kaleme alınmıştı. o halde eğer kur'an allah'ın kelamı ise, ''her şeyi bilen'' allah tevrat'ın durumunu da gayet iyi bilmelidir, kur'an'da tevrat'ı tasdik ettiğini ve o kitaba da iman edilmesini söylerken kitabın değiştirildiğini bilmiyor muydu? yoksa allah tevrat'ın insanlar tarafından değiştirilmiş halini mi kutsamaktadır?

    aslında son bir olasılık daha var fakat onu da yazımızın sonunda söyleyelim, isterseniz önce kur'an'da tasdik edilen bir diğer kitap olan incil'e bakalım.

    öncelikle bir konuyu açıklığa kavuşturmakta fayda var, tarihte hiç bir belge yoktur ki isa'ya bir kitap indiğinden söz etsin. isa'nın zaten yeni bir din yaratmak gibi bir derdi de yoktu, kaldı ki isa'nın gerçekten yaşadığına dair bir belge de bulunmaz. fakat yaşadığını varsayarak yazmaya devam edeceğiz, isa aslında bir yahudi reformcusudur ve roma'dan önce ortadoğu'da söz sahibi olan yunan toplumunun yaka silktikleri yahudi inancını dönüştürme gayretlerinin bir uzantısıdır. boşuna ilk inciller yunanca değildi hani.

    isa, yahudi inancının aşırı katı kurallara sahip olduğunu, barışçıl olmadığını düşünen ve bu inancı daha yumuşak başlı bir inanç sistemi haline getirmek isteyen kişidir. bu sebeple herhangi bir kitap yazmamıştır, filozof peygamberlerin sonuncusudur ve tevrat'ın elden geçirilerek içerisindeki şiddet öğelerinden ve insan hayatını zorlaştıran unsurlardan arındırılmasını, evrensel bir hale getirilmesini istemiştir. isa'nın öldürüldüğü söylenen tarihten onlarca yıl sonra ortaya çok sayıda incil çıkmıştır ve ancak yüzlerce sene sonra bunlardan dört tanesi kabul görerek geriye kalanlar yasaklanmıştır, yine bütün bunlar muhammed doğmadan yüzlerce sene önce yaşanmış ve nihayete ermiş konulardır.

    isa neden unutuldu

    peki sonra ne oldu? yahudiler babil sürgününden sonra kendisini peygamber ilan eden herkese saldırdıkları gibi isa'yı da romalılara öldürtürler, çarmıha gerilerek öldürülen isa nasıl oluyorsa bir anda herkes tarafından unutulur. kimi rivayete göre aradan 30-35 sene geçer, hatay'da doğmuş yahudi bir ailenin çocuğu olan pavlus adında bir tüccar, şam'a giderken yolda mola verdikleri esnada ufak bir gezintiye çıkar ve çalılıkların arasından çıktığını iddia ettiği isa'nın ruhu ile karşılaşır. isa, pavlus'a hikayesini anlatır ve söylendiğine göre pavlus bu olaydan çok etkilenerek 50.000 sayfaya yakın yazı yazar (şimdiki sayfa ve harf boyutlarına göre değil elbette), ancak pavlus sadece isa'nın son üç günü hakkında yazılar yazmaktadır, çünkü iddiası o ki kendisine anlatılan hikaye isa'nın son üç gününde yaşadıklarından ibarettir. bir şekilde bu hikaye okuyanlar tarafından çok tutulur ve hemen ardından geliştirilerek isa'nın doğumundan başlayıp ölümüne ve hatta ölümünden sonra yaşananlara dair farklı varyasyonlar halinde, farklı kişiler tarafından tekrar yazılmaya başlanır. birbirinden farklı incil varyasyonları olmasının sebebi de bu farklı yazarların hikayeyi yorumlama şekilleridir.

    bir diğer iddiaya göre pavlus zaten varolan ve yeni bir inanç sistemi olan hristiyanlar ile mücadele etmek üzere şam'a gitmektedir, ancak bir tüccarın neden böyle bir işe kalkıştığı soru işaretidir. bu konuda çok çeşitli rivayetler bulunmaktadır, okur rivayetlerin bir diğerine inanmış ve bu anlattıklarıma muhalefet olmak isteyebilir, her ne ise, pavlus hristiyanlık inancının asıl mimarıdır. yahudilikten daha esnek kuralları olan bir inanç sistemi hayata geçirildiğinde, insanlar adım adım yahudilikten ya da pagan inancından hristiyanlığa doğru geçiş yapmaya başlamışlardır.

    incil neden kutsal

    dönelim tekrar konumuza, incil'in insanlar tarafından yazıldığı alenen bilinen bir gerçektir ve hristiyanlar dahil kimse bu gerçeği inkar etmez, peki ama o halde allah'ın kitaplarını övüp insanların yazdıkları kitapları küçümseyen kur'an neden incil'i tasdik etmekte ve kutsal kabul etmektedir?

    bakalım kur'an'da bu konuda neler yazıyor?

    kur'an'da bakara suresine göre allah musa'ya kitap indirmiştir, ancak isa'ya kitap verdiğini söylemez, aksine sadece ''beyyineler'' verdiğini, yani açık deliller verdiğini söyler.

    bakara 87: ''andolsun ki, biz, musa’ya kitap verdik ve ondan sonra ardarda resûller gönderdik. ve meryem’in oğlu isa’ya beyyineler (açık deliller) verdik ve onu ruh’ûl kudüs ile destekledik.''

    peki allah isa'ya kitap verdiğini söylemezken, müslümanlar neden isa'ya indirilen bir incil olduğunu ancak tahrif edildiğini iddia ederler? bir diğer soru, allah isa'ya kitap indirmediyse, incil'i neden tasdik eder? daha sonra bakara 136'da isa'ya bir şey verildiğinden bahsedilir ancak bu 'şey' kitap olarak tarif edilmez.

    bakara 89: ''ve onlara, allah katından onların beraberindeki şeyi (tevrat’ı) tasdik eden bir kitap, (kur’ân) geldiği zaman (o’nu kabul etmediler).'

    bakara suresi'nde açıkça kur'an'ın tevrat'ı tasdik ettiği söyleniyor, muhammed peygamber hayattayken varolan, hatta muhammed peygamber doğmadan önce de varolan tevrat örnekleri halen bulunmaktadır, bunlar şimdiki tevrat ile karşılaştırıldığında aralarında hiç bir fark yok, muhammed peygamber'in yaşadığı ve kur'an'ın yazıldığı dönemde allah tevrat'ı tasdik ediyorsa, müslümanlar neye dayanarak tevrat'ın tahrif edildiğini iddia etmektedirler?

    bakara 91: ''ve onlara: “allah’ın indirdiğine îmân edin.” denildiği zaman: “biz, bize indirilene îmân ederiz.” dediler. ve, onun arkasındakini (ondan sonra geleni) inkâr ederler. ve, o haktır ve onların yanındakini tasdik edicidir.''

    bakara suresi'nde olduğu kadar başka surelerde tevrat'ın içeriği onaylanmaktadır;

    kasas-49 “de ki “eğer doğru sözlü iseniz, allah katından, bu ikisinden (kuran ve tevrat) daha doğru bir kitap getirin de ona uyayım.”

    âli imran-93 “tevrat’ın indirilmesinden önce israil’in kendisine haram ettiğinden başka bütün yiyecekler israiloğullarına helal idi. de ki: “doğru sözlü iseniz tevrat’ı getirip okuyun”.

    maide-43 ”içinde allah ın hükmü bulunan tevrat ellerinde varken, gelip senden hüküm vermeni istemesinler”

    enam-91 “musa ya tevrat ı indirdik. insanlar için bir nur ve hidayet var tevrat ta”

    bu tarz örneklerin sayısı çok fazla, göründüğü kadarıyla tevrat'ın değiştirildiğine dair hiç bir şey söylemez kur'an, ancak içeriğindeki sözlerin farklı yorumlandıklarını söylemektedir.

    bakara-75 “şimdi, onların tebliğ ettiğimiz şeye inanacaklarını bekliyor musunuz? aksine, bir çoğu allah’ın kelamını dinler ama onu anladıktan sonra bile bile çarpıtırlar. “

    aslında bu tam olarak günümüzde müslümanların da yaptıkları bir hareket olarak tanımlanabilir, her biri kur'an'ı okur ve farklı anlamlar çıkarırlar.

    neden "değiştirildi" diyorlar

    peki gelelim bazı müslümanların tevrat ve incil'in değiştirildiğini söylemelerinin sebeplerine, bu konuda farklı fikirler ortaya atabiliriz. en önemli sebep şu olabilir, her ne kadar çok benzeseler de tevrat ile kur'an arasında bazı çelişkiler ortaya çıkabilmektedir. konu incil olunca bu çelişkiler daha üst bir seviyeye çıkar ve incil zaten tek kitap olmadığı için hem farklı versiyonları hem de kendi içinde çelişmesi ayrıca kafa karışıklığı yaratır.

    bu sebeple müslümanlar bu çelişkiler müminlerin inançlarını zedelemesinler diye tevrat ve incil'in tahrif edildiği iddiasını ortaya atmışlardır. fakat kendi kitapları olan kur'an bu iddiayı yalanlamaktadır. muhammed'in yaşadığı dönem bulunan tevrat ile günümüzdeki tevrat arasında hiç bir fark olmadığını daha önce defalarca söylemiştik.

    o halde şu soruyu sormakta fayda var, islam inancı zaman içinde değiştirilmiş olabilir mi? ya da tevrat ve incil'in aslında insan eli ile yazıldığını birileri bilmiyor olabilir mi?

    yanıtı vermeyi okura bırakıyorum. fakat şundan emin olabilirsiniz, birileri sizi fena kandırıyorlar.

    --- spoiler ---