şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
641 entry daha
  • mit’de şampanya patlatılır. savunmadan sonra bir de pasta kesilir. amaç sıkıcı ortamı biraz gevşetmektir.
  • bu ülkeden neden bir bok olmayacağına dair binlerce emareden sadece birisi.

    tez mi savunuyoruz, altın gününe mi giriyoruz, belli değil.

    daha epik durumlar da var, mesela ben her tez izleme komitesine ikram getiriyorum. çünkü danışman hocam ilk komiteden sonra “bizi kuru kuru çayla kahveyle geçiştirdin.” dedi. böyle durumda ne yaparsın, sever misin, sabaha mı bırakırsın?

    sevmek zorundasın.
  • olmayan sorundur.

    yüksek lisans tez savunmama bir şişe su dahi götürmeden gittim. girdisi çıktısı en fazla bir saat sürecek bir olay için gerekli görmedim. neden bir hazırlık yapmadığıma dair bir söz de işitmedim. gerçi bunda benden önce sunum yapan çocuğun, ki ablasıyla gelmişti, sarmadan böreğe, kurabiyeden baklavaya çeşitlerle ikramlar ve içecekler hazırlaması da etken olmuş olabilir.
  • türkiye'deki yuksek lisansimin sonlarına doğru danışmanım ile jüri tarihi ve başka yapılacak isler için konuşuyorduk. kadın bir türlü tezimi doğru düzgün okumuyor, düzeltme falan vermiyordu. ışte şurada biraz sıkıntı var, su bir daha okusaydin gibi yuvarlak, topu taca atan demeçlerle gecistiriyordu. ıkinci danışmanım olan bölüm başkanı geçerken jüride ne yiyeceğiz diye el bombasını çekip muhabbetin ortasına attığında benim danışman hocam merak etmeyin o is bende edalariyla olaya hakim olduğunu ifade etti. sonra başladık yemek pazarlığına. benim tezin içeriğini böyle canla basla konuştuğumu hatırlamıyorum valla.
    ıste su pastanenin profiterolu güzel, suranin baklavası harika, su mekanın kaymaklı dondurması böyle. guzel sanatlar fakultesinde yarim elmaya dönmüş bu insanların nasil böyle olduklarını o gün anladım. benden önceki güne bir doktora jürisi koydular. eleman akşama bütün bölümdeki hocaları yemeğe cikaracakmis, danışmanım istersen sen de gel dedi. çocuğun maddi durumunu bildiğimden hocam size afiyet olsun, benim biraz işim var diyerek af diledim. bunların davetine icabet etmeyince de sana düşman olurlar, dikkatli olmak lazım. günaha ortak ol ki yarin hesap gününde kolkola yuruyebilesiniz.

    bir arkadaşım servis icin bana yardım etti. ıçerik falan yarım saatte bitti, herkes zaten bitirip gidelim havasindaydi. yemekler yendi, önceki akşam doktoraci arkadaşın ısmarladıgi yemeklerin enfesligi uzerine degerlendirmeler yapildi ve bir baska yemek komisyonunda bulusulmak uzere musade istendi. tabii komisyon sonrası kemerler biraz genişletildi. bana da şanslı olduğum, ucuz yirttigim mesajı da verildi aynı zamanda.

    ayni yerde doktoraya baslayip, tez aşamasında benzeri islerden yildigim icin arayislara girdim,
    burs kazandim ve amerika'ya gittim. amerika'da doktora jürisi öncesi bölüm başkanlığından gelen jürilere kesinlikle yiyecek ve içecek getirilmeyecek uyarısını dikkate almadığımdan danışmanıma"haci abi biz ortadoguluyuh bizim ananemiz boyledir, sarma falan getirip şöyle ortaya da karışık bir tatlı yaptırayım mı" mecalinde birşeyler soyledim. o tezi cümle cümle okuyup düzelten melaike adamı ilk kez bozulmuş gördüm. bu alışkanlıkları kaybedip gideceğin yerlerde de uygulamamani dilerim diyerek son dersini de verip beni uğurladı. juri başarılı gectikten sonra beni arayip bir gün yemek yiyelim dedi. aha bunlarin olayi da buymuş deyip verdim mehteri. ertesi gun hocayla bir lübnan restorantinda enfes bir döner yedik. hesabı o zorla ödedi. dışarı çıkınca artık öğrencim değilsin, önünü ilikleyip, artik meslektaşız deyip elimi sıkıp başarılar diledi. ben de hale hale aydinlanma bulutlari. vay aq, demek akademi, akademisyenlik boyle birsey dedim haa. buğulu gözlerle, uykusuz gecen gecelerden şişmiş gözlerle zamanımın çoğunu geçirdiğim kütüphaneye veda edip geri geldiğimde türkiye'de pek birşeyin değişmediğini maalesef gördüm.

    benim türkiye'deki danışman hala yerinde, yaş haddinden atmalarını bekliyor. ama çok büyük hoca, kime sorsan anlatır.
  • bu saçma uygulamanın en saçmasını finlandiya'da gördüm. doktora tezi savunması öncesi zaten jüri ile görüşmek yasak olduğu için bir atraksiyon yok ama akşamına tüm departmanı yemeğe (karonkka denilen) götürmek nedir yahu? valla arkadaş 1 aylık gelirini neredeyse bırakmıştı orada.

    ha bu arada karonkka denen oluşum rastgele yemeğe gitmek değil bildiğin prosedürü var. konuşması var filan. değişik kafalar. ben mühendislere kılıç vermiyorlar diye doktora yapmadığım için yırttım. yüksek lisans sonrası ilgililere 1'er paket lokum yetti.
  • ancak turkiye'de boyle tartisilir.

    amerika'da, avrupa'da oyle veya boyle bir gelenegi var. mesela kuzey avrupa ulkelerinde zaten olay o kadar muhim ki butun gunu suren bir savunma yapiyorsunuz, sonra da yemege cikiyorsunuz ki hepsi projeden karsilaniyor. hatta bir cok universite komitede abd'den bir akademisyen bulundurma zorunlulugu koydu ve bunun karsiliginda da oradaki akademisyenin yolculuk vb. masraflarini karsiliyorlar.

    ya abi pastaneden 3-5 bir sey alacaksin koyacaksin, mumkunse hocalardan biri de cay isini halletsin, olsun bitsin. zaten oraya cikmissa %90 ihtimalle hakediyor o tezi. abd'de ve avrupa'da zaten tezi hak etmeyen adami yani dogru duzgun yazmamis adami oraya cikarmazlar. en fazla su duzeltme olsun, bu duzeltme olsun seklinde bir sey olur.

    yani bu yazdiklarim elektrik elektronik muhendisligi ozelindeki tecrubelerime dayaniyor ama ne mevzuymus arkadas.

    bundan once cok fazla dert var bence takilabilecegimiz. memlekette hoca kalmadi mesela.
  • benim tahminime göre öğrencilerin bir nevi duygusal şantaj yapmak için başlattığı, sonrasında da kendilerine yaptırdığı bir şey.

    benim savunmam ramazan ayına gelmişti. ikram ve arkasında yemek olayına girememiştim ve eksikliğini hissetmiştim.

    sonrasında ise; ikram ne tez savunmasına eşi ve çocukları ile gelip, danışman hocası üzerinden bu duygusal şantajı yapan öğrenciler gördü bu gözler.

    sofra kötü, çerez iyidir.
  • eşşek kadar insanlar, maaş aldığı işi gereği bir odada bir çeşit toplantı yapıyor ve bunu yiyecek rüşveti almadan yapamıyor öyle mi.

    bunu yapanlar rüşvete düşkün insanlar, anladık.

    peki bunu savunanlar ne çeşit bir eziktir, onu anlamadım.

    maması olmadan çalışamayan sizin yapacağınız değerlendirmeye tüküreyim.
7 entry daha