şükela:  tümü | bugün
  • içinde büyük paralar olan her yer gibi, tff ve mhk'de hızla kirlenmekten geri alamadı kendini. bugün 3-0'ın rövanşında 4-0'la tur atlayan takımların oynadıkları futbola bakınca bizde oynanın başka bir şey olduğunu anlayabilirsiniz. ve bizim bu zihniyetle asla o seviyelere gelemeyeceğimizi de...

    ülkece acı çekmeyi bilmiyoruz, acıyı bir ilgi görme aracı olarak değerlendirip ilgi istediğimizde melankoli yapıyoruz o kadar. oysa ki her şeyde olduğu gibi futbolda da acı çekmeyi öğrenmemiz lazım. yenildiğimizde, kaybettiğimizde acı çekmeyi bilsek, "hakem, şu bu" diye zırvalamaya başlayacağımıza, neden kaybettik, neyi yapamadık da kaybettik diye düşünmeyi öğrensek, o acıyı bir çekebilsek, inkar etmesek o zaman bir şeyleri düzeltebiliriz. rakibimiz bir şey başardığında boklamak yerine içimiz kan ağlasa da tebrik etmeyi becerebilsek, o zaman neyi doğru yaptılar da başardılar diye analiz yapma şansımız doğacak.

    son haftalarda galatsaray'ın üzerinden yok hakemle kazandı yok şu yok bu diye algı yapanların hepsinin sezon boyunca hakemle kazanmışlıkları mevcut. bugün ligde hem hakem hatasından mağdur hem de kazanan olmamış takım yoktur. herkese olumlu ve olumsuz etkisi olmuştur hakemlerin. çünkü adil değiller, adaletli değiller. ülkenin neresinde var ki adalet burada olsun? önce hakemler de insandır hata yapabilir bildirisi imzala, sonra dön hakemler bir tarafı kolluyor de... sezon boyu tartışılan pozisyonlara bakınca, galatasaray'ın hakemle kazandığı ve kaybettiği maçları oranlayın galatasaray en az 3-4 puan daha alacaklı çıkar. ama mesele o değil.

    ne peki mesele? bazı rakiplerin meselesi, acı çekmeyi bilmedikleri için, acıyı olumlu görüp, kıymetli hale getiremedikleri için rakibin başarısını karalayayım, polemik çıksın, onların başarısı gölgelensin, benim başarısızlığım konuşulmasın, onların başarısının şaibeli olup olmadığı konuşulsun... iyi de başarısızlığı kılıflayıp durursan başarıyı tesadüf olmaktan çıkartıp nasıl sürekli kılacaksın?

    bazı diğer rakiplerin meselesi çamur at izi kalsın, biz onları yenince hakem dediler, onlar bizi yenince de biz hakem diyelim...

    ama asıl mesele bana göre, sezon başından beri planlanan şey, şimdi ligde bir futbol kalitesi olmadığı için yayıncı kuruluşun giderek eli güçsüzleşiyor. bunun için de farklı senaryolar yapılıyor, işte son haftalarda lig kızışıyor, puan puana son düzlüklere giriliyor, yayıncı kuruluş bu kritik maçları zaten 2-3 maç kaldı mantığıyla ucuzdan aboneliklerle, taahhüt karşılığı kakalıyor, sonra sezona acısını çıkartıyor... bu bir.

    ikinci nedir? ikinci bana kalırsa proje takımı başakcity'nin şampiyonluğu... şimdi lig yarışı kızışsın, son haftalarda yayıncı kuruluş da istediğini alsın niyetiyle kafa kafaya geldiler galatasaray'la. e pazar günü 50 bin taraftarın önünde galatasaray'ın normal şartlarda yenilmesi zor. o halde ne yapılacak, hakem müdahalesi. peki bununla oluşacak infial nasıl engellenecek, galatasaray taraftarı nasıl susturulacak? kolayı var kardeşim, 2-3 hafta hakemler galatasaray lehine hata yapsın, rakipler de bunu köpürtsün, körüklesin, sonra onlara karşı hata yapılınca da köşeye çekilip "ee size yapıldığında iyi de şimdi mi kötü, üç haftadır öyle kazandınız, böyle kazandınız" falan desin.

    şimdi mesele futbolun katlidir. ama bunu o kadar güzel yapıyorlar ki galatasaray, fenerbahçe ve beşiktaş bir araya gelmesin istiyorlar çünkü bu üçü bir araya gelir ve taraftarını arkasına alırsa bırakın futbolu, ülkede pek çok şeye yön verecek bir güce dönüşürler. kimse bu denli bir gücü istemez, o yüzden ayrıştır bunları... bizim insanımızda rasyonel olmayı, adaletli olmayı, kaybettik demeyi ve saire bilmediği, beceremediği için hemen gaza gelir, kendine düşman beller rakibi. e tabi kulüp başkanlarının da işine geliyor, bir rakip makası çok açarsa senin de ona yetişmen lazım bu kaliteli futbol, yatırım, gerekli yerlere para harcama ve daha az nemalanma demek. kimse mamasından vazgeçmediği için de iyi olmaya gayret edip ülke futboluna kazandıracağımıza, kötüyü alışkanlık ettirelim kendimiz kazanalım derdindeler.

    yıllardır bir tane derbide güzel bir maç izleyemiyoruz, vasatın altında kalan sezonlarla bir şampiyon üç düşecek takım belirleyip sezonları kapatıp duruyoruz. iyi hazırlanmış pozisyon yok, güzel mücadele yok, adil yönetim yok, şık hareketler, ümit veren gençler yok, varsa yoksa kavga, dalaş, itiraz... kimse ulan rezil futbol izletiyorsunuz bize demediği gibi, bu rezaletin sürmesini sağlayan kavgaya, dalaşa destek atıyor.

    korkmayın kardeşim acı çekmekten. bakın ajax'a adamlar jenerasyonu kuruyor, bir şeyler başarıyor, pat hepsini satıp 7-8 yıl 10 yıl acı çekmeyi, başarısızlığı göze alıp yeni bir jenerasyon oluşturuyor, haydi tekrar en tepeye, sonra yine sat hepsini bir daha baştan... belki 7-8 yıl acı çekiyorlar, başarı göremiyorlar ama hem ülke hem dünya futboluna ne biçim isimler yetiştiriyorlar. sistem geliştiriyorlar, güzel, kaliteli futbol izletiyorlar, para kazanıyorlar, milli takımın geleceğini şekillendiriyorlar...

    korkmayın acı çekmekten, hep beraber katlanalım kupasız, başarısız sezonlara. rakibimiz başarılı oldu, nasıl boklarız diye düşüneeğimize, hayırlı olsun biz neyi yapamadık acaba diye düşünmeyi başarabilene kadar başarı maşarı beklemeyelim...

    ilave: bir beşiktaş taraftarı bana çıkıp da ilk yarıdaki maçta ozan'ın bizim topçuyu görme şansı yoktu, arkadan kafasını soktu çift vuruş hatalıydı, oradan gelen penaltıyla gol attık ya da onyekuru'nun pozisyonunda önce faul, sonra el var, penaltıydı demedikçe konuşmasın. bir fenerbahçe taraftarı iki maçımızda da hakem bizim lehimize hatalar yaptı, sizden çıkan tacı bize verdi, gol öncesindeki faulleri görmedi, topal'ı kırmızı kartla atmadı ve saire demiyorsa konuşmasın. bir galatasaray taraftarı çaykurrize maçı tertemizdi diyorsa konuşmasın. hakem hataları hep vardı, olmaya da devam ediyor. bize yapıldığında iyi, onlara yapıldığında kötü algısında olanlar sussun, irrasyonalitenizden bıktık!!!

    ilave 2: var denilen sistem, ne hatayı ortadan kaldırmak, ne de en aza indirgemek için getirilmedi, zaten futbol hakem hatalarıyla güzel, maradona'nın elle attığı golle güzel, yeter ki hakemler art niyetli olmasın, kötü niyetle hareket etmesin. hakem kötü niyetli olduktan sonra var olsa ne olmasa ne görüyoruz işte var kararlarını. ki çok yakında da göreceğiz, futbol 45'er dakika blok oynanan ve ciddi bir şekilde izlenen bir spor, araya reklam alma şansın yok, nasıl yaparız da bunu başarabiliriz? basketbola bak bir mola alıyorlar pat reklam, futbolda bunu nasıl başarırız? var diye bir sistem getir, hakem vara gidince çak reklamı, hopp cukkala parayı. göreceksiniz, çok yakında var araları reklam aralarına dönüşecek ve bizler en az 3-4 kere vara giden hakemleri yani 3-4 kere kesilip reklama giden maçları izlemeye başlayacağız.