şükela:  tümü | bugün
  • ingilizce yazi$malarda kullanilan bir kapani$ cumlesi.. "$imdiden te$ekkurler" anlamina gelir. (bkz: in advance)
  • usenet'te bir soru sorduktan sonra cevap verenlere bir de teşekkür mesajı yazıp mesaj kirliliği yaratmamak için soru mesajının sonuna eklenebilecek cümlecik.
  • essek diilsin ya cevap verirsin/ilgilenirsin artik manasnda kullanilan sorumluluk yükleme kipi....
  • sıkıyorsa yapma demektir. yani eşek gibi yapacaksın buna rağmen teşekkür ediyorum gibi.
    yani yapıp yapmamak senin elinde değil gibi.
    aşağılayan bir yanı var.

    zaten hiyerarşide üstte olan yazar bunu, müdürüne thanks in advance yazanına rastlamadım ben pek.

    samimi değil. üstelik pek itici.
  • `emrivaki`den başka birşey değildir...
  • "thanking you in advance for your attention to this matter" şeklinde daha bir kibarlıktan öleni vardır.
  • artık ingilizce yazışmanın olmadığı kurum yok gibi. tüm dünya gibi hepimiz bu kalıbı kullanıyoruz, okuyoruz ya da yeri geldiğinde kullanıyor olacağız. o bakımdan en çok kullanılan kalıplardan biri olan thanks in advance'in üzerine bir kaç tespitimi ve rahatsızlığımı paylaşmaktan çekinmeyeceğim. tek temennim bir farkındalığın oluşması.

    öncelikle bu sözü hiç bir şekilde üstlerinizle iletişimde kullanmayın; hatta siz siz olun, altınızdakilere de yazmayın. "thank you." demekten de çekinin. bana kalırsa kesinlikle kullanmayın!

    teşekkür etmek, ortada yapılmış bir yardım söz konusuysa sarfedilir veyahut birlikte neyin nasıl yapılacağına karar verildikten sonra. gerçek hayatta "şimdiden teşekkür ediyorum" bir nebze tolere edilebilir fakat yazışmalarda ve mail dünyasında istenilen iş henüz yapılmamış olduğundan, iletişimde büyük bir boşluğa ve karşı tarafın saf dışı kalmasına neden oluyor.

    gerçek hayatta karşılığı tam olarak şunlardır,

    -- garsonu ortada yakalayıp "bir bardak su alabilir miyim? çok teşekkür ediyorum şimdiden" deyip masana dönmek,
    -- çocuğunu arayıp "eve gelirken iki ekmek alır mısın, teşekkür ediyorum" deyip telefonu kapatmaktır.

    bu iki örnekte yapılacak iş ve yapacak kişi bellidir. su ve ekmek ayağınıza gelecek ve 2. bir teşekkür imkanı doğacaktır.. cevaba ,onaya ya da "plan ve anlaşmaya" gerek yoktur. "thanks in advance" yaklaşımı, karşı tarafın, daha bir anlaşma sağlamadan, işi yapacağını körü körüne varsaymak*tır.

    (*varsaymak kelimesinin karşılığı (ingilizce) "presume"dur ve presume'un diğer anlamı "haddini aşmak"tır.)

    bu kalıbı kullanmak, teşekkür etmeyi bir görev ve zorunluluk olarak görmekten başka bir şey değildir. kabaca "teşekkürümü şimdiden ettim, kenara çekiliyorum, iş sende." demektir.

    karşı taraf gerçekten istenileni yaptığında, ayrıca teşekkür etmek zorunda kalmamayı istemektir. iletişimden öte, bu, teşekkürün doğasına aykırıdır. birşeyi istemek ve sonradında bunun yapılmasını umursamamak ne demektir?

    tabi ki kimse bunu küstahlık olsun diye yapmıyor. hatta tam tersi, nezaket icabı yapılıyor. bu tavır her zaman bahsettiğim şekilde küstahca da karşılanmayabilir fakat iletişime dayalı kurumlarda, hele hele yabancı çalışanları olan bir kuruluşta bu risk alınmamalıdır.

    birincil amacımız nezaket ise, gelin şu kalıpları kullanalım;

    -- l really appreciate any help you can provide.
    -- l hope what l have requested is possible.
    -- ln the meantime, thank you so much for your attention and participation.

    kim olursanız olun, hangi pozisyonda olursanız olun, bu yazdıklarımı okuyorsanız, rica ediyorum kullanmamayı tercih edin.

    ve siz siz olun, her zaman, ne olursa olsun, yapılan işten sonra mutlaka teşekkür edin.
  • (bkz: best regards)