şükela:  tümü | bugün
  • bir dönem amerika'nın en hızlı gangsteri olarak anılan jesse james'in hayat hikayesinin işlendiği taze bir western filmi. henüz yapım aşamasında. ayrıyetten adıyla spoiler veren ender filmlerden olsa gerek.

    filmin tam adı imdb'de "the assassination of jesse james by the coward robert ford" (denedim sığmıyor bkz'a, evet) olarak geçiyor. *
  • --- spoiler ---
    titanic üzerine çekilen her filmin sonunda geminin batacağı kesin olsa da o filmler, gemiye ne olacağı sorusu ile değil, o versiyonda bize tanıtılan karakterlerin başına gelecek olanların hikaye edilmesi ile izlenebilir olduklarına göre, bu filmin de izleyeceği yol aynı olsa gerek. yine de "tamam gemi batıyor ama kız kurtulacak mı" diye bi film seyredilir ama, "tamam jesse ölecek, hem de korkak robert ford öldürecek, hem de jesse duvara tablo asarken arkasından vuracak ama bakalım film boyunca ne oacak" düşüncesiyle bi film seyredilir mi film bilemem.

    gerçi star wars episode iii'ün sonunda obi wan'ın anakin'i haşat edeceğini, padme'nin öleceğini biliyorduk ama yine de seyretmiştik. bu film de belki ne olacağını izleyicisine umursatmadan kaptırıp götürür ne malum? enseyi karartmayalım.
    --- spoiler ---
  • imdb'de yayımlanan resimlerinde brad pitt'in "her demet, zalim felek" tadında bakışlar attığı ve izlenebilitesi olan*bir film gibi gözüken andrew dominik filmi.

    http://www.imdb.com/media/rm3423639552/tt0443680

    ayrıca;
    (bkz: her demet)
  • tam adı the assassination of jesse james by the coward robert ford olan brad pitt filmi.
    hemen ufak bi trivia verelim, robert ford jesse james'in çok yakın arkadaşıdır, missouri valisi jesse james'in başına 10 bin dolar ödül koyunca, hiç düşünmeden arkadaşını arkası dönükken ensesinden vuruvermiştir. daha sonra da yüzsüz bir şekilde gidip parasını istemiştir validen ama ödül almak yerine 1. derece cinayetten hüküm giymiş ve idamına karar verilmiştir, daha sonra vali tarafından affedilse de hayatı boyunca adı coward(alçak, korkak) ve hain olarak kalmıştır.
  • an itibariyle imdb de 3920 kisinin oyuyla 8.3/10 almis bu da bizi gitgide heycanlandirmistir 16 kasim gunu salonlarda gosterime baslayacaktir.
  • neredeyse 2 senelik merakli bir bekleyisin ardindan, dün gece sinemada izleme sansi buldugumuz filmdir. uzun süren bekleyisin ve zaten biliniyor olan bir hikayenin beyazperdeye nasil yansiyacağı sorusunun yarattigi yüksek beklenti ile gidilmistir. bundan sonrasını spoiler ibaresi altında anlatayım ki yanlış olmasın.

    --- spoiler ---
    ...ama ne yazik ki olusan yüksek beklenti filmin süresi altında ezilmistir. sonu belli bir film olduğunu hiç bilmesek adından zaten cıkartabiliyoruz. hikaye zaten ne oldu bu da oldu üzerine kurulacak bu da biliniyor. ama bilinmeyen 160 dakika boyunca ne kadarlik bir zaman dilimini izleyeceğimiz. bu bilinmezlikle baslayan film bitmek bilmiyor. sanki öyle bir durum olmus ki kitabın her sayfasını cekmeye kalkmislar. kıyamamıslar atmaya. film cok durgun. yani poz, bakislar, duruslar, konusmadan atla yapılan yolculuklar derken gercekten saatler geciyor. bunlari filmi kötülemek için söylemiyorum. film kötü değil. bir sorunu var, çok uzu olmasi. evet ne uzun filmler izledik ama bu uzunluk zamanın gecmeyisi üzerine sanki. hele hele o beklenen olay cereyan ettikten sonra öyle bir dönemece giriyor ki film. her sahne final gibi oluyor, bitmek bilmiyor. tamam simdi dediğiniz her karenin ardından bir yenisi geliyor. bir yerden sonra öyle bir hal alıyor ki(özellikle son yarım saat), biraz zorlasak kulakları kitabın cevrilen sayfalarının sesini duyacağız. kulak demisken, müzikler bir harika. gercekten cok güzel. anlatıcının sesi ile muhtesem bir uyum icinde filmin müzikleri. müzik, tablo gibi kareler ve anlatıcı sahhane bir üçlü olusturmus. bazen bir tabloya bakar gibi bazen bir belgesel izler gibi oluyorsunuz bir çok yerde.

    uzun lafin kisası, film gayet basarili. ama iste keske bu kadar uzun olmasaymıs. ve keske sinema dergileri filmi bu kadar yıldıza boğmasalarmıs. cünkü hangi dergiyi elimize alsak 5 üzerinden 5 yıldız hepsinde. bazi filmleri elestirirken kantarin topuzunu kaciran sinema elestirmenleri bazi filmler için ortalikta ne kantar birakiyor ne topuz.

    --- spoiler ---
  • öncelikle sonda söyleyecegimi başta soyliym ben bu filme bayildim. ama klasik kaliplara sahip aksiyon dolu bir film , western bekleyenler bence hic zahmet edip gitmesinler bile sonra kufredip cikabilirler filmden, bu film daha cok psikolojik cozumlemeler ve karakterler arasi kurulan gerilimden ilerliyor ama ne ilerlemek özellikle casey affleck'in canlandirdigi robert ford karakteri icin kelimeler kifayetsiz kaliyor. bu oyunculuk gösterisine umarim gereken ödüller verilir, sirf kendisini izlemek icin bile filme gidilebilir. onun disinda brad pitt zaten her zamanki gibi cok iyi oynuyor, aslinda filmde kötü oynayan figuran dahi yok diyebilirim. eger yavaş yavas akan uzun filmlerle bir derdiniz yoksa bu filmi hazir sinemalarda iken görün derim hem az salonda gosterime girdi hemde muhtemelen kisa surede gosterimden kalkacaktir. tabi bu arada roger deakins'in görüntü yönetmenliginede şapka çıkarmak istiyorum izninizle.
  • 150 patlican uyesinin on gosterime katilma sansini yakaladigi film
  • hakkındaki övgüleri duyunca zevkimden şüphe ettirmiş olan, hayatımda ender rastladığım bir şekilde yarısında çıkmak istediğim, çok iyi oyunculukların durağanlıkta izleyiciyi sıkar hale geldiği bir filmdir*.hele hele yorgunken kesinlikle izlenmemesi gerekir.
    tabii konuya/kişiye aşina olanlar,jesse james hakkında bilgi sahibi olanlar başka gözle izleyeceklerinden çok da şikayetçi olmayabilirler ama ne tesadüf ki ekşi sözlük'teki ilk entrylerimden birinde konu edilen benzer yaklaşımlı amadeus filmini zamanında izledikten sonra wolfgang amadeus mozart'a hayran olmakla beraber (ki o zamanlar bilmezdim nerdeyse) diğer karakter antonio salieri ise unutulmaz karakterler arasındaki yerini almıştı.bu filmde ise jesse james dahil sinema tarihinde yer edecek bir karakter mevcut değil bana göre, ne yazık ki.
    film olarak bir der untergang beklemiyordum tabii ama keşke gangs of new york kadar olabilseydi en azından...