şükela:  tümü | bugün soru sor
  • dna'nin cozumleyicilerinden francis crick'in yazdigi beyin ve isleyisini irdeleyen kitap. genel olarak gozun calismasinin beyindeki karsiligi incelenmistir.
  • francis crick'in yaşamın kaynağını organizmaları meydana getiren moleküllerde aradığı, ruh adı verilen nosyonu maddeye indirgemeye çalıştığı, insanın aslında karmaşık bir nöron yığını olduğu savını ileri sürdüğü kitabıdır.
  • promosyon olsun diye adı ve konusu abartılan kitap, alışık olmayanlar kitaptan bir netice beklemeye güdülenebilirler, tabi ki bir bilim adamı bunu yapmıyor. hayır ruh'la bir alıp veremediği yok ve dahi bilinçle de.

    tubitak popüler bilim kitaplarıınca yayımlanmıştır.

    ayrıca (bkz: bilim kutsal bir inektir)
  • insan beyni ve çalışma ilkeleri hakkındaki bilgi birikimini özetleyen bir kitaptır. kitap okununca, beynimiz hakkında ne kadar az şey bildiğimiz ortaya çıkar. francis crick, bu kitapta, beynimizin fonksiyonlarının öğrenme sürecinin sonucu olduğunu ileri sürer. bu varsayımın çıkış noktası gözün görme işlevidir. crick'e göre, görme işlemi, lise ders kitaplarında yazdığı gibi, gözün fotoğraf makinesi biçiminde çalışması sonucu gerçekleşmez. tam aksine, göz aracılığıyla algılanan ışık, hareket, renk vb. faktörler, tıpkı bir bilgisayar gibi çalışan beyinde, daha önceki deneyimlerin ışığında, yeniden kurgulanır. bu varsayımı iyi anlayabilmek için seçici algı deneylerinden, karanlıkta gölgeleri bir şeye benzetmeye kadar çeşitli örneklerin yanı sıra, beynin iç işleyiş mekanizmaları hakkındaki bilinenler de, yazar tarafından gözden geçirilir. daha fazlı bilgi için kitabı okumakta fayda vardır.
  • içinde şaşırtan herhangi bir varsayım bulunmayan kitap. sonuna kadar "ulan ne zaman şaşıracağız" diye bekledim ama nafile.
  • yeni kaybettiğimiz, güzel insan francis crick'in "şaşırtan varsayım"ının özgün ismi.
  • bilincin ve insan aklının beyin hücreleri ile açıklanacağını gibi şaşırtıcı* sav sunan kitap. lakin insan beyninihesap makinesi yerine koyup, ruhu buna bağlaması biraz abes kaçmıştır. kitaba gore ruh noronlarin sinerjisi ile aciklanabilmekte. kitapta yaptigi benzetmelerden francis crick in bilincin, dinsel ve felsefi aciklamalarina karsi savas actigi yorumu cikmakta ayrica.
  • herkes oyle sasirtan varsayim mi olur, bunu ben 6 yasımdan beri biliyorum ulan desin; beyni, nöronları ve aralarındaki bağları anlayarak ruh, benlik, bilinç ve özbilinç gib kavramları açıklayabilecegimizi anlatan bir kitaptır. ne gariptirki çok az kişi bu varsayıma inanır ve ona bağlı kalır. bu nedenle birazdan da açıklayacağım gibi hala bu hipotez insanların kabulu için yenidir.

    bir diğer yandan kitabı "ulan şimdi bir söz edecek yer yerinden oynayacak" diye okuyanlar için de kitap hayal kırıklıgı olmuştur. tabi ki kitabımız, felsefenin, dinin ve ya metafizikinki gibi iki satırda herşeyin kanıtlanabilecegini düşünen bünyelerde beton etkisi yapar. kitap sadece bu alana (neuroscience) bir giriş niteliği taşır. kitabı okuyacak kimse herkesi şok edecek açıklamalar beklememelidir. önünde sonunda kitap bilimsel bir kitaptır, adımlarını sağlam basma yanlısıdır.

    peki sizce neden bahsedilen hipotez neden şaşırtıcıdır? bilimsellik ve rasyonellik ile yoğrulmuş çağımızda boyle bir yaklaşım şaşırtıcı gelmemelidir, *. fakat hala kırılması gereken tabulardan biri, (ki felsefe, din ve siyaset bu tabuyu güçlendirmeye devam etmektedir) bazı şeylerin bilimsel olarak açıklanamayacağıdır. bilime saldırırken en sevilen klişe şudur çünkü; "daha ruh nedir, bilinç nedir onu açıklayamadınız!" derler. ve en tatlı şey ise kendinizin (burada beyninizin) ötesinde bir şey bulmak ve bağlanmaktir. (ne yani herşey beynin yansımaları mı olacaktı (!) )
    hemen şu entry'e bakalım; (bkz: #7533704) -bu yaklaşım sadece bu yazara ait değil emin olabilirsiniz. siz bilime inanacaksiniz, ama ruhun ve benliğin beyindeki nöronlardan oluştuguna hala inanmayacaksiniz. diger yandan bbc nin ünlü belgesellerinde bile beyinden bahsedilirken, "ruh diye bir sey nerde acaba hala bulunamadı" diye serzenişte bulunmalarını izleyebilirsiniz. bu da olayin siyasi boyutunu anlamanıza yardımcı olacaktir. (bknz: edit1)

    son olarak kitabın en önemli yaklaşımlarından biri de tanımlamalar içindir. crick, bilimin adimlarindan once konulan tanımların bilimsel ilerlemeye herhangi bir faydasi olamayacagini soyler. şöyle de örnekler, "1940 larda eğer gen in tanımını yapmaya çalışsaydik çakılır kalırdık. lakin buna takılmadan ilerledik ve size şu anda genin ne olduğunu ancak uzun bir çalışmayla anlatabiliyoruz. şimdi de aynı durumda olabiliriz, bilinç, benlik gibi kavramları tanımlamanın faydası yok, beynin nasıl çalıştığını kavramamız gerekiyor." israrla bu yaklaşımın da sıradan olmadığını belirtmem gerekir.

    kendini bilimin dediklerine bağlamış bünyelerde hayal kırıklıgı yaratsa da aslinda hipotez şaşırtıcıdır;

    -yuh artık yoksa hesap makinesi miyiz? ya bırak ya, tamam pentium 4 üz, tamam ya overclock da yaptık yiter ya!

    edit1: burda kastettiğim siyasal olarak da (yani bilim dışı) insanların böyle bir şaşırtan varsayım a inanması engellenmeye çalışılmaktadır. şaşırtan varsayım şaşırtmanın da ötesinde insanlar arasında destek bulamayabilir de.
  • varsayımı, kitapta yapılmış olan bir alıntıyı bir daha alıntılayarak şöyle özetleyebilirim:

    "you are nothing but a pack of neurons" ("bir nöron pakedinden başka bir şey değilsin")
    lewis carroll - alice harikalar diyarında'dan
  • şaşırtan varsayım, akıl-vücut sorununu (mind-body problem, kısaca nasıl oluyor da bilinçli olabiliyoruz, mental süreçlerin fiziksel dünyayla ilişkisi var mıdır, varsa nedir, gibi soruların cevabını arayan konu olarak açıklanabilir) cevaplamaya çalışan bir kitap. yazarın fikri, vücut makinasını bir hayaletin (ruhun) yönetmediği, herşeyin aslında nöronlarda olup bittiği yönünde.

    kitap, çok büyük çoğunluğunda insanın (bazen de hayvanların) görsel algılaması üzerinde bilgiler veriyor. ypılmış psikoloji deneylerini anlatıyor, diğer araştırmacıların vardığı sonuçlardan bahsediyor. kişisel yorumum odur ki, yazar girişte vadettiği akıl-vücut sorununa yetkin bir cevap sağlayamamış, ancak kitap son derece okunmaya değer, özellikle bilişsel psikolojiye ilgisi olanlar için.