şükela:  tümü | bugün
  • greg marinovich ve joao silva kendileri gibi fotografci olan kankalari ken oosterbroek ve kevin carter la beraber 90 larin ba$inda memleketleri guney afrika daki ic sava$ esnasinda kurulan dostluklarini anlatan kitabin adi. oosterbroek fotograf cekme derdindeyken vurulmu$, carter ise bir akbabanin acliktan bitkin du$mu$ bir bebegin yaninda beklerken cektigi fotografinin pulitzer odulu almasinin ardindan intihar etmi$. kitap bu 4 adamin olaylari goruntulemekle olaylara mudahale etmek arasindaki secimlerini ve sebeplerini irdeler.
  • filmini cekmisler. leicalar havada ucusuyor.
  • kevin carter, greg marinovich, ken oosterbroek ve joao silva 4'lüsünün güney afrika iç savaşını görüntülemeleri sırasında yakınlaşmaları sonucu 90'ların başında kurulup, 94'te yapılan seçim sonrasında sona eren savaşı dünyaya gösteren ekiptir. temelinde dört fotoğrafçı olsa da, pek çok gazeteci ve fotoğrafçı bu toplulukta çalışmıştır.

    ekip içerisinde yer alan kevin carter, diğerleri arasında 'akbaba ve kız' fotoğrafının ötesinde, en iyi işleri ve kareleri çıkartandır. bununla birlikte, o kadar ağır bir fotoğrafın yükünü kaldıramayarak, savaştan sağ kurtulduğu halde intihar edendir aynı zamanda ve fotoğrafı pulitzer ödülü aldıktan sonra basın toplantısında konu ile ilgili şu cümleyi kuracaktır: 'they're right. all those people who say it's our job to just sit and watch people die. they're right.' oysa ki, kendisi bir fotoğrafçıdır ve belki de acı çeken insanlara yapabileceği en iyi, üstelik de tek, yardım o kareleri tüm dünya ile paylaşmaktır.

    ekibin diğer bir üyesi olan ken oosterbroek ise bir çatışma esnasında fotoğraf çekerken vurularak hayatını kaybetmiş, dahası dünya o'nun fotoğraflarını kaybetmiştir. diğer iki üye ise bosna, ırak, afganistan, sudan gibi yerlerde bir zaman daha savaş fotoğrafçılığı yaptıktan sonra, bu mesleği bırakmıştır.

    greg marinovich ve joao silva ekibin güney afrika'da yaşadıklarını aynı isimli bir kitapla yayımlamış ve steven silver ise 2010 yılında ne yazık ki vasatın önüne geçemeyen bir şekilde ama harika film müzikleri ile, tüm bu hikayeyi beyaz perdeye aktarmıştır.
  • filmde oynayan aktörlerin canlandrdıkları gerçek kişiler ve çekilen fotoğrafların gerçekleri filmin sonundaki cast'te öyle bir akıyor ki etkilenmemek elde değil, muhteşem.
  • imdb'de aldığı 6.7 puanı az bulduğum gerçekten çok iyi film.. belki üstünde biraz daha çalışılsa, sağlam diyaloglar yazılsa ve fotoğrafçıların işlerini yapmaları gerektiği mi yoksa yardım mı etmeleri gerektiği temasının üstünde biraz daha farklı durulsaydı çok rahat 8.5 üzeri bi puan alabilirdi..
  • her izlediğimde gaza geldiğim film. olmam gereken yerler, yaşamam gereken olaylar, istediğim hayattan şu an için bu kadar uzak olmak beni çok rahatsız ediyor. çok güzel film.
  • zaman zaman çok üstün sahneleri olupta zaman zaman da bir televizyon filmini anımsatacak sahneleri içermesi bir tuhaf. diyaloglar da bazı anlarda yetersiz kalıyor. kesinlikle filmin üstünde biraz daha çalışılması gerekirmiş. greg'i oynayan aktör, filmin ilk sahnelerindeki iyi oyunculuğunu bence filmin diğer yarısına pek iyi taşıyamıyor gibiydi.

    bu filmde beni etkileyen unsur ise fotoğrafı yakından çekmenin ne demek olduğunu bir daha hatırlamamdı. fotoğrafa yakın olmak her şey demek. robert capa'nın ne demek istediğini şimdi anlayabiliyorum.

    gezi olayları zamanı ben de fotoğraf çekmek istedim ama başımı, vücudumu, hürriyetimi korumaya çalışırken fotoğraf çekmenin ne kadar zor olduğunu anladım. bu savaş fotoğrafçılarıyla sadece bir gün birlikte olabilsem bu deneyim kim bilir beni nasıl değiştirirdi. bu film bu nedenle beni de çok etkiledi.

    --- spoiler ---

    filmin son sahnelerinde james nachtwey'in ortaya çıkışı olayı bitirdi. tam bir dream team oldular ama james nachtwey'i filmde harcamışlar. filmin son sahnelerinde çatışma çıkarken james, greg'e "neler oluyor" diye soruyor. james gibi bir insanın çatışma anında böylesine toy bir soru sormazdı. greg marinovich'e bu filmde torpil geçmişler. war photographer belgeselinde geçen greg'in vurulduğu ve ken'in hayatını kaybettiği sahnenin gerçek hayattaki videosu böyle idi.
    video

    --- spoiler ---

    bu filmde bahsi geçen fotoğrafçılar kendi ve sonrası dönemlerine ayrı bir perspektif açan birer rock starı gibilermiş de haberim yokmuş. hayatları çok acı dolu. onlar gibi olmak ister miydim? evet demem çok zor.

    adamım joao silva afganistan'da çalışırken ne hale gelmiş. bu insanlar bana şu cümleyi tekrar ettirip duruyor. "bu insanların hayatları çok büyük acılarla dolu"
    fotoğraf
    fotoğraf
    fotoğraf
  • filmin kurgusu bir tarafa (o kısmı olmamış) gerçek olaylardan esinlenmiş olduğu kısmı etkileyici yapar bu filmi.

    kana bulanmış memleketlerde ölümle burun buruna mesleğini icra etmeye çalış, sonra bir resim çek ve oradaki açlık, sefalet, yoksulluk, ölüm, savaş senin suçunmuş gibi "neden müdahale etmedin??" diye hesap sorsunlar sana. sonra sen de git kendini bir arabanın içinde patlatarak öldür.

    http://www.yesimmutlu.com/…-content/uploads//kc.jpg

    bir de filmin bir yerlerinde çekilen şeylere photograph değil de picture diyorlar. bazen ben de fotoğraf çekmek yerine resim çekmek diyorum. o yüzden dikkatimi çekti. sanırım burada seçilen kelime çekilen şeyi büyük görüp göstermekle ilgili.
  • savaş fotoğrafçılığını yakından anlatan, aynı zamanda güney afrika iç savaşını bütün dramı ve acımasızlığıyla göz önüne seren izlenesi filmdir.
    kevin carter'ın meşhur akbaba ve açlıktan kırılmak üzere olan kız fotoğrafının hikayesini de barındırıyor, az da olsa bu fotoğraf üzerinden fotoğrafçılığın etik kurallarını da tartışmaya çalışmış ama bu konuya fazla parmak basmamıştır.

    yine de özellikle fotoğrafçılık meraklılarının izlemesi gerektiğini düşündüğüm filmdir.