şükela:  tümü | bugün
  • kaleiçinin en berbat barı, neden yedi, sekiz senedir oraya takıldığım sorusuna asla cevap veremedim.
    bir ara sokağı ortasına kadar kaplayan makaralı bir merdiveni vardı, araba geçecekse eğer, aşşadan badigard bi anahtara basıyor, barda bir ampul yanıp sönmeye başlıyor. barmen gidip merdiveni kaldırıyor. ilk takılmaya başladığımda merdiveni elle indirip kaldırıyorlardı, sonra makara diye bişeyin var olduğunu öğrendiler. para kazanmaya başladılar ve makarayı elektrik motoruna bağladılar. tavanı yumurta folu gibi süngerle kaplı. sahnesi var bide küçücük; grup zor sığıyor
  • büyükçe bir baltayla (geartaxe felan) içeri girip rastgele bir sürü insan katletme dürtümü canlandıran ama nedense hala gidip takıldıgım lanet mekan bu dürtüye uysam ölen adamların hepsi cehenneme gider (aklıma gelmişken mesci'nin başka bi yerde takıldıgını ne gördüm nede duydum)
  • bulunduğu küçük sokağın ismide kendine yaraşır bi şekilde karanlık sokaktır.
  • lise yillarinda cok takildigim mekan..simdi bakiyorumda ya ben degistim ya the bar..takilan insanlar cok degisti sanirim..kalite azaldi bitti gitti..
  • yillarimin gectigi, icip icip kustugum, icinde ders calistigim, agladigim, guldugum, parasiz kaldigimda "senden para mi alacaz" lafi ile beles bira ictigim, evsiz kaldigim kis gunlerinde icinde yatip sabah 5'e kadar uyudugum, bende unutulmaz anilar birakan z-bar ile birlikte ozledigim guzel mekan.

    karsisindaki bar olan matawitde basci hakan'in the all you rocks grubu guzel muzik yapardi. erken gidip the bar'da icer, sonra da matawit e gidip onlari dinlerdik. emre muzik yaptigi zamanlarda ise the bar dan cikmazdik. sonra program biter, biz grup elemanlari ve orada tanistigimiz yeni insanlarla birlikte bizim eve gider, demlenmeye ve muhabbete devam ederdik.

    muzikten kafamiz yoruldugu veya her gun ayni parcalari dinlemekten sikildigimiz zamanlarda barin yan tarafindaki; kimilerinin karanlik sokak dedigi, bizim ise bes on para sokagi dedigimiz sokakta sarap icer, muzik yapardik.

    simdi tasinmis, genis bir yere gecmis. yerine ise taklidi bir yer acilmis "a the bar" isminde... ikinci katta olmasina ragmen ortasindan cikan agaci, sinek volkani, kisacik boylu rocker kizlarini, hala sevgiyle anarim. her yil gittigimde icindeki elemanlarin degistigini, cok az tanidik kaldigini gorup uzulurum. bu sene ise kimseyi goremedim. herkesin misafir oldugu bu mekanda tek bir tanidik bulamadim. gerci artik antalya'yi bile taniyamaz oldum. ya da hayat fena savurdu bizleri... hakan, denyo hakan, abazan ulas, romantik cem, dinamik ayi serdar, entel murat, kara heval, cin ayse ve digerleri...
  • büyük alimlerden biri şöyle demiştir:
    the bar da zıbar! dün ramazan ramazan bir tur attık çevresinde, bööle geniş bir bahçesi var, içeri gir bangır bangır the canlı rock, neyse içtik bir iki bira, tabi daha önce bir pool bar yapmıştık kafa hoş ve böbrekler harıl harıl çalışmakta sonra bir koşu bir tuvalete uğrayım dedim ne biliim içi maydonoz,domates, soğan, sarmısak dolu bir klozet olacağını, herif vejetaryandı galiba ne yemisse bitki formunda. bizim mide kalktı tabi.yürü durmuyorum dedim.ve elveda the bar, sende zıbarmam ulan dedim.( iki elim yumruk havada yandan rüzgar esmekte, karizma karizma saçları savurdum ve döndüm slow motion da)
    bu arada ben herifin ardından söylendikten 1-2 saat sonra rakı,hamsi,bira,paça ne var ne yok çıkardım. tabi ramazan ramazan kimsenin ardından söylenmiyecen, allah bööle çarpar.
  • guy lehine artan guy-girl ratiosu ile ürküten bar..
  • köln ehrenfeld'deki için (bkz: the baer)
  • akyaka'da bir bar. o ses türkiye'de çıkmış anıl adında bir çocuk çalıyor grubuyla. çok beğendim ben, nasıl elediniz lan elleriniz kırılsın.*
  • antalya'da yıllardır war olan rock bar. ilginc merdiveni, yaz turisleri, canli muzik ve soguk bira en onemli ozellikleri. en chok takildigim mekan.