şükela:  tümü | bugün
  • ron howard'ın bu yil tamamladigi ve tam adi the beatles: eight days a week- the touring years adli belgeseli. dokumanteri grubun 1963-1966 yillari arasindaki konserlerinden derlenmis. hem sinemalarda hem hulu da ayni gun gorucuye cikti.
  • bugün filmekimi kapsamında izleme şansı bulduğum belgesel. eski kayıtları ve görüntüleri o kadar iyi elden geçirmişler ki, ne görüntü ne de ses rahatsız ediyor. akışı son derece güzel, son derece keyifli ilerliyor. belgeselin bitimine 1965 yılındaki shea stadyum konserinin 4k halini de eklemişler, 30 dakika da o sürdü.

    --- spoiler ---

    her şey iyiydi de, grubun bu dönemine tamamen beatles üzerinden bakmaları bazı detayları eksik bırakıyor. oysa müziklerindeki değişimde the beach boys etkisi de vardır mesela. ya da dönemin diğer starlarıyla ilişkilerini göstermek de etkileyici olabilirdi.

    --- spoiler ---
  • 11 ekim 2016 günü saat 21:30'da rexx sineması'nda gösterimi yapılacak olan ron howard'ın yönettiği 2016 yapımı the beatles belgeseli. tam ismi "the beatles eight days a week the touring years" olan belgesel, grubun 1962-1966 yılları arasındaki turnelerinden ve konserlerinden görüntüleri içeriyor. 2 saat 17 dakikalık belgeselin gerçek bir müzik şöleni olacağını tahmin ediyorum.

    imdb.com - http://www.imdb.com/title/tt2531318/

    wikipedia - https://en.wikipedia.org/…eatles:_eight_days_a_week

    trailer - https://www.youtube.com/watch?v=0ffyzzqpdws
  • filmekimi 2016 sayesinde izlediğim muhteşem bir beatles belgeseli. 60'lı yıllardaki turne görüntüleri o kadar temiz yenilenmiş ki, kendinizi grup üyelerinin arkadaşı gibi hissedebilirsiniz.
    yalnız bir durum var; belgeseli 2 saat 17 dakika olarak değil yaklaşık 110 dakika izledik. acaba kestiler mi? yoksa imdb ve filmekimi'ndeki film süresi hatalı mıydı bilmiyoruz.
  • the beatles'ın yoğun geçen turne günlerine odaklanan güzel bir ron howard belgeseli. bu yüzden the beatles üzerine kapsamlı bir belgesel olduğunu söylemek güç, fakat yönetmenin amacı da bu değil. eski görüntüler ve stüdyodan ses kayıtları düzenlenerek ve iyileştirilerek beatlemania anlatılmak istenmiş. stadyum konserleri kayıtları ve larry kane'in the beatles ile seyahat ettiği süredeki arşivi önemli bir kaynak olmuş belgesel için.

    --- spoiler ---

    amerika'ya ilk indiklerinde british elvis misiniz sorusuna ringo'nun abartılı bir elvis taklidiyle it's not true tepkisi, amerika'daki ilk röportajlarında george harrison'ın sigarasının külünü john lennon'un saçına dökmesi gibi çok komik kayıtlar var. 19 yaşlarında dördünün de yüzlerindeki piçlikler ve çatı konserindeki o yorgun yüzler harika bir nüans.

    whoopi goldberg, elvis costello gibi beatlemania'ya şahit olmuş insanların anıları güzel bir katkı vermiş belgesele. özellikle whoopi'nin shea stadyumu konseri anısı çok duygusaldı.

    tüm anfield stadının she loves you'yu söylediği görüntüler, abbey road studios'da şarkı kayıtları yaparken kaybolmaktan kurtulmuş ses kayıtları gibi harika anlar var.

    ve belgesel bence müzik adına şu ana kadar yapılmış en güzel konserle bitiyor, the beatles rooftop concert:
    https://www.youtube.com/watch?v=nctzkal2t_y

    --- spoiler ---

    kapanış jeneriği devam ederken bekleyin, çok güzel bir yılbaşı kutlaması uğurluyor sizi. son olarak ron howard, paul ve ringo'nun film üzerine q&a'ini paylaşayım. paul ve ringo'yu yan yana görmek bile çok güzel.

    https://www.youtube.com/watch?v=psx3dr6plyi
  • nefis bir belgesel olmuş. sadece 4 yıllık bir sürece odaklanıyor belgeselde yönetmen howard. müziğin evrensel eşitliğine, her şeyi mümkün kılan birleştici bir unsur olarak büyüleyici gücüne vurgu yapan nefis bir bölüm var. sırf onun için bile görülmeye değer.

    1964 yılında amerika'nın (eyaletin adını hatırlayamadım) bir eyaletinde ırkçılıktan ötürü siyahların ve beyazların birarada konser izlemesini engelleyen bir durum var. haliyle ırkçılık o dönemlerde tüm şiddetiyle her yerde. otobüslerde,barlarda, tuvaletlerde siyahlara ayrılmış bölümler ver utanç verici bir şekilde.

    ve evet müzik tarihinin en büyük gruplarından biri olan beatles üyeleri insanların derilerinin rengine göre ayrılamayacağını söylüyor. bunun saçma ve aptalca olduğunu söyleyip onurlu ve aslında gayet normal bir şekilde duruma tepkilerini gösteriyorlar. konserlerinde herkesin ayrım gözetmeksizin bir arada olması gerektiğini aksi halde konseri gerçekleştirmeyeceklerini söylüyorlar.

    ve evet sanat kazanıyor, müzik kazanıyor, insan kazanıyor. siyahlar ve beyazlar, binlerce insan bir arada o konseri izliyor. müziğin, sanatın her şeyi eşit ve mümkün kıldığı ütopik bir gece yankılanıyor. ütopyanın imkansızlığını aşan ve onun eşitlikçi tahayyülü mümkün kılan bir gece.

    ben bu hikayeyi bilmiyordum ve açıkçası hiçbir zama beatles hayranı olmadım. sadece denk geldikçe dinlerdim. artık ömrümün sonuna kadar o ( 19-20 yaşlarındalar en fazla o dönem) gencecik adamların cesur duruşunun hayranı olan bir dinleyeci olacağım.

    bizlere sırf bunu gösterdiği için bile değerli bir belgesel. ha bizde ne mi oluyo.? sanatçı paçavraları daha çok para kazanmak için devletliye daha çok yalakalık yapıyor. üstelik bu durum yaş, saygınlık, geçmiş falan dinlemiyor.

    o yüzden tüm dünya hala beatles dinliyor ve dünya sürdükçe dinlemeye devam edecek.

    mutlaka görün.