şükela:  tümü | bugün
  • komedi filmi. hikayesi oyuncusunun hayatından esinlenilmiş. silikon vadisi izleyenler tanır :)
  • bu akşam sinemada seyrettiğim şık film.

    imdb'de 8,1 ortalama puan ve 86 metascore'a sahip olması hoşuma gitti açıkçası. zira kumail nanjiani'yi zaten silicon valley'den tanıyıp sevmiştik. bir de üstüne new yorker'daki profilini okumuştum. baya gelecek vaat eden bir komedyen, akıllı bir çocuk ve pakistanlı müslüman bir aileden olması hasebiyle, aziz ansari'nin master of none'daki meselelerine paralel meseleleri var. yeni dönemin 'göçmen çocukları' bunlar neticede.

    filme gelirsek. romantik komedi filmlerinin seviyesi son dönemlerde iyice düştü malum. o sebeple türe karşı önyargılarınız oluşmuş olabilir. ama yine de bu türden filmler seyretmeyi seviyorsanız, beklentilerinizi fazlasıyla karşılıyor. zaten kumail bey'in gerçekten başından geçen eşiyle tanışma ve evlenme hikâyesidir bu. senaryoyu birlikte yazmışlar ama emily karakterini başkası canlandırmış hâliyle.

    seinfield ve louie tarzı 'kendi hikâyesini anlatan komedyen' özetle. onlar kadar 'iyi' diyemem ama senaryo ve oyunculuklar ortalamanın baya üstünde. ajitasyon ya da sündürme yapılabilecek meseleler dozunda toparlanmış. amerika'da pakistanlı bir aile teması milyon kere işlendiği için daha sade tutulmuş o kısım. daha çok kumail'in kişisel hayatına, uber şoförlüğü ile birlikte yürüttüğü komedi kariyerine odaklanmış. keşke diğer karakterlere az daha tatlı dokunuşlar ekleseymiş diye düşünmeden edemedim. ama neticede bu iki sevgilinin hikâyesi öncelikle.

    fazla spoiler vermeden kapatayım. emily'nin ailesi tek başına hikâyeleri yazılabilecek kadar derinlikli iken kumail'in ailesinin biraz yüzeysel kalması, hoş olmamış diyeyim son olarak. abisi mesela çok şahane bir karakter...
  • tezgahlara "büyük sik" diye düşmemesini umduğum film.
  • zoe kazan'ı izlediğim filmler arasında en derinlikli karakteri bu filmde sanırım.
  • klişe olmayışı, orjinal esprileri ve oyuncular arasındaki harika uyum, filmi hipnoz halde izlememe sebep oldu.
    zaten kumail nanjiani'yi silicon valley'de çok beğeniyordum. filmin senaristlerine bakarsanız kendisini ve eşini göreceksiniz. hayatlarını anlattıkları filmin senaryosunu yazan evli çift olmaları zaten harika bir durumken üstüne birde ortaya konan filmin kalbur üstü olması durumu daha da güzel yapıyor.
  • yani nasıl söylesem bilgmiyorum ama ben bu filmi sevmedim. belki filmler ve konusu ile ilgili yeterli derinliğe sahip değilim o yüzden.
    sadece kabaca konuyu görüp imdb puanına (7.9) aldanıp izledim.

    bir komedyen ve aşık olduğu kızın öyküsünü anlatıyor. aile yapısı gereği iki tarafta bu birlikteliği istemiyor ama bu istememe konusu yeterli işlenmemiş bence.

    kendi açımdan zaman kaybı olarak görüyorum film, keşke izlemeseydim. ama izleyen beğenen ve filmi sevene de saygım sonsuz.
  • hem romantik hem komedi hem de duygusal, kesinlikle sıkılmadan izlenebilecek hoş bir film. kumail nanjiani,nin gerçek hayat hikayesinin bir bölümünü anlatan bu filmde kumaili rolünü bizzat kendisi canlandırıyor. zamanında türkiyede yaşamış ve ardından abd'e göç etmis yunan asıllı yazar /yönetmen elia kazan'ın torunu olan zoe kazan film boyunca tüm sevimliliği ile yine döktürüyor. ayrıca holly hunter ve ray romano'nın performanslarını izlemek çok keyifli.
  • overrated in allahi film

    ne dandik film lan bu. hic ole kendimi egip bukemiycem duzgun duzgun yazmaya kasarak. hali hazirda populer olmus ortadogulu asyali irktan bir karakteri sevimli gosterme kafasini alip, (isin pazarlama kafasi holivud arkaplani) ustune son donemlerde prim yapan dogal komik adam, stand up mevzusunu da serpistirip, bi de zilyon defa cok daha iyileri yapilmis, sevimli samimi ask hikayesi ile paketlenip sunulmus bok otesi film.

    ya arkadasim, skerim senin pakistanligini da, ortadogululugunu da. niye mi? pakistanli oldugun icin diil ha. komik de diilsin, sempatik de diilsin.. ustune yarrak gibi film yapmissin afedersin. hadi ortamda teror ve muslumanlardan nefret etme gibi malzeme ayagina, bi sekilde bi firsat yakalamissin.. elin suursuz produktorleri de irkcilik, hipster kafasi, genc izleyici vs diye biz bunu allar pullar pazarlar satariz diyip yatirimi yapmislar.. lakin hacim, senden bi skim olmaz.

    buyuk sik gibi film.
  • durduk yere amıma koyan güzel film.

    (bkz: durduk yere adamın amına koyan filmler)
  • ya, hakkında hiçbir şey bilmeden, hatta oyuncunun gerçekten ünlü bir komedyen olduğunun bile farkında olmadan, kendisinin gerçek hayat hikayesini senaryolaştırdığından habersiz bir şekilde izleyip genel olarak harika bir romantik komedi, hatta romantik kara-komedi filmi olduğunu düşünüyordum. gerçekten senaryoyu kendi hayat hikayesinden yola çıkarak üstelik eşiyle birlikte yazdığını öğrendiğimde ağzım açık kalarak filme iki kat hayran oldum. filmin gördüğüm kısa özeti "amerikan bir kadın ve pakistanlı bir erkeğin ilişkisinde kültür çatışmaları" diye geçiyordu, oysa bu film resmen muhteşem bir "bir şeyin sizin için gerçek önemini o şeyi kaybetme sınırına gelene kadar bilemezsiniz" öğüdü, hatta kültür çatışması falan da o kadar önemli değildi filmde, ilişkide söylenen ve söylenmeyen şeylerin yarattığı çatışmalar vardı; çatışmalar, yalanlar ve gizlenen şeyler yüzünden doğuyordu.

    her neyse, filmin senaryosunun çift tarafından birlikte yazılmasının beni filme iki kat hayran bırakmasının esas sebebi de şuydu; fazla dürüst davranıp özel hayatlarıyla ilgili çok kritik bir - iki şeyi de filme koymuşlar, kendi geçmişlerine böyle içten yaklaşan insanları çok seviyorum:

    --- spoiler ---

    emily ile kumail ayrıldıklarında, kumail bu ayrılıktan o kadar da etkilenmiyor. şovundan sonra başka kadınlara da emily'e yaklaştığı gibi yaklaşıyor, hatta emily'nin hastanede olduğunu öğrendiği telefon görüşmesini yatakta başka bir kadının yanında yapıyor. ve buna rağmen emily'nin ölüme çok yaklaştığı hastane deneyimi boyunca, daha önce hiç tanışmadığı ailesiyle birlikte başında durmayı tercih ediyor. emily'i gerçekten hala sevdiğini ise bir şovundan önce aldığı "ölme ihtimali yükseldi" haberiyle sahnede fark ediyor, önceden yazılmış olan şovunu oynamak yerine emily'den bahsetmeye ve ağlamaya başladığında. o ana dek emily'e hala yalnızca bir vefa borcu duyarak ailesiyle ilgilenir, hastanede bulunurken, o an emily'nin kendisi için ne kadar önemli olduğunu anlıyor ve bunu hakikaten eşiyle birlikte yazmışlarsa, vallahi müthiş bir dürüstlük. ve ne kadar da doğru; aştığınızı sandığınız birini aslında aşamadığınızı, onu gerçekten kaybetmek üzereyken anlıyorsunuz.

    aynı ana fikre, emily'nin babası ve annesi hakkında da bir ayrıntıyı yakalarsanız ulaşılıyor. terry, kumail'le baş başa geçirdikleri gece, emily'nin annesini geçmişte aldattığını, kadının kendisini affettiğini ve bu deneyimin hayatta gerçekten sevdiği tek kadının o olduğunu fark ettirdiğini anlatıyor. "onu aldattığım anda, hemen arayıp ona bunu itiraf ettim, çünkü birini ne kadar sevdiğini, onu aldattığında ne kadar büyük bir hata yaptığını fark ettiğinde anlayabiliyorsun." oha, ne kadar dürüstçe ve gerçek bir replikti. aldatma ve aldatılma üzerine çok sivri yargılarım zaten yoktu, bu replik o yüzden bana çok sıcak geldi. aldatmak zaten bir ilişki için fazlasıyla uç bir nokta ama o nokta aşıldıktan sonra ilişkiye eskisi gibi devam etmek, bunu gündelik bir hale getirmek ile o konudan duyulan pişmanlığı hayatınızdaki kişiyle paylaşıp üzerine konuşmak arasında çok büyük bir fark var ve ne güzel özetlenmiş. birini aldatmaya kadar gelmek zaten büyük bir hata ama o hataya düştükten sonra pişman olup olmayışınız ilişkinizin hayatınızdaki esas yerini özetleyen en büyük gerçek.
    --- spoiler ---

    uzun lafın kısası, bir senaryo için bile ölümcül bir rahatsızlık gibi zor bir konuyu komedi unsurunu atlamadan yazarak ağlak bir aşk filmi yerine romantik - komedi haline getirmek yetenek işiyken kendi aşklarını, hayatlarını tüm ağır ve insani yönleriyle böyle güzel anlattıkları için çok beğendim.

    ayrıca filmin sonunda yazılar akmaya başladığında "the real emily" ile olan fotoğraflar da ekrana geliyor ki gerçek emily'nin zoe kazan'dan daha sevimli, daha sempatik, daha güzel olduğunu iki - üç fotoğraftan bile anlıyoruz ki zoe kazan dünyanın en sevimli kadınlarından, kumail bey çok şanslıymış.