şükela:  tümü | bugün
  • turkiyede can yayinlarindan yanilsamalar kitabi adi altinda cikmi$ kitap.
  • paul auster den ilginc ve akici bir roman
  • "karisiyla kucuk oglunu bir ucak kazasinda yitiren david zimmer, yasayan bir oluye donmustur, kederini alkole gomerken gunlerini kendine aciyarak gecirmeyi surdurur. bir gece televizyon izlerken, sessiz film doneminin komedi oyuncularindan hector mann uzerine bir belgesele rastlayinca hayata bakisi bir anda degisir. altmis yil once ansizin ortadan kaybolan ve o zamandan beri kendisinden haber alinamayan bu gizemli oyuncunun filmlerinin pesine dusen, avrupa ve amerika'da dolasan david, sonunda onun hakkinda bir kitap yazar. kitap yayinlandiktan hemen sonra aldigi ve baska bir dunyadan gelmise benzeyen ilginc bir mektupla hayati geri donulmez bicimde degisecektir. soluk kesici bir tempoda ilerleyen bu sasirtici roman, okuru, guluncle trajik olanin, gercekle hayalin, siddetle yumusakligin birbirinin icinde eridigi bir imgeler evreninde dolastiriyor. onceki romanlarinda oldugu gibi rastlantilarin insan yasaminda oynadigi rolun altini cizen, butun olaylarin birbirine baglanip cozuldugu yanilsamalar kitabi, amerika'nin en guclu ve ozgun yazarlarindan paul auster'in, icerigi en yogun, duygusal yani en zengin romanlarinin basinda geliyor" demisler kitabin arka kabaginda.kitap can yayinlarindan cikmis.ingilizce aslindan ceviren ilknur ozdemir.
  • gordugum kadariyla tezgahta satilan ilk auster kitabi
  • paul auster'in ülkemizde çıkan son kitabı. yazarın bu kez çok yoğun hissel içeriğiyle öne çıkan kitabı
  • "...ormanda bir ağaç devrilirse ve bunu kimse duymazsa ağaç ses çıkarmış olur mu olmaz mı? hector* o güne kadar epeyce kitap okumuştu, filozofların bütün numaralarını ve argümanlarını biliyordu. biri bir film çekerse ve bu filmi kimse görmezse, o film var mıdır yok mudur? işte yaptığını böyle mazur gösterdi. seyirciye gösterilmeyecek filmler çekecekti. inanılmaz bir nihilizm örneğiydi bu..." (sf: 200-201)

    kitap yazmak için dünyadaki bütün kentler içerisinde sinirlerini en az bozacak kentin new york olduğunu düşündüğünü bir kez daha dillendiren paul auster'ın son romanı. roman içinde mi film izliyoruz yoksa filmin senaryosunu zihinlerimizde mi romanlaştırıyoruz? bunu keşfetmeye çalışırken "yazarın, kitabın kahramanının silueti olduğu" fikri kafamızı bir kez daha tutsak ediyor.

    paul auster, bir kez daha çabucak okunuyor!
  • daha ilk sayfalarindan itibaren sizi sarmaya baslayan roman. auster okumalarinda bir baska high time olmaya namzettir.
  • ay sarayı yan kahramanıdır, başkahraman david zimmer .
  • ilknur özdemir'in "humor anlayışı" gibi garip terimlerle süsleyerek (!) çevirdiği (şimdilik) sonuncu paul auster romanı. romanın kahramanı david zimmer'in adı, sadık paul auster okurlarının yabancısı olmadığı bir addır. zimmer ismi, auster'ın son şeyler ülkesinde adlı romanındaki marco'nun arkadaşının adına yapılan göndermeden başkası değildir. bu romanın kısmen geçtiği vermont, yazarın diğer romanı leviathanda da yer alır, ayrıca, başkahramanın üniversitede bir hoca olması, yazarlık kariyeri de auster'ın gerçek hayatıyla parallelik taşır.

    eleştirmenlerin çoğuna göre duygu yoğunluğunun en fazla yer aldığı auster romanı budur. pek de haksız sayılmazlar çünkü bu kesinlikle abartılı ya da gerçek dışı değildir. hatta öykü içinde öykü, yoğun bir olay örgüsünün varlığı, bazen bitmek bilmeyen flashbacklerde bile kolaylıkla hissedilebilir. görünmez kazaların, talihsiz zamanlama hatalarının, son dakika kararlarının, başlıbaşına rastlantıların insan hayatında oynadığı anahtar rolü en iyi yansıtan romanlarından birisi. bu romanda başkahraman aynı zamanda anlatıcıdır ve tıpkı auster'ın diğer eseri yükseklik korkusunda olduğu gibi çocukluktan beri olmasa da içsel bütünlüğüne nasıl ulaştığını adım adım izleme şansını yakalarız ama bu süreç yaklaşık 300 sayfa sürer. birkaç batıcı çeviri hatasının dışında olay örgüsünün su gibi anlatımı, başka dünyaların zenginliğinin romana kattığı tat, özellikle alma'nın ustalıkla betimlenmesi, cinsellik temasının ustaca ve çarpıcı bir şekilde zaman zaman vurgulanması ve karakterlerin yaratılmasındaki başarı, hatta xanaxın romandaki önemi bile okumaya değer kılıyor. şiddetle önerilir.